Tüm DeFi Yatırımcılarının Bilmesi Gereken 7 Gösterge
Tüm DeFi Yatırımcılarının Bilmesi Gereken 7 Gösterge
Ana sayfaMakaleler

Tüm DeFi Yatırımcılarının Bilmesi Gereken 7 Gösterge

Başlangıç Seviyesi
2w ago
5m

Kısa Özet

DeFi dünyası inanılmaz bir hızla ilerlerken ortaya çıkan sayısız yeni projeyi anlamak zor olabilir. Temel analiz, yatırımcıların ve alım satım yapanların pozisyonlarına yönelik daha iyi kararlar verebilmesi için bir protokolün aşırı mı yoksa düşük mü değerlendiğini belirlemeyi amaçlar.

DeFi varlıklarının "içsel" değerini nasıl ölçebileceğinizi mi merak ediyorsunuz? Buna yönelik en güçlü ölçütler hakkında bilgi sahibi olmak için okumaya devam edin.


Giriş

Merkeziyetsiz Finans (DeFi) o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor ki yeni projeleri kısa sürede değerlendirmenin ötesinde, gelişmeleri yakalamak bile oldukça zor olabilir. Bunu daha da zorlayıcı hale getirense standart bir yaklaşımın olmamasıdır – DeFi protokolleri birçok farklı yoldan ölçülebilir ve kıyaslanabilir.
Fakat kaygılanmanıza gerek yok. DeFi'de iyi bir bilgi kaynağı olabilecek, yaygın kullanılan göstergelerin bazılarından makalemizde bahsedeceğiz. Büyük miktarda veri, zincir üzerinde herkese açık halde olduğu için yatırımcılar ya da alım satım yapanlar bu göstergeleri kolay bir şekilde kullanabilir. Bu göstergelerden bazılarını bir makalede bir araya getirmenin ilhamını Spencer Noon'un paylaşımından aldık.


1. Kilitlenen Toplam Değer (TVL)

İsminden de anlaşılabileceği gibi Kilitlenen Toplam Değer (TVL), bir DeFi protokolünde kilitlenmiş toplam fon miktarıdır. TVL'yi, belirli bir para pazaryerinin likidite havuzlarındaki tüm likidite olarak düşünebilirsiniz. Örneğin Uniswap'ta TVL, likidite sağlayıcılar tarafından protokole yatırılmış fonların miktarı anlamına gelir.

TVL, DeFi'deki toplam faiz hakkında size fikir verebilecek kullanışlı bir veri noktası olabilir. TVL aynı zamanda, farklı DeFi protokollerinin "piyasa payını" kıyaslamaya yönelik de etkili olabilir. Bu da özellikle, düşük değerlemeye sahip DeFi projelerini arayan yatırımcıların işine yarayabilir.

TVL'nin farklı birimler üzerinden nasıl ölçülebildiğini belirtmek de önemlidir. Örneğin Ethereum projelerinin TVL'si, genellikle ETH ya da USD bazında ölçülür.


2. Fiyat satış oranı (P/S oranı)

Daha geleneksel şirketlerde Fiyat Satış Oranı (P/S Oranı), şirketin hisse senedi fiyatı ile gelirlerini kıyaslar. Daha sonra bu oran, hisse senetlerinin değerlemesinin düşük mü yoksa aşırı mı olduğunu belirlemek için kullanılır.
Birçok DeFi protokolü halihazırda gelir elde ettiği için benzer bir ölçüt DeFi'de de kullanılabilir. Bunu nasıl kullanabilirsiniz? Protokolün piyasa değerini gelirine bölmeniz gerekir. Ana fikir, oran ne kadar düşükse protokolün de o kadar düşük değerlemeye sahip olduğudur. 

Fakat bunun, değerlemeyi hesaplamak için kesin bir yol olmadığını unutmamak gerekir. Yine de piyasanın projeyi ne kadar adil değerlediği hakkında genel bir fikir verme açısından faydalı olabilir.


3. Borsalardaki token arzı

Bir diğer strateji ise kripto para borsalarındaki token arzını takip etmektir. Satıcılar tokenlarını satmak istediğinde bunu genellikle merkezi borsalarda (CEX'ler) yapar. Bununla birlikte, bir aracıya güven duyulmasını gerektirmeyen merkeziyetsiz borsalarda (DEX'ler) kullanıcılara sunulan seçeneklerin sayısı da gitgide artmaktadır. Fakat merkezi platformlar, çok daha güçlü bir likiditeye sahip olma eğilimindedir. Bu nedenle, CEX'lerdeki token arzına dikkat etmek oldukça önemlidir.
Token arzına yönelik basit bir varsayım yapacak olursak, borsada yüksek miktarda token varsa satış baskısı da daha yüksek olabilir. Token sahipleri ve balinalar, fonlarını kendi cüzdanlarında tutmadığına göre bu tokenları satmak istiyor olabilir.
Bununla birlikte, aradaki ilişki bu kadar doğrudan değildir. Alım satım yapan birçok kişi, birikimlerini marjin ya da vadeli işlemler üzerinde alım satım yapmak için teminat olarak kullanır. Dolayısıyla, bir borsaya yüksek tutarlı bir bakiye gönderilmesi hemen bir satışın yapılacağı anlamına gelmek zorunda değildir. Yine de borsalardaki arzı takip etmek faydalı olabilir.


4. Borsalardaki token bakiyesi değişimleri

Token arzını takip etmenin kullanışlı olabileceğinden bahsettik, fakat yalnızca token bakiyelerine bakmak yeterli olmayabilir. Bu bakiyelerdeki son değişiklikleri incelemek de faydalı olabilir. Borsalardaki token bakiyelerinin büyük değişimler göstermesi çoğu zaman oynaklıkta bir artış olacağının işaretini verebilir.
Örneğin, biraz önce token bakiyeleri hakkında bahsettiğimiz senaryonun tam tersinin düşünün. Büyük birikimler CEX'lerden çekiliyorsa bu durum, balinaların bu tokenı biriktirdiği anlamına gelebilir. Yakın zamanda satış yapmayı planlıyor olsalar neden tokenları kendi cüzdanlarına çeksinler ki? Token hareketlerini takip etmek işte bu yüzden faydalı olabilir.



5. Eşsiz adres sayısı

Bu gösterge bazı kısıtlamalara sahip olsa da, belirli bir coini ya da tokenı tutan adreslerin sayısının istikrarlı bir şekilde artması normalde kullanımın da arttığını göstermelidir. İlk bakışta, daha fazla adresin olması kullanıcı sayısının ve benimsenmenin artması ile ilişkili gibi gözükebilir.

Fakat bu üzerinde oynama yapılabilecek bir ölçüttür. Bir kişinin binlerce adres yaratması ve fonları bu adreslere dağıtarak yaygın kullanım olduğu izlenimini vermesi oldukça kolaydır. Temel analizdeki tüm ölçütler gibi eşsiz adres sayısı da diğer etmenleri dikkate alarak değerlendirmelidir.


6. Spekülatif olmayan kullanım

Çılgın kazançlar vaat eden emoji tabanlı bir tokenı mı takip ediyorsunuz? Peki, bu token gerçekten bir işe yarıyor mu? Tokenın tek amacı fiyatını yükseltmekse Charles Ponzi'nin onayından geçebilir ama bu token uzun vadede sürdürülebilir olmayacaktır.

Tokenın ne için kullanıldığını anlamak, gerçek değerini belirlemek için çok önemlidir. İdealde bunu, spekülasyon amacıyla yapılmamış işlemlerin sayısına bakarak ölçebilirsiniz. Yapması biraz zor olsa da iyi bir başlangıç olarak merkezi ya da merkeziyetsiz borsalarda yer almayan transferlere bakabilirsiniz. Burada amaç, insanların tokenı kullanıp kullanmadığını kontrol etmektir.


7. Enflasyon oranı

Ooo, düşük arza sahip bir token! Bu gerçekten iyi bir işaret, değil mi?

Hayır, böyle olmak zorunda değil. Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli ölçüt ise enflasyon oranıdır. Arzın şu anda düşük olması ebediyen böyle kalacağını garanti etmez, özellikle de sürekli yeni tokenlar çıkarılıyorsa. Bitcoin'in önemli özelliklerinden biri sürekli azalan bir enflasyon oranına sahip olmasıdır ve bu da teorik olarak, mevcut birimlerin gelecekte değer kaybetmesini engellemelidir.

Bu, tüm sistemlerin Bitcoin'in nadirliğini kopyalamak zorunda olduğu anlamına gelmez. Enflasyon kendi başına kötü bir gösterge olmak zorunda değildir ama enflasyonun çok yüksek olması pastadaki payınızı küçültebilir. "İyi" ya da "kötü" olarak kabul edilen standart bir yüzde yoktur. Bu nedenle, diğer ölçütleri değerlendirirken enflasyon oranını da dikkate almak akıllıcadır.


Son düşünceler

Kripto para alım satımında deneyimliyseniz, burada bahsettiğimiz ölçütlerden birçoğunun "geleneksel" kripto paraların temel analizinde de yaygın bir şekilde kullanıldığını fark etmişsinizdir. Bu göstergelere aşina değilseniz, temel analiz becerilerinizi artırabilmeniz için Temel Analiz (FA) Nedir? makalemizi okumanızı öneririz.
Her zamanki gibi piyasalar tahmin edilemez, irrasyonel ve aşırı oynaklık göstermeye eğilimlidir. Her şeyin ötesinde, kendi araştırmanızı yapmanız başarılı olabilmeniz için çok önemlidir.
DeFi ve temel analiz hakkında başka sorularınız varsa, sorularınızın topluluğumuz tarafından yanıtlandığı soru-cevap platformumuz Academy'ye Sor'a göz atabilirsiniz.