Ethereum nedir?
HomeArticles

Ethereum nedir?

Başlangıç Seviyesi
4d ago
40m

Bölümler

  1. Ethereum'un Temelleri
  2. Ether Nereden Geliyor?
  3. Ethereum Kullanmaya Başlamak
  4. Ölçeklenebilirlik, ETH 2.0 ve Ethereum'un Geleceği
  5. Ethereum ve Merkeziyetsiz Finans (DeFi)
  6. Ethereum Ağına Katılım


1. Bölüm - Ethereum'un Temelleri

İçerik


Ethereum nedir?

Ethereum, merkeziyetsiz bir hesaplama platformudur. Ethereum'u bir masaüstü ya da dizüstü bilgisayar gibi düşünebilirsiniz fakat tek bir cihaz üzerinde çalışmaz. Bunun yerine, dünyanın her yerinden binlerce makinede eş zamanlı olarak çalışır ve bu da Ethereum'un bir sahibi olmadığı anlamına gelir.

Bitcoin ve diğer kripto paralar gibi Ethereum da dijital para transferi yapmanıza imkan tanır. Fakat, bundan çok daha fazlasını yapma kapasitesine sahiptir. Örneğin kendi kodunuzu yaratabilir ve diğer kullanıcıların yarattığı uygulamalarla etkileşim kurabilirsiniz. Çok esnek olduğu için her türden sofistike program Ethereum üzerinde kullanıma sunulabilir.

En basit haliyle Ethereum'un arkasındaki ana fikir geliştiricilerin, merkezi bir sunucu yerine dağıtılmış bir ağ üzerinde çalışan bir kod yaratabilmesi ve bu kodu kullanıma sunabilmesidir. Yani teorik olarak bu uygulamalar kapatılamaz ya da sansürlenemez.


Ethereum ve ether (ETH) arasındaki fark nedir?

Alışılmışın dışında olsa da Ethereum'da kullanılan birimlere Ethereum ya da Ethereumlar denmez. Ethereum, protokolün kendisidir fakat kullandığı para birimine ether (ya da ETH) adı verilir.


Zıplayan ether coinleri


Ethereum'u değerli kılan nedir?

Ethereum'un dağıtılmış bir sistem üzerinde kodları çalıştırabildiğinden kısaca bahsetmiştik. Dolayısıyla dış partiler programlar üzerinde oynama yapamaz. Bu kodlar Ethereum'un veri tabanına (örn. blockchain) eklenir ve üzerinde değişiklik yapılamayacak şekilde programlanabilir. Buna ek olarak veritabanı herkes tarafından görüntülenebilir böylece kullanıcılar bir kodla etkileşime girmeden önce bu kodu denetleyebilir.

Bu da herhangi birinin, herhangi bir yerden çevrimdışına alınamaz uygulamaları kullanıma açabileceği anlamına gelir. Daha ilginci platforma özel (native) birim olan ether, değer sakladığı için bu uygulamalar değer transferine yönelik koşulları belirleyebilir. Uygulamaları oluşturan bu programlara akıllı kontratlar adı verilir. Çoğu durumda, insan katkısı olmadan çalışmak üzere düzenlenebilirler.

Tahmin edilebileceği gibi “programlanabilir para” fikri dünyanın her yerinden kullanıcıları, geliştiricileri ve işletmeleri cezbetmiştir.


Blockchain nedir?

Blockchain, Ethereum'un temelinde yatar ve protokol tarafından kullanılan bilgileri tutan veritabanıdır. Bitcoin nedir makalemizi okuduysanız bir blockchainin nasıl çalıştığına yönelik temel bilgilere sahip olmalısınız. Ethereum blockchaini de Bitcoin'inkine benzerdir fakat tutulan veriler ve bu verilerin tutulma şekli farklıdır.

Ethereum'un blockchainini yeni sayfalar eklediğiniz bir kitap olarak düşünebilirsiniz. Her bir sayfaya blok adı verilir ve işlemler hakkında bilgileri içerir. Yeni bir sayfa eklemek istendiğinde sayfanın üst kısmına özel bir sayının eklenmesi gerekir. Bu sayı sayesinde herkes yeni sayfanın bir önceki sayfanın arkasına eklendiğini, kitabın rastgele bir noktasına yerleştirilmediğini görebilir.

Bu sayı en özünde daha önceki sayfaya referans veren bir sayfa numarası gibidir. Yeni sayfaya bakarak bir önceki sayfanın takip edildiği kesinlikle söylenebilir. Bunu yapmak için hash etme adında bir işlem kullanılır. 

Hash etmek bir veri parçasını (bu örnekte sayfadaki her şeyi) almaktan ve ortaya eşsiz bir belirteç (hash) çıkarmaktan oluşur. İki farklı veri parçasının aynı hash'i yaratması olasılığı astronomik derecede düşüktür. İşlem aynı zamanda tek yönlüdür: bir hash'i hesaplamak son derece kolaydır fakat hash'i geri döndürerek asıl bilgiye ulaşmak neredeyse imkansızdır. Bu özelliğin madencilik için neden önemli olduğuna ilerideki bir bölümde değineceğiz.

Artık sayfalarımızı doğru sırayla birbirine bağlayacak mekanizmaya sahibiz. Sıralamayı değiştirmeye ya da sayfaları kaldırmaya yönelik herhangi bir girişim olması durumunda kitap üzerinde bir oynama yapıldığı açıkça fark edilebilir.

Blockchainler hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz Yeni Başlayanlar İçin Blockchain Teknolojisi Rehberi makalemizi okuyabilirsiniz.


Ethereum ve Bitcoin'in farkı nedir?

Bitcoin küresel bir dijital para sistemi yaratmak için blockchain teknolojisini ve finansal teşvikleri kullanır. Dünyanın farklı yerlerindeki kullanıcıların merkezi bir partiye ihtiyaç duymadan koordine olmasına imkan tanıyan bazı önemli inovasyonlar ortaya koymuştur. Her bir katılımcının kendi bilgisayarında bir programı çalıştırmasıyla kullanıcıların güvene dayalı olmayan, merkeziyetsiz bir ortam dahilinde finansal veritabanı üzerinde mutabakata varması Bitcoin sayesinde mümkün hale gelmiştir.

Bitcoin'den sıklıkla birinci nesil blockchain olarak bahsedilir. Çok kompleks bir sistem olarak yaratılmamıştır ve bu özelliği güvenlik bakımından güç sunar. Güvenliğin temel katman olarak önceliklendirilmesi için özellikle esnek olmayacak şekilde tasarlanmıştır. Dolayısıyla, Bitcoin'deki akıllı kontrat dili son derece kısıtlıdır ve para transferi dışındaki uygulamaları dahil etme konusunda başarılı değildir.

Bunun aksine ikinci nesil blockchainler daha fazla beceriye sahiptir. Bu platformlar finansal işlemlere ek olarak daha yüksek seviyede programlanabilirliğe imkan tanır. Ethereum, geliştiricilerin kendi kodlarıyla denemeler yapması ve Merkeziyetsiz Uygulamalar (DApp'ler) yaratması için daha fazla özgürlük tanır.

Ethereum ikinci nesil blockchain dalgasının ilk örneğidir ve bugüne kadar da en önde gelen olmayı sürdürmüştür. Bitcoin'le benzerlikler gösterir ve aynı fonksiyonların pek çoğunu gerçekleştirebilir. Fakat iki blockchain birbirinden son derece farklıdır ve her biri diğerine kıyasla kendine has avantajlara sahiptir.


Ethereum nasıl çalışır?

Ethereum'u bir durum makinesi olarak tanımlayabiliriz. Bunun anlamı ise, herhangi bir zamanda tüm hesap bakiyelerinin ve akıllı kontratların mevcut görünümüne dair bir anlık görüntüye sahip olduğunuzdur. Belirli eylemler durumun güncellenmesine neden olur, yani nodeların tamamı bu değişimi yansıtabilmek için kendi anlık görüntülerini günceller.


Erin'in Alice'e 5 eth gönderdiğini gösteren işlem sayfası.

Ethereum'un durumundaki bir değişim.


Ethereum üzerinde çalışan akıllı kontratlar işlemler (kullanıcılardan ya da diğer kontratlardan gelen) tarafından tetiklenir. Kullanıcı bir kontrata işlem gönderdiğinde, ağ üzerindeki her bir node kontratı çalıştırır ve çıktıyı kaydeder. Bu işlem, akıllı kontratları bilgisayarların okuyabileceği talimatlara çeviren Ethereum Sanal Makinası (EVM) kullanılarak yapılır.

Durumun güncellenmesi için madencilik adındaki özel bir mekanizma kullanılır (şimdilik). Madencilik, Bitcoin'e benzer şekilde Proof of Work (iş ispatı) algoritmasıyla yapılır. Önümüzdeki bölümlerde bundan ayrıntılı olarak bahsedeceğiz.


Akıllı kontrat nedir?

Akıllı kontrat yalnızca bir koddur. Kod akıllı ya da bildiğimiz şekilde bir kontrat değildir. Fakat koda belli koşullar altında kendi kendini uygulamaya koyduğu için akıllı denir ve partiler arasındaki anlaşmaların yerine getirilmesini sağladığı için de bir anlamda kontrattır.

Bilgisayar bilimcisi Nick Szabo bu fikri 1990'ların sonunda ortaya atmıştır. Kavramı açıklamak için bir otomat örneğini kullanmış ve otomatların modern akıllı kontratların öncülü olarak değerlendirebileceğini belirtmiştir. Otomat örneğinde uygulanmakta olan basit bir kontrat söz konusudur. Kullanıcı makinaya bozuk para atar ve makine de kullanıcının istediği ürünü verir.

Bir akıllı kontrat da aynı mantığı dijital koşullarda uygular. Koda, bu kontrata iki ether gönderildiğinde “Merhaba, Dünya!” yanıtını gönder gibi basit bir şart girilebilir.


merhaba dünya kontratı


Ethereum'da geliştirici bu girdiyi daha sonra EVM tarafından okunabilecek şekilde kodlar. Ardından bu kodu, kontratı uygulamaya koyan özel adrese göndererek yayınlar. Bu noktada kontrat herkes tarafından kullanılabilir hale gelir. Ayrıca geliştirici kodu yazarken özel bir koşul belirtmediği sürece kontrat silinemez.

Artık sözleşmenin bir adresi vardır. Bu adresle etkileşim kurmak için kullanıcıların tek yapması gereken adrese 2 ETH göndermektir. Böylece kontratın kodu tetiklenir – ağdaki tüm bilgisayarla bu kodu çalıştırır, kontratın ödemesinin yapıldığını görür ve çıktıyı kaydeder (“Merhaba, Dünya!”).

Yukarıda bahsettiğimiz işlem Ethereum ile yapabileceklerin en basit örneklerinden biridir. Birçok kontratı birbirine bağlayan daha sofistike uygulamalar yaratılabilir (ve yaratılmıştır).


Ethereum'u kim yarattı?

2008'de kimliği bilinmeyen bir geliştirici (ya da geliştirici topluluğu) Satoshi Nakamoto takma adıyla Bitcoin whitepaper'ını yayınladı. Bunun sonucunda dijital para dünyası kalıcı olarak değişti. Birkaç yıl sonra genç bir programcı olan Vitalik Buterin bu fikri bir adım ileriye taşımayı ve her türden uygulama üzerinde kullanmanın bir yolunu bulmayı düşünmeye başladı. Kavram en sonunda Ethereum olarak ortaya çıktı.

Ethereum, Buterin tarafından 2013 yılında Ethereum: Nihai Akıllı Kontrat ve Merkeziyetsiz Uygulama Platformu başlıklı blog yazısıyla ortaya atıldı. Buterin bu yazısında, yeteri kadar zaman ve kaynak verilmesi durumunda herhangi bir uygulamayı çalıştırabilen bir merkeziyetsiz bilgisayar olan tam Turing blockchain fikrini açıkladı. 

Zamanla bir blockchain üzerinde kullanılabilecek uygulama türleri yalnızca geliştiricinin hayal gücüyle sınırlı hale geldi. Ethereum blockchain teknolojisinin Bitcoin'in kasti tasarım sınırlamalarının dışında geçerli kullanım alanlarına sahip olup olmadığını bulmayı amaçlamaktadır.


Ether nasıl dağıtıldı?

Ethereum 2015 yılında 72 milyon ether başlangıç arzıyla kullanıma açıldı. Bu tokenların 50 milyondan fazlası, katılımcı olmak isteyenlerin bitcoin ya da itibari para birimlerinin karşılığında ether tokenı satın atabildiği İlk Coin Arzı (ICO) adlı herkese açık bir token satışıyla dağıtıldı.


The DAO neydi ve Ethereum Classic nedir?

Ethereum ile internet üzerinden tamamen yeni açık işbirliği yolları mümkün hale geldi. Örneğin, bilgisayar programlarına benzer bilgisayar kodları tarafından idare edilen DAO'lar (merkeziyetsiz otonom organizasyonlar) ortaya çıktı.

Böyle bir organizasyon için ilk ve en iddialı girişimlerden biri “The DAO” idi. Ethereum üzerinde çalışan kompleks akıllı kontratlardan oluşacak ve otonom bir girişim fonu olarak çalışacaktı. DAO tokenları ICO ile dağıtıldı ve token sahiplerine mülkiyet ve oylama hakkı verildi.

Fakat kullanıma açılmasından kısa süre sonra kötü niyetli kişiler bir açığı fark etti ve DAO'nun fonlarının neredeyse üçte birini çekti. O zamanlar tüm ether arzının %14'ünün DAO'da kilitli tutulduğu da dikkate alınmalı. Tahmin edilebileceği şekilde bu olay yeni gelişmekte olan Ethereum ağına büyük zarar verdi.

Değerlendirmelerin ardından zincir hard fork ile ikiye bölündü. Bir tanesinde fonların kurtarılması için kötü niyetli işlemler “geri çevrildi” – bu zincir şu anda Ethereum blockchaini olarak bilinen zincirdir. Şu anda Ethereum Classic olarak bilinen orijinal zincirde ise işlemler tersine çevrilmedi ve değiştirilmezlik ilkesi korundu.

Yaşanan olay bu teknolojinin risklerine ve yüksek tutarlı fonları otonom kodlara emanet etmenin nasıl geri tepebileceğine yönelik sert bir hatırlatıcı oldu. Aynı zamanda açık bir çevrede kolektif kararlar almanın nasıl zorluklar yaratabileceğinin ilginç bir örneğini de sundu. Fakat güvenlik açıklarının dışında The DAO, internet üzerinden güvene dayalı olmayacak şekilde büyük çaplı iş birliğini mümkün kılmada akıllı kontratların potansiyelini ortaya koydu.





Bölüm 2 - Ether'ler nereden geliyor?

İçerik


Yeni etherler nasıl yaratılır?

Daha önce madencilikten kısaca bahsettik. Bitcoin hakkında bilginiz varsa, madencilik sürecinin blockchainin güvenliği ve güncellenmesi ile yakından ilişkili olduğunu da muhtemelen biliyorsunuzdur. Ethereum'da da aynı prensip geçerlidir: madencilik yapan (masraflı bir işlemdir) kullanıcıları ödüllendirmek için protokol bu kişilere ether hediye eder.


Toplam kaç ether bulunur?

Şubat 2020 itibariyle toplam ether arzı 110 milyon civarındadır. 

Bitcoin'in aksine Ethereum'un token emisyon programı özellikle en baştan kesinleştirilmemiştir. Bitcoin, arzını sınırlayarak ve yaratılan yeni coinlerin miktarını yavaşça azaltarak değerini korumaya çalışır. Diğer yandan Ethereum merkeziyetsiz uygulamalar (Dapp'ler) için bir temel sunmayı amaçlar. Bu amaca en iyi şekilde hizmet edecek token emisyon programı net olmadığı için de soru açık uçlu olmayı sürdürmektedir.


Ethereum madenciliği nasıl çalışır?

Madencilik ağın güvenliği için kritik öneme sahiptir. Blockchainin adil şekilde güncellenebilmesini ve ağın tek bir karar mercii olmadan çalışabilmesini sağlar. Madencilik sürecinde, node'lardan oluşan bir alt grup (madenciler) hesaplama güçlerini kriptografik bir bulmacayı çözmeye adar.

Aslında yaptıkları, bekleme olan işlemlerden ve diğer bazı verilerden oluşan bir grubu hash etmektir. Bloğun geçerli olarak kabul edilebilmesi için hash'in protokol tarafından belirlenmiş bir değerin altında olması gerekir. Madenci bu değere ulaşamazsa verinin bir kısmını değiştirerek işlemi tekrar deneyebilir.

Dolayısıyla madencilerin diğer madencilerle rekabet edebilmesi için mümkün olan en hızlı şekilde hash edebilmeleri gerekir. Bu nedenle de madencilerin gücü hash oranlarıyla ölçülür. Ağdaki hash oranı ne kadar yüksekse çözülmesi gereken bulmaca da o kadar zorlaşır. Madencilerin yapması gereken asıl çözümü bulmaktır, bir kere bulunduğunda bu çözümün geçerliliği diğer katılımcılar tarafından kolayca kontrol edilebilir.

Tahmin edebileceğiniz üzere sürekli olarak yüksek hızlarda hash etmek masraflıdır. Ağı güvenli tutmalarına yönelik teşvik etmek için madencilere bir ödeme yapılır. Ödeme bloktaki işlemler için ödenen tüm masraflardan oluşur. Ayrıca madenciler yeni oluşturulmuş etherlerden de alır (şu an itibariyle 2 ETH).


Ethereum gas nedir?

Daha önce bahsettiğimiz Merhaba, Dünya! kontratımızı hatırlıyor musunuz? Bu çalıştırılması kolay bir programdır ve hesaplama bazında hiç masraflı değildir. Fakat bu program kişinin yalnızca kendi kişisel bilgisayarında çalıştırılmaz, Ethereum ekosistemindeki herkesten de programı çalıştırması istenir.

Bu durumda şu soru ortaya çıkar: on binlerce kişi sofistike kontratları çalıştırdığında ne olur? Eğer bir kişi kontratını aynı kodu tekrar edecek şekilde düzenlerse her bir node'un bunu sonsuz kez çalıştırması gerekir. Bu durum kaynaklar üzerinde büyük bir yük yaratır ve muhtemelen en nihayetinde sistem çöker.

Neyse ki Ethereum bu riski ortadan kaldırmak için gas kavramını ortaya sürmüştür. Arabanızın benzin olmadan çalışamaması gibi kontratlar da gas olmadan uygulamaya konamaz. Kullanıcıların kontratları başarıyla çalıştırabilmesi için belirli bir gas ödemesi yapması gerekir. Eğer yeteri kadar gas yoksa, kontrat çalışmayı bırakır. 

En temelde bu bir işlem ücreti mekanizmasıdır. Aynı kavram işlemlere de yansır: madencilerin başlıca motivasyonu kar elde etmektir bu nedenle düşük masraflı işlemleri göz ardı edebilirler.

Etherin ve gas'ın aynı olmadığına dikkat etmek önemlidir. Gas'ın ortalama fiyatı değişkenlik gösterir ve büyük oranda madenciler tarafından belirlenir. Bir işlem yaptığınızda, gas'i ETH olarak ödersiniz. Bu açıdan Bitcoin'in işlem ücretlerine benzerlik gösterir – eğer ağ tıkanıksa ve birçok kullanıcı işlem yapmaya çalışıyorsa ortalama gas fiyatı muhtemelen yükselecektir. Bunun aksine çok fazla hareket olmadığında gas fiyatı düşer.

Gas fiyatı değişse de, her bir işlem için gerekli olan gas miktarı sabittir. Bu da karmaşık kontratların basit işlemlere kıyasla daha masraflı olacağı anlamına gelir. Dolayısıyla gas, hesaplama gücünün bir ölçütüdür. Kullanıcılara, Ethereum'un kaynaklarından ne kadar kullandıklarına bağlı olarak uygun bir işlem ücreti sunulabilmesini sağlar.

Gas genellikle etherin küçük bir yüzdesinden oluşur. Bu nedenle gas için daha küçük bir birim (qwei) kullanılır. Bir gwei etherin milyarda biridir.

Kısacası, uzun süre döngüde kalacak bir programı çalıştırabilirsiniz. Fakat bunu yapmanız kısa süre içinde çok masraflı hale gelir. Bu sayede Ethereum ağındaki node'lar spam'leri engelleyebilir.


Zaman içinde gwei bazında ortalama gas fiyatı

Zaman içinde gwei bazında ortalama gas fiyatı. Kaynak: etherscan.io


Gas ve gas limitleri

Alice'in bir kontrata ödeme yaptığını varsayalım. Önce ne kadar gas harcaması yapmak istediğini hesaplar (örneğin ETH Gas Station'ı kullanarak). İşlemin en kısa sürede eklenmesi yönünde madencileri teşvik etmek için daha yüksek bir fiyat belirleyebilir. 

Alice'in aynı zamanda kendisini korumak için bir gas limiti de belirlemesi gerekir. Kontratla ilgili bir şeyler ters gidebilir ve planladığından daha fazla gas harcaması yapması gerekebilir. Gas limiti sayesinde, x miktarda gas harcandıktan sonra işlemin duracağı garantilenmiş olur. Kontrat başarısız olur fakat Alice en başta kabul ettiğinden daha yüksek bir ödeme yapmak zorunda kalmaz.

Bu en başta anlaması zor bir kavram gibi gelebilir. Fakat merak etmeyin, ödemek istediğiniz gas fiyatını (ve gas limitini) manuel olarak belirleyebilirsiniz fakat çoğu cüzdan bunu sizin yerinize halleder. Kısacası gas fiyatı madencilerin işleminizle ne kadar sürede ilgileneceğini belirler ve gas limiti de ödeyeceğiniz maksimum tutarı sınırlar.


Bir Ethereum bloğunu kazmak ne kadar zaman alır?

Yeni bloğun zincire eklenmesi için ortalama süre 12-19 saniye arasındadır. Bu süre ağın, diğer geliştirmelerin yanı sıra daha hızlı blok sürelerini de hedefleyen Proof of Stake'e geçmesiyle muhtemelen değişecektir. Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz Ethereum Casper Nedir? makalemizi okuyabilirsiniz.


Ethereum tokenları nelerdir?

Ethereum'un ilgi çekici olması, kullanıcıların zincir üzerinde kendi varlıklarını yaratabilmesine ve bu varlıkların ether gibi saklanabilmesine ve transfer edilebilmesine büyük oranda dayanır. Varlıklara yönelik kurallar akıllı kontratlarla belirlenir böylece geliştiriciler tokenlerına yönelik belirli parametreler koyabilir. Parametreler arasında ne kadar varlık çıkarılacağı, varlıkların nasıl çıkarılacağı, bölünebilir olup olmadıkları, birbiriyle takas edilebilir (fungible) olup olmadıkları ve diğer şeyler yer alabilir. Ethereum üzerinde token yaratmaya imkan tanıyan teknik standartların en yaygın kullanılanı ERC-20'dir. Tokenların genelde ERC-20 tokenları olarak bilinmesinin sebebi de budur.

Token işlevselliği geliştiricilere en yeni finans ve teknoloji uygulamalarıyla denemeler yapabilmeleri için büyük bir alan tanır. Uygulama içi para birimleri olarak hizmet edecek tek tipte tokenlar çıkarmaktan fiziksel varlıklarla desteklenmiş benzersiz tokenlar çıkarmaya kadar geniş bir tasarım esnekliği mevcuttur. Basit ve sorunsuz şekilde token çıkarmaya yönelik en iyi uygulama alanlarının henüz keşfedilmemiş olması son derece olasıdır.





Bölüm 3 - Ethereum Kullanmaya Başlamak

İçerik


Nasıl ETH alabilirim?

ETH kredi/banka kartıyla nasıl satın alınır?

Binance, tarayıcınız üzerinden sorunsuz şekilde ETH satın almanıza imkan tanır. Bunu yapmak için:


  1. Kripto Para Al ve Sat portalına gidin. 
  2. Satın almak istediğini kripto parayı (ETH) ve ödemede kullanmak istediğiniz para birimini seçin.
  3. Binance hesabınıza giriş yapın. Eğer bir hesabınız yoksa kayıt olun ve dakikalar içinde yeni bir hesap oluşturun.
  4. Ödeme yönteminizi seçin.
  5. Eğer bu şekilde yönlendirilirseniz kart bilgilerinizi girin ve kimlik doğrulamasını tamamlayın.
  6. İşte bu kadar! ETH'leriniz Binance hesabınıza yatırılacak.


ETH eşler arası piyasalarda nasıl satın alınır?

Eşler arası piyasalarda da ETH alabilir ve satabilirsiniz. Bu yöntem doğrudan Binance mobil uygulaması üzerinden diğer kullanıcılardan coin satın almanıza imkan tanır. Bunun için:


  1. Uygulamayı açın ve giriş yapın ya da kayıt olun.
  2. Arayüzün sol üst köşesindeki Satın Al sekmesinin ardından Tek tıkla al sat'ı seçin.
  3. Size farklı öneriler sunulacaktır – tercih ettiğiniz için Al'a tıklayın.
  4. Diğer kripto paralarla (Kriptoyla sekmesi) ya da itibari para birimleriyle (İtibari Parayla sekmesi) ödeme yapabilirsiniz. 
  5. Aşağıda size ödeme yönteminiz sorulacaktır. İstediğiniz yöntemi seçebilirsiniz.
  6. ETH Al'ı seçin.
  7. Şimdi ödeme yapmanız gerekli. Ödemeyi yaptığınızda Ödendi olarak işaretle'yi tıklayın ve onaylayın.
  8. Satıcı coinlerinizi size gönderdiğinde işlem tamamlanır.


Ether (ETH) ile ne alabilirim?

Bitcoin'in aksine Ethereum yalnızca bir kripto para ağı olarak kullanılmayı hedeflemez. Merkeziyetsiz uygulamalar yaratmak için bir platformdur ve ether, alınıp satılabilir bir token olarak ekosistemin itici gücüdür. Dolayısıyla etherin başlıca kullanım alanının Ethereum ağı dahilindeki işlevleri olduğu söylenebilir.

Bununla birlikte ether, geleneksel para birimlerine benzer şekilde de kullanılabilir. Yani, diğer herhangi bir para biriminde olduğu gibi ETH ile hizmetler ve ürünler de satın alabilirsiniz.


Ödeme olarak ether kabul edilen satıcıların güncel haritası.

Ödeme olarak ether kabul edilen satıcıların güncel haritası. Kaynak: cryptwerk.com/coinmap


Ethereum ne için kullanılır?

Ethereum'un platforma özel para birimi olan ETH, dijital para ya da teminat olarak kullanılabilir. Bitcoin gibi ETH de birçok kişi için bir değer saklama aracıdır. Fakat Bitcoin'in aksine Ethereum blockchaini daha programlanabilirdir, dolayısıyla ETH ile yapılabileceklerin sayısı daha fazladır. Merkeziyetsiz finansal uygulamalar, merkeziyetsiz piyasalar, borsalar, oyunlar ve diğer birçok şey için kaynak olarak kullanılabilir. 


ETH'lerimi kaybedersem ne olur?

Aracı bir banka olmadığı için coinlerinizi güvende tutmanın sorumluluğu size aittir. Coinlerinizi bir borsada ya da kendi cüzdanınızda tutabilirsiniz. Eğer kendi cüzdanınızı kullanıyorsanız, kurtarma cümlenizi kaydetmeniz çok önemlidir. Cüzdanınıza erişiminizi kaybetmeniz durumunda fonlarınıza ulaşabilmek için bu cümleye ihtiyacınız olacağından cümlenizi güvende tutmalısınız.


Ethereum işlemlerini tersine çevirebilir miyim?

Veriler Ethereum blockchainine eklendiğinden bunları değiştirmek ya da kaldırmak neredeyse imkansızdır. Yani yaptığınız bir işlem kalıcıdır ve geri döndürülemezdir. Bu nedenle fonları doğru adrese gönderip göndermediğinizi iki kere kontrol etmelisiniz. Büyük tutarlı bir gönderim yapıyorsanız, doğru adresi kullandığınızdan emin olmak için önce küçük bir tutarla deneme yapmanız faydalı olabilir.

Bununla birlikte akıllı kontratlardan birine yapılan bir saldırı nedeniyle Ethereum 2016 yılında bir hard fork yapmış ve saldırı amaçlı işlemler “tersine çevrilmiştir”. Ancak bu olağan dışı bir durum karşısında yapılmış istisnai bir harekettir ve norm değildir.


Ethereum işlemleri gizli midir?

Hayır. Ethereum blockchainine eklenen tüm işlemler herkes tarafından görülebilir. Gerçek adınız Ethereum adresinizde gözükmese de bir gözlemci başka yöntemler kullanarak kimliğinizi ve adresinizi birbirine bağlayabilir.


Ethereum ile para kazanabilir miyim?

Oynaklık gösteren bir varlık olduğu için ETH ile para kazanabileceğiniz gibi para da kaybedebilirsiniz. Bazı kişiler ağın küresel, programlanabilir bir ödeme katmanı olacağı inancıyla etherlerini uzun vadeli olarak tutar. Bazıları ise etherlerini diğer altcoinler karşılığında alıp satar. Bu iki strateji de kendine has finansal riskler barındırır.

Merkeziyetsiz Finans (DeFi) hareketinin ana direği olmasıyla ETH borç vermede, kredi alırken teminat olarak, sentetik varlıkları kazmada ve gelecekte bir gün de stake ederken kullanılabilir.

Bazı yatırımcılar yalnızca Bitcoin'de uzun vadeli bir pozisyona girmeyi ve portföylerine diğer dijital varlıklardan eklememeyi tercih edebilir. Bunun aksine diğerleri portföylerinde ETH ve diğer altcoinleri tutmayı seçebilir ya da fonlarının belirli bir yüzdesini kısa vadeli alım satımlar için (örn. günlük alım satım ya da dalgalı alım satım) paylaştırabilir. Piyasalarda para kazanmak için herkese uygun tek bir yöntem yoktur ve her bir yatırımcının kendi profiline ve koşullarına uygun stratejileri belirlemesi gerekir.


ETH'lerimi nasıl saklayabilirim?

Coinleri saklamak için her biri kendine has avantajlara ve dezavantajlara sahip birçok seçenek bulunur. Risk içeren her şeyde olduğu gibi en iyi yaklaşım farklı seçenekler arasında çeşitlendirme yapmak olabilir.

Genellikle, saklama çözümleri emanete dayalı ya da emanete dayalı olmayan şeklinde ayrılır. Emanete dayalı çözüm coinlerinizi üçüncü bir partiye (borsa gibi) emanet ettiğiniz anlamına gelir. Bu durumda kripto varlıklarınızla işlem yapabilmek için platforma girmeniz gerekir.

Emanete dayalı olmayan bir çözüm ise bunun tersidir yani bir kripto para cüzdanı kullanarak kendi fonlarınızı kendiniz kontrol edersiniz. Cüzdan coinlerinizi fiziksel bir cüzdana benzer şekilde saklamaz. Bunun yerine blockchain üzerindeki varlıklarınıza erişebilmenizi sağlayan kriptografik anahtarlar bu cüzdanlarda saklanır. Şunu bir daha vurgulamak isteriz:  emanete dayalı olmayan cüzdanlarda kurtarma cümlesini yedeklemeniz çok önemlidir!


ETH'lerinizi Binance'e nasıl yatırabilirsiniz?

Eğer elinizde halihazırda ether varsa ve bunları Binance'e yatırmak istiyorsanız şu adımları takip edebilirsiniz:

  1. Binance'e giriş yapın ya da hesabınız yoksa kayıt olun.
  2. Spot Cüzdanınıza gidin ve Yatır opsiyonunu seçin.
  3. Coin listesinden ETH'yi seçin.
  4. Ağı seçin ve ETH'lerinizi adrese gönderin.
  5. İşte bu kadar! İşlemin onaylanmasının ardından etherleriniz Binance hesabınıza yatırılacaktır.


ETH'lerinizi Binance'te nasıl saklayabilirsiniz?

Etherlerinizle aktif şekilde alım satım yapmak istiyorsanız bunları Binance hesabınızda saklamanız gerekir. ETH'lerinizi Binance üzerinde kolayca ve güvenle saklayabilirsiniz. Ayrıca Binance ekosisteminin sunduğu borç verme, stake etme, airdrop promosyonları ve hediyeler gibi avantajlardan kolayca faydalanabilirsiniz.


ETH'lerinizi Binance'ten nasıl çekebilirsiniz?

Eğer elinizde halihazırda ether varsa ve bunları Binance'ten çekmek istiyorsanız şu adımları takip edebilirsiniz:

  1. Binance'e giriş yapın.
  2. Spot Cüzdanınıza gidin ve Çek opsiyonunu seçin.
  3. Coin listesinden ETH'yi seçin.
  4. Ağı seçin
  5. Alıcının adresini ve tutarı girin.
  6. Süreci e-posta ile onaylayın.
  7. İşte bu kadar! İşlemin onaylanmasının ardından ETH'ler belirttiğiniz hesaba yatırılacaktır.


ETH'lerinizi bir Ethereum cüzdanında nasıl saklayabilirsiniz?

Eğer ETH'lerinizi kendi cüzdanınızda saklamak isterseniz iki seçeneğiniz vardır: sıcak cüzdanlar ve soğuk cüzdanlar.


Sıcak cüzdanlar

Bir şekilde internete bağlı olan cüzdanlara sıcak cüzdanlar adı verilir. Bunlar genellikle, bakiyenizi kontrol etmenize ve token alıp göndermenize imkan tanıyan mobil ya da masaüstü uygulamalardır. Sıcak cüzdanlar çevrimiçi oldukları için saldırılara daha açık olma eğilimindedir fakat aynı zamanda günlük ödemeler için de daha kullanışlıdır. Trust Wallet desteklediği çok sayıda coinle kullanımı kolay bir mobil cüzdan örneğidir.

Soğuk cüzdanlar

Soğuk cüzdan, internet bağlantısı olmayan bir kripto cüzdanıdır. Çevrimiçi bir saldırı vektörü olmadığı için bir saldırı olasılığı genel olarak daha düşüktür. Aynı zamanda soğuk cüzdanların kullanımı sıcak cüzdanlara kıyasla daha az sezgiseldir. Soğuk cüzdanlara örnek olarak donanım cüzdanları ya da kağıt cüzdanlar verilebilir, fakat kağıt cüzdanlar eski moda ve riskli olarak görüldüğünden kullanılmaları önerilmez.

Cüzdan türleri hakkında daha ayrıntılı bir inceleme için Kripto Cüzdanı Türleri Nelerdir? makalemizi okuyabilirsiniz.


Ethereum logosu ve sembolü nedir?

İlk Ethereum amblemi Vitalik Buterin tarafından tasarlanmıştır. İki adet döndürülmüş toplama sembolü Σ'den (Yunan alfabesindeki Sigma) oluşur. Logonun son tasarımı (bu ambleme dayanan) etrafında dört üçgen bulunan sekiz yüzlü bir paralel kenardan oluşur. Uygulamaların ve web sitelerinin ether değerlerini rahatça gösterebilmesi için etherin de diğer kripto paralara benzer şekilde standart bir Unicode sembole sahip olması kullanışlı olabilir. USD'nin $ sembolüyle gösterilmesi kadar yaygın şekilde kullanılmasa da ether için en yaygın kullanılan sembol Ξ'dir.





4. Bölüm - Ölçeklenebilirlik, ETH 2.0 ve Ethereum'un geleceği

İçerik


Ölçeklenebilirlik nedir?

En basit haliyle ölçeklenebilirlik, sistemin büyüme becerisini ölçer. Örneğin programlamada bir ağ ya da sunucu farklı yöntemler kullanılarak daha fazla talebi karşılayacak şekilde ölçeklenebilir.

Kripto paralarda ölçeklendirme ise bir blockchainin daha fazla kullanıcıya hizmet verebilecek şekilde büyüme becerisine ne kadar sahip olduğu anlamında kullanılır. Daha fazla kullanıcı, blockchaine dahil edilebilmek için birbiriyle “rekabet eden” daha fazla operasyon ve işlem anlamına gelir.


Ethereum'un neden ölçeklendirilmesi gereklidir?

Ethereum'un savunucuları internetin bir sonraki döngüsünün bu platform üzerinde inşa edileceğine inanır. Web 3.0'ün aracıların olmaması, gizliliğe odaklanma ve kişilerin kendilerine ait verileri gerçekten kendi elinde tutması gibi özelliklere sahip olan merkeziyetsiz bir yapıyı getireceği düşünülmektedir. Bu temel, akıllı kontratlar formunda dağıtılmış hesaplama sistemleri ve dağıtılmış saklama/iletişim protokolleri kullanılarak inşa edilebilir.

Fakat bunun gerçekleştirilebilmesi için Ethereum'un işlem kapasitesini ağın merkeziyetsizliğine zarar vermeden büyük oranda artırması gerekir. Şu anda Ethereum, işlem hacmini blok büyüklüklerini Bitcoin'in yaptığı gibi sınırlandırarak limitlemez. Bunun yerine bir blok gas limiti uygulanır – bir bloğa yalnızca belli miktarda gas sığabilir.

Örneğin 100.000 qwei'lik blok gas limiti varsa ve her biri 10.000 gwei gas limitine sahip on işlemin eklenmesi isteniyorsa bu işlem gerçekleştirilebilir. Aynı şekilde her biri 50.000 gweilik iki işlem de eklenebilir. Bunlara ek olacak yapılacak diğer işlemlerin bir sonraki bloğu beklemesi gerekir. 

Bu yaklaşım herkesin kullandığı bir sistem için ideal değildir. Beklemede olan işlemler bloktaki kullanılabilir alandan daha fazlaysa en nihayetinde birikmiş işlemlerle karşı karşıya kalınır. Gas fiyatları yükselir ve kullanıcılar işlemlerinin eklenebilmesi için daha fazla ücret ödemek zorunda kalır. Ağın ne kadar yoğun olduğuna bağlı olarak operasyonlar bazı kullanım alanları için çok pahalı hale gelebilir.

CryptoKitties'in hızla artan popülerliği Ethereum'un bu alandaki eksikliklerini çok iyi bir şekilde ortaya koydu. 2017 yılında Ethereum temelli oyun, çok sayıda kullanıcıyı kendi dijital kedi türlerini (takas edilemez (non-fungible) tokenlar olarak temsil edilen) yaratabilmeleri için işlem yapmaya yönlendirdi. Oyun o kadar popüler oldu ki beklemedeki işlem sayısı hızlı bir artış gösterdi ve ağda büyük bir tıkanma yaşandı.


Blockchain Ölçeklenebilirlik Üçlemi

Yalnızca blok gas limitlerini yükseltmek tüm ölçeklenebilirlik sorunları için basit bir çözüm sunuyormuş gibi gözükebilir. Tavan ne kadar yüksek olursa belirli bir zaman aralığı dahilinde gerçekleştirilebilecek işlem sayısı da o kadar yüksek olur değil mi?

Ne yazık ki, Ethereum'un en önemli özelliklerinin bazılarından feragat etmeden bunu yapmak mümkün değildir. Vitalik Buterin, blockchainlerdeki dengenin ne kadar hassas olduğunu göstermek için Blockchain Üçlemi (aşağıda görebilirsiniz) kavramını ortaya atmıştır.


Blockchain Üçlemi

Blockchain Üçlemi: Ölçeklenebilirlik (1), Güvenlik (2) ve Merkeziyetsizlik (3).


Yukarıdaki özelliklerin üçünden ikisi optimize edildiğinde üçüncü özellik güçsüzleşir. Ethereum ve Bitcoin gibi blockchainler güvenliği ve merkeziyetsizliği önceliklendirir. Mutabakat algoritmalarıyla binlerce node'dan oluşan ağların güvenliği sağlanır fakat bunun sonucunda ölçeklenebilirlik zayıflar. İşlemleri alan ve doğrulayan çok sayıda node olması nedeniyle sistem merkezi alternatiflerine kıyasla çok daha yavaştır.

Bir diğer senaryoda ağın güvenliğe ve ölçeklenebilirliğe ulaşabileceği şekilde blok gas limiti kaldırılabilir fakat bu sefer ağ eskisi kadar merkeziyetsiz olmaz. 

Bunun nedeni, bloktaki işlem sayısının artmasının daha büyük bloklar oluşturmasıdır. Ağdaki node'ların işlemleri düzenli aralıklarla indirmesi ve yayınlaması gerekir. Ve bu işlem donanım üzerinde yük yaratır. Blok gas limiti yükseltildiğinde node'ların blokları doğrulaması, saklaması ve yayınlaması daha zor hale gelir.

Sonuç olarak, koşullara uyum sağlayamayan node'lar ağdan ayrılmak zorunda kalabilir. Bu şekilde devam edilirse yalnızca çok az sayıda güçlü node katılımcı olmaya devam edebilir ve bu da daha fazla merkeziyet anlamına gelir. En nihayetinde elinizde güvenli ve ölçeklenebilir fakat merkeziyetsiz olmayan bir blockchain kalabilir.

Son seçenek merkeziyetsizlik ve ölçeklenebilirlik üzerine odaklanan bir blockchain olabilir. Hem hızlı hem de merkeziyetsiz olmak için kullanılan mutabakat algoritmasından bazı ödünler verilmesi gerekir, bu da güvenliği zayıflatır.


Ethereum'un işlem kapasitesi nedir?

Geçtiğimiz yıllarda Ethereum'un saniye başına işlem sayısı (TPS) nadiren onu geçmiştir “Dünya bilgisayarı” olmayı hedefleyen bir platform için bu sayı şaşırtıcı derecede düşüktür.

Fakat ölçeklendirme çözümleri uzun süredir Ethereum'un yol haritasında yer almaktadır. Plasma de bu ölçeklendirme çözümlerine bir örnektir. Bu teknik, Ethereum'un verimini artırmayı hedefler fakat diğer blockchain ağlarına da uygulanabilir.


Ethereum 2.0 nedir?

Tüm potansiyeline rağmen Ethereum şu anda önemli eksiklere de sahiptir. Ölçeklenebilirlik sorunundan daha önce bahsettik. Kısacası eğer Ethereum yeni finansal sistemin bel kemiği olmayı hedefliyorsa saniye başıma işlem sayısı çok daha yüksek olmalıdır. Ağın dağıtılmış doğası göz önüne alındığında bu çözülmesi oldukça zor bir sorundur ve Ethereum geliştiricileri yıllardır çözüm üzerine kafa yormaktadır.

Öncelikle ağı yeterli seviyede merkeziyetsiz şekilde tutmak için limitlerin uygulanması gerekir. Bir node olarak çalışmanın gereklilikleri ne kadar yüksek olursa ağ da o kadar merkezi hale gelir. Yani Ethereum'un işlem kapasitesini artırması node'ların üzerindeki yükü de artıracağından sistemin bütünlüğüne zarar verebilir.

Ethereum'a (ve diğer Proof of Work kripto paralara) yönelik bir diğer eleştiri de son derece yüksek seviyelerde kaynak gerektiriyor olmalarıdır. Bir bloğun blockchaine başarıyla eklenebilmesi için madencilik kullanılır. Fakat bir bloğun bu şekilde yaratılması için çok fazla elektrik tüketen hesaplamaların hızla yapılması gerekir.

Yukarıdaki bahsettiğimiz eksiklere yönelik genel olarak Ethereum 2.0 (ya da ETH 2.0) olarak bilinen bir grup önemli yükseltme önerilmiştir. Tam olarak uygulamaya konduğunda ETH 2.0 ağın performansını büyük oranda yükseltecektir.


Ethereum sharding nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi her bir node blockchainin tam bir kopyasını saklar. Blockchaine ekleme olduğunda tüm node'ların güncelleme yapması gerekir ve bu işlem node'ların bant genişliğini ve bellek kapasitesini azaltır.

Sharding (veritabanı parçalama) adlı yöntemle bu işleme artık gerek olmayabilir. Bu yöntemde ağ, node alt gruplarına bölünür ve bu gruplar shard'ları (parçaları) oluşturur. Bu shard'ların her biri kendi işlemlerini ve kontratlarını yürütür fakat gerekli olması durumunda daha geniş bir shard ağı ile iletişim kurabilir. Tüm shard'lar birbirinden bağımsız doğrulama yaptığı için diğer shard'lardan gelen verileri saklamalarına gerek kalmaz.


sharding ile ağ ve sharding olmadan ağ

Mart 2020'de ağ ve sharding uygulamasından sonra ağ.


Sharding ölçeklendirme yapmaya yönelik en kompleks yaklaşımlardan biridir ve hem tasarım hem de uygulama için çok çalışma gerektirir. Fakat başarıyla uygulamaya konabilirse en etkili ölçeklendirme yöntemi haline gelerek ağın girdi-çıktı kapasitesini katbekat yükseltebilir.


Ethereum Plasma nedir?

Ethereum Plasma bir zincir dışı ölçeklendirme çözümüdür. Yani işlem verimliliğini işlemleri blockchain dışına çıkararak artırmayı hedefler. Bu bağlamda yan zincirlere ve ödeme kanallarına bazı benzerlikler gösterir.

Plasma ile ikincil zincirler ana Ethereum blockchainine bağlanır ama iletişim minimumda tutulur. Hemen hemen bağımsız çalışırlar fakat yine de kullanıcılar fikir ayrılıklarını çözmek ya da ikincil zincir üzerindeki hareketlerini “tamamlamak” için ana zinciri kullanır.

Node'ların saklaması gereken veri miktarını azaltmak Ethereum'un başarıyla ölçeklendirme yapabilmesi için çok önemlidir. Plasma yaklaşımı, geliştiricilerin “çocuk” zincirlerinin işlevlerini ana zincirin üzerindeki bir akıllı kontratla belirleyebilmesine imkan tanır. Daha sonra normalde ana zincir üzerinde saklaması/çalıştırması çok masraflı olacak bilgilerle ya da süreçlerle uygulamalarını yaratabilirler.

Plasma hakkında daha fazla bilgi için Ethereum Plasma Nedir? makalemizi okuyabilirsiniz.


Ethereum rollup'ları nelerdir?

Rollup'lar işlemleri ana blockchainden dışarı taşımayı hedeflemeleriyle Plasma'ya benzerlik gösterir. Peki çalışma mekanizmaları nedir? 

Ana zincir üzerindeki tek bir kontrat ikincil zincirdeki tüm fonları tutar ve bu zincirin mevcut durumuna dair kriptografik bir ispat bulundurur. Mainnet sözleşmesiyle bağlanmış ikincil zincirdeki operatörler mevcut duruma dair yalnızca geçerli değişimlerin mainnet sözleşmesine geçirilmesini sağlar. Ana fikir, bu durumun zincir dışında korunmasıyla verilerin blockchain üzerinde saklanmasına gerek olmamasıdır. Rollup'ları Plasma'dan ayıran başlıca fark ise işlemlerin ana zincire gönderilme şeklidir. Özel bir işlem türü kullanılarak çok sayıda işlem “roll up edilir” (bir araya getirilir) ve Rollup blok adlı özel bir blok oluşturulur.   

İki çeşit rollup vardır: Optimistic ve ZK Rollup. Her ikisi de durum değişiminin doğruluğunu farklı yollardan garanti altına alır. 

ZK Rollup'ları işlemleri sıfır-bilgi ispatı adlı bir kriptografik doğrulama yöntemini kullanarak gönderir. Kullanılan yöntemin tam olarak adı zk-SNARK'tır. Yöntemin nasıl çalıştığına dair tüm ayrıntılardan burada bahsetmeyeceğiz fakat rollup'lar için kullanılma yöntemi şu şekildedir: Zk-SNARK'lar ile farklı partiler bir bilginin kendilerinde olduğunu bilginin kendisini açığa çıkarmadan birbirlerine ispat edebilir.  

ZK Rollup'larında bu bilgi ana zincire gönderilen durum değişimleridir. Bunun başlıca avantajlarından biri sürecin neredeyse anında gerçekleşmesidir ve yanıltma amaçlı durum gönderimleri yapmak imkansızdır.

Optimistic Rollup'lar daha fazla esneklik için ölçeklenebilirlikten kısmen ödün verir. Optimistic Sanal Makinesi (OVM) adlı bir sanal makine kullanılarak akıllı kontratların bu ikincil zincirlerde çalışması mümkün kılınır. Diğer yandan, ana zincire gönderilen durum değişiminin doğru olduğuna yönelik kriptografik bir ispat yoktur. Bu sorunu ortadan kaldırmak için kullanıcıların ana zincire gönderilen geçersiz blokları değerlendirmesine ve reddedebilmesine imkan tanıyan az bir gecikme bulunur. 


Ethereum Proof of Stake (PoS) nedir?

Proof of Stake (PoS), blok doğrulamak için Proof of Work'e alternatif bir yöntemdir. Bir Proof of Stake sisteminde, bloklar kazılmaz fakat basılır (mint) (bazen bu işleme oluşturma (forge) da denir). Madencilerin hash gücü için rekabet etmesi yerine, aday bloğun doğrulanması için belirli aralıklarla bir node (ya da doğrulayıcı) rastgele seçilir. Madenci, işlemi doğru şekilde yaparsa bu bloğun tüm işlem ücretlerini ve protokole bağlı olarak muhtelemen bir de blok ödülü alır.

Madenciliği kullanmadığı için Proof of Stake çevreye daha az zararlı olarak görülür. Doğrulayıcılar madenciler kadar çok enerji tüketmez ve blokları tüketici seviyesinde bir donanım ile oluşturabilir.

Ethereum'un ETH 2.0 kapsamında Casper adlı bir yükseltme ile PoW'dan PoS'a geçmesi planlanmıştır. Tam tarih henüz resmi olarak yayınlanmasa da ilk geçişin 2020'de gerçekleşmesi beklenmektedir.


Ethereum staking nedir?

Proof of Work protokollerinde ağın güvenliği madenciler tarafından sağlanır. Madenciler, çok fazla elektrik tüketeceği ve potansiyel ödülleri kaybetmeye neden olabileceği için hile yapmaz. Proof of Stake'de böyle bir oyun teorisi bulunmaz ve ağ güvenliğini garantiye almak için farklı kripto ekonomik önlemler uygulanır.

Dürüst olmayan girişimleri engelleyen faktör boşa harcanan enerji yerine fonları kaybetme riskidir. Doğrulayıcıların, doğrulama yapabilmeye uygun olmaları için ortaya bir stake (pay) (yani bir token bakiyesi) koyması gerekir. Stake, node'un hile yapmaya çalışması durumunda kaybedeceği ya da çalışmazsa veya çevrimdışı kalırsa yavaşça azalacak belirli bir ether tutarıdır. Fakat doğrulayıcı ek node'lar çalıştırmaya başlarsa, daha fazla ödül kazanmaya başlayabilir.


Ethereum üzerinde ne kadar ETH stake etmem gerekir?

Ethereum için tahmini minimum stake tutarı doğrulayıcı başına 32 ETH'dir. Bu tutar, %51 saldırısı girişimlerini son derece masraflı hale getirmek için özellikle böyle yüksek olarak belirlenmiştir.


Ethereum üzerinde ETH stake ederek ne kadar kazanabilirim?

Bu yanıtlaması basit bir soru değildir. Yanıt, koyduğunuz stake'e ama aynı zamanda ağ üzerinde stake edilen toplam ETH tutarına ve enflasyon oranına dayanır. Çok genel bir tahminle şu anki hesaplamalara göre yıllık %6 getiri beklenebilir. Bunun yalnızca bir tahmin olduğu ve gelecek zamanlarda değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır.


Stake ederken ETH'lerim ne kadar süreyle kilitlenir?

ETH'lerinizi doğrulayıcınızdan çekmeniz için bir sıra olacaktır. Eğer sıra yoksa minimum çekim süresi 18 saattir fakat bu süre belli bir zamanda kaç tane doğrulayıcının çekim yaptığına göre dinamik şekilde belirlenir.


ETH stake etmenin riski var mıdır?

Ağ güvenliğini sağlamaktan sorumlu bir doğrulayıcı olacağınız için göz önüne alınması gereken bazı riskler vardır. Eğer doğrulayıcı node'unuz uzun süreliğine çevrimdışı kalırsa yatırdığınız paranın önemli bir kısmını kaybedebilirsiniz. Ayrıca herhangi bir noktada yatırdığınız para 16 ETH'nin altına düşerse doğrulayıcı grubundan çıkarılırsınız.

Bunun yanı sıra daha sistemsel bir risk faktörü de göz önüne alınmalıdır. Proof of Stake daha önceden bu kadar büyük bir ölçekte uygulamaya konmadığı için bir noktada başarısız olup olmayacağı henüz kesin değildir. Yazılımda her zaman için yazılım hataları ve açıkları yer alacaktır ve bunun oldukça zararlı sonuçları olabilir, özellikle de milyarlarca dolarlık bir değer söz konusu olduğunda.





5. Bölüm - Ethereum ve Merkeziyetsiz Finans (DeFi)

İçerik


Merkeziyetsiz Finans (DeFi) Nedir?

Merkeziyetsiz Finans (ya da kısaca DeFi) finansal uygulamaları merkeziyetsiz hale getirmeyi amaçlayan bir akımdır. DeFi, internet bağlantısına sahip herkesin erişebileceği (izne dayalı olmayan) herkese açık, açık-kaynaklı blockchainler üzerinde geliştirilir. Milyarlarca kişiyi bu yeni, küresel finansal sisteme dahil etmenin en kritik öğesi budur. 

Büyüyen DeFi ekosisteminde kullanıcılar akıllı kontratlarla ve birbirleriyle eşler arası (P2P) ağlar ve Merkeziyetsiz Uygulamalar (DApp'ler) aracılığıyla etkileşim kurar. DeFi'nin önemli bir avantajı tüm bunları mümkün kılarkan bir yandan da kullanıcıların kendi fonlarının mülkiyetini kendi ellerinde tutabilmesine imkan tanımasıdır. 

En basit haliyle Merkeziyetsiz Finans (DeFi) hareketinin amacı mevcut finansal sistemin eksikliklerine sahip olamayan yeni bir finansal sistem yaratmaktır. Şu anda DeFi'nin büyük bir bölümü, yüksek seviyede merkeziyetsizliği ve sahip olduğu geniş geliştirici tabanı nedeniyle Ethereum üzerinde inşa edilmektedir.


Merkeziyetsiz Finans (DeFi) ne için kullanılabilir?

Bitcoin'in en önemli avantajlarından birinin ağın çalışması için merkezi bir partiye ihtiyaç duymaması olduğunu muhtemelen biliyorsunuzdur. Peki bunu temel fikrimiz olarak alıp üzerinde programlanabilir uygulamalar oluşturursak ne olur? DeFi uygulamaların potansiyeli işte budur: Merkezi koordinatörlerin ya da aracıların olmaması ve tek hata noktasının bulunmaması. 

Daha önce bahsettiğimiz gibi DeFi'nin en büyük avantajlarından biri açık erişimdir. Dünya üzerinde milyarlarca insanın herhangi bir türde finansal hizmete erişimi yoktur. Günlük işlerinizi finansal durumunuzdan tam olarak emin olmadan nasıl idare edebileceğinizi hayal edebiliyor musunuz? Milyarlarca insan hayatlarını bu şekilde sürdürür ve DeFi'nin hizmet etmeyi amaçladığı kitle de bu kişilerden oluşur.


Merkeziyetsiz Finans (DeFi) bir gün ana akım haline gelebilecek mi?

Tüm bunlar kulağa çok iyi gelse de neden DeFi dünyayı henüz ele geçirmedi? Aslında şu an için çoğu DeFi uygulaması kullanımı zor, hantal, sıkça arızalanan ve son derece deneysel haldedir. Görünen o ki bu ekosistemin yalnızca genel çerçevesini yaratmak bile son derece zordur, özellikle de dağıtılmış bir geliştirme ortamında.

DeFi ekosistemini inşa etmenin tüm zorluklarının üstesinden gelmek için yazılım mühendislerinin, oyun teorisi uzmanlarının, mekanizma tasarımcılarının ve diğer birçok kişinin önünde uzun bir yol var. Dolayısıyla, DeFi uygulamalarının ana akım haline gelip gelemeyeceğini bekleyip görmemiz gerekiyor.


Mevcut Merkeziyetsiz Finans (DeFi) uygulamaları nelerdir?

Merkeziyetsiz Finansın (DeFi) en popüler kullanım alanlarından biri sabit coinlerdir. En temelde sabit coinler değerleri itibari para gibi gerçek-dünya varlıklarına sabitlenmiş blockchain üzerindeki tokenlardır. Örneğin BUSD'nin değeri USD'ye sabitlidir. Bu tokenlara kullanım kolaylığı sunan ise blockchain üzerinde var oldukları için saklanmalarının ve transfer edilmelerinin çok kolay olmasıdır.

Bir diğer popüler uygulama ise borç vermedir. Fonlarınızı başkasına borç vermenize ve bunun karşılığında faiz getirisi elde etmenize imkan tanıyan birçok eşler arası (P2P) hizmet mevcuttur. Aslında bunu yapmanın en kolay yollarından biri de Binance Borç Verme'dir. Tek yapmanız gereken fonlarınızı borç verme cüzdanına aktarmanız ve hemen bir gün sonra faiz kazanmaya başlayabilirsiniz!

Fakat DeFi'nin en heyecan verici uygulamaları bir kategori altında toplanması zor olanlardır. Bunlara kullanıcıların benzersiz kripto koleksiyonluklarını ve diğer dijital ürünleri alıp satabileceği tüm eşler arası, merkeziyetsiz pazaryerleri dahil edilebilir. Ayrıca sentetik varlıkların yaratılması da bu sayede mümkün kılınabilir ve isteyen herkes değer sahibi neredeyse her şey için bir piyasa yaratabilir. Diğer kullanım alanlarının arasına tahmin piyasaları, türevler ve diğer birçok şey eklenebilir.


Ethereum üzerindeki Merkeziyetsiz Borsalar (DEX'ler)

Merkeziyetsiz Borsa (DEX) alım satımların doğrudan kullanıcı cüzdanları arasında gerçekleştiği bir alandır. Merkezi bir borsa olan Binance'te alım satım yaptığınızda fonlarınızı Binance'e gönderir ve platformun dahili sistemi üzerinden alım satım yaparsınız.

Merkeziyetsiz Borsalar farklıdır. Akıllı kontratların sayesinde doğrudan kripto cüzdanınızdan alım satım yaparak borsa hacklenmesi riskini ve diğer riskleri ortadan kaldırmış olursunuz.

Merkeziyetsiz borsalara iyi bir örnek Binance DEX'tir. Ethereum üzerinde yaratılmış diğer örnekler arasında Uniswap, Kyber Network ve IDEX yer alır. Bu borsaların büyük bir kısmı, maksimum güvenlik için doğrudan donanım cüzdanından alım satım yapmanıza bile imkan tanır.


Merkezi ve merkeziyetsiz borsalar

Merkezi ve merkeziyetsiz borsalar.


Yukarıda merkezi ve merkeziyetsiz borsaların farkını görebilirsiniz. Soldaki örnekte kullanıcılar arasında yapılan işlemlerin ortasında Binance'in yer aldığını görebilirsiniz. Yani eğer Alice Token A'yı Bob'un Token B'siyle takas etmek isterse öncelikle her ikisinin de varlıklarını borsaya yatırması gerekir. Takas gerçekleştikten sonra Binance bakiyeleri uygun şekilde tekrar düzenler.

Sağdaki örnekte ise merkeziyetsiz borsa gösterilmiştir. İşlemlerde üçüncü bir partinin yer almadığını görebilirsiniz. Bunun yerine Alice'in tokenı akıllı kontrat kullanılarak doğrudan Bob'un tokenı ile takas edilir. Kontratlar koşulları otomatik olarak uygulamaya koyduğu için hiçbir parti bir aracıya güvenmek zorunda kalmaz.

Şubat 2020 itibariyle Ethereum blockchaini üzerinde en çok kullanılan uygulamalar DEX'lerdir. Fakat bu borsaların işlem hacmi merkezi borsalara kıyasla hala düşüktür. Yine de DEX geliştiricileri ve tasarımcıları kullanıcı deneyimini kolaylaştırmanın bir yolunu bulursa, DEX'ler gelecekte merkezi borsalara rakip hale gelebilir.





6. Bölüm - Ethereum Ağına Katılmak

İçerik


Ethereum node'u nedir?

“Ethereum node'u”, Ethereum ağıyla bir yoldan etkileşim kuran bir programı tanımlamak için kullanılabilir. Bir Ethereum node'u basit bir mobil telefon cüzdan uygulamasından blockchainin tam kopyasını tutan bir bilgisayara kadar her şey olabilir.

Tüm node'lar bir noktada iletişim noktaları olarak çalışır fakat Ethereum ağında farklı node türleri yer alır.


Bir Ethereum node'u nasıl çalışır?

Bitcoin'in aksine Ethereum'un referans uygulama olarak kullandığı tek bir program yoktur. Bitcoin ekosisteminde başlıca node yazılımı olarak Bitcoin Core kullanılırken Ethereum'da Yellow Paper'a dayanan bireysel (fakat birbiriyle uyumlu) farklı programlar kullanılır. Popüler seçeneklerin arasında Geth ve Parity yer alır.


Ethereum tam node'ları

Blockchain verisini bağımsız olarak doğrulamanızı mümkün kılacak şekilde Ethereum ağıyla etkileşim kurabilmeniz için yukarıda bahsedilenler gibi bir yazılım kullanarak tam node olmanız gerekir. 

Yazılım diğer node'lardan blokları indirir ve dahil edilen işlemlerin doğru olup olmadığını doğrular. Bunun yanı sıra diğer eşlerle aynı bilgileri aldığınızı garanti altına almak için gerekli olan tüm akıllı kontratları da çalıştırır. Eğer her şey yolunda giderse her bir node blockchainin birebir bir kopyasına kendi makinesi üzerinde sahip olur.

Tam node'lar Ethereum'un çalışabilmesi için çok önemlidir. Dünyanın farklı yerlerine dağılmış çok sayıda node olmadan ağ, sansüre dayanıklılık ve merkeziyetsizlik özelliklerini kaybetmiş olur.


Ethereum hafif node'ları

Tam node olmanız ağın sağlığına ve güvenliğine doğrudan katılımda bulunmanıza imkan tanır. Fakat tam node olmak genellikle buna özel kullanılan ayrı bir makineyi ve ara sıra yapılan bakımları gerektirir. Tam node olamayan (ya da bunu tercih etmeyen) kullanıcılar için hafif node'lar daha iyi bir seçenek olabilir.

İsminden de anlaşılabileceği gibi hafif node'lar daha kompakttır – daha az kaynak gerektirir ve daha az yer tutarlar. Dolayısıyla telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi daha düşük özelliklere sahip cihazlar üzerinde çalıştırılabilirler. Fakat bu düşük gereklilikler aynı zamanda hafif node'ların kendi kendine tam anlamıyla yeterli olamamasına da neden olur. Blockchainle tam kapsamlı şekilde senkronize olamadıkları için gerekli bilgilerin kendilerine tam node'lar tarafından gönderilmesine ihtiyaç duyarlar.

Hafif node'lar satıcılar, hizmet sunucular ve kullanıcılar arasında popülerdir. Genellikle tam node'ların gereksiz ve çok masraflı olarak görüldüğü ödeme gönderme ve alma senaryoları için kullanılırlar.

Ethereum madencilik node'ları

Madencilik node'u, tam ya da hafif bir node olabilir. “Madencilik node'u” kavramı Bitcoin ekosistemindekiyle tam olarak aynı şekilde kullanılmaz fakat bu tip katılımcılar olduğundan da bahsetmek gereklidir.

Ethereum kazmak için kullanıcıların ek donanımlara ihtiyacı vardır. Genellikle bir madencilik teçhizatının kurulması gerekir. Bu teçhizatla kullanıcılar yüksek hızlarda veri hash etmek için çok sayıda GPU'yu (grafik işleme birimi) birbirine bağlayabilir.

Madencilerin iki seçeneği vardır: bireysel madencilik ya da bir madencilik havuzuna katılmak. Bireysel madencilik madencinin bloklar yaratmak için yalnız çalıştığı anlamına gelir. Eğer başarılı olursa madencilik ödülünü kimse ile paylaşması gerekmez. Bunun aksine kullanıcı madencilik havuzuna katılırsa kendi hash gücünü diğer kullanıcılarla birleştirir. Böylece bir blok bulma olasılığı artar ama madencilik ödülünün de havuzun diğer üyeleriyle paylaşılması gerekir.


Bir Ethereum node'u nasıl çalıştırılır?

Blockchainlerin en güzel özelliklerinden biri erişime açık olmalarıdır. Yani, herkes bir Ethereum node'u olabilir, işlemleri ve blokları doğrulayarak ağı güçlendirebilir. 

Bitcoin'de olduğu gibi tak çalıştır Ethereum node'ları satan birçok şirket vardır. Bir node alıp hemen çalıştırmaya başlamak isterseniz bu en iyi seçenek olabilir fakat sağlanan kullanım kolaylığı karşısında biraz daha yüksek bir ödeme yapmanız gerekir.

Daha önce bahsettiğimiz gibi Ethereum'da Geth ya da Parity gibi farklı node yazılımı uygulamaları mevcuttur. Eğer kendi node'unuzu çalıştırmak isterseniz, kullanmak istediğiniz uygulamanın kurulum süreci hakkında bilgi edinmeniz gerekir.

Arşiv node'u isimli özel bir node türünden çalıştırmak istemiyorsanız Ethereum tam node'u olmak için tüketici sınıfı bir dizüstü bilgisayar yeterli olacaktır. Aynı zamanda günlük bilgisayarınızı kullanmamanız önerilir çünkü makine önemli ölçüde yavaşlayabilir. 

Kendi node'unuzu çalıştırmanızın en iyi yolu her zaman çevrimiçi olabilecek cihazlar kullanmanızdır. Eğer node'unuz çevrimdışı kalırsa, tekrar çevrimiçi olduğunda ağla senkronize olması oldukça uzun sürebilir. Dolayısıyla en iyi çözüm, kurması ve çalıştırmaya devam etmesi ucuz olan cihazları seçmektir. Örneğin bir hafif node Raspberry Pi üzerinden bile çalıştırılabilir.


Ethereum üzerinde nasıl madencilik yapılır?

Ağ yakın zaman içinde Proof of Stake'e geçeceği için Ethereum üzerinde madencilik yapmak güvenli bir uzun vadeli yatırım değildir. Bu geçişin gerçekleşmesinin ardından Ethereum madencileri ekipmanlarını muhtemelen başka bir ağ için kullanmaya başlayacak ya da satacaktır.

Ethereum madenciliğine yine de katılmak isterseniz, GPU'lar ya da ASIC'ler gibi özel donanımlara ihtiyacınız vardır. Kar elde etmek istiyorsanız muhtemelen özel tasarlanmış bir madencilik teçhizatı edinmeli ve elektriğe ucuz şekilde erişebilmelisiniz. Buna ek olarak bir Ethereum cüzdanı kurmalı ve bunu kullanmak için madencilik yazılımını yapılandırmalısınız. Bunların tamamı önemli miktarlarda zaman ve maddi yatırım gerektirir, dolayısıyla bu tarz zorluklarla baş etmeye hazır olup olmadığınızı dikkatle değerlendirmeniz önerilir. 


Ethereum ProgPoW nedir?

ProgPoW, Programatik Proof of Work anlamına gelir. GPU'ları ASIC'lerle daha rekabet edebilir hale getirmek için Ethereum madencilik algoritması Ethash için ortaya atılmış bir uzantıdır. 

ASIC'e dayanıklılık yıllardır Bitcoin ve Ethereum topluluğunda sıkça tartışılan bir konudur. Bitcoin örneğinde ağdaki madencilik gücünün hakimiyeti ASIC'lerdedir

Fakat Ethereum'da da ASIC'ler kullanılmasına karşın yaygınlıkları çok daha azdır – madencilerin büyük bölümü hala GPU'ları kullanır. Fakat gitgide daha çok şirketin Ethereum ASIC madencilerini piyasaya sürmesiyle bu durum yakında değişebilir. Peki ASIC'ler neden bir sorun teşkil edebilir? 

Öncelikle ASIC'ler ağın merkeziyetsizliğini önemli ölçüde azaltabilir. Eğer GPU madencileri kar elde edemez ve madencilik operasyonlarını kapatmak zorunda kalırsa hash gücü yalnızca birkaç madencinin eline geçebilir. Dahası, ASIC çiplerini geliştirmek masraflıdır ve bunu yapabilecek beceri ve kaynak yalnızca birkaç şirkette bulunur. Bu durum da Ethereum madencilik sektörünün az sayıda şirketin elinde merkezileşmesi potansiyeli yaratarak üretim cephesinin tekele alınması riskini doğurur.

ProgPow'un entegrasyonu 2018 yılından bu yana tartışma konusudur. Bazıları bunun Ethereum ekosistemi için sağlıklı olduğunu düşünürken diğerleri bir hard fork'a neden olması potansiyeli yüzünden fikre karşı çıkar. Yakında Proof of Stake'e geçilmesiyle ProgPow'un ağda kullanıma sokulup sokulmayacağı halen belirsizdir.


Ethereum yazılımını kim geliştiriyor?

Bitcoin gibi Ethereum da açık kaynaklıdır. Protokolün geliştirilmesine ya da protokol üzerinde uygulama inşa edilmesine herkes katkıda bulunabilir. Şu anda Ethereum, blockchain dünyasının en büyük geliştirici topluluğuna sahiptir.

Andreas Antonopoulos ve Gavin Wood'un Ethereum'da Uzmanlaşma ve Ethereum.org'un Geliştirici Kaynakları gibi kaynaklar katılımcı olmak isteyen geliştiriciler için çok iyi birer başlangıç noktasıdır. 


Solidity nedir?

Akıllı kontratlar ilk olarak 1990'larda ortaya atılmıştır fakat blockchain üzerinde kullanılabilir hale getirilebilmeleri için tamamen yeni zorlukların üstesinden gelinmesi gerekmiştir. Solidity 2014 yılında Gavin Wood tarafından ortaya atılmış ve o zamandan bu yana Ethereum üzerinde akıllı kontrat geliştirmek için başlıca programlama dili olmuştur. Sözdizimsel anlamda Java, JavaScript ve C++'a benzerlik gösterir.

En temelde Solidity, geliştiricilerin Ethereum Sanal Makinesi (EVM) tarafından anlaşılabilecek talimatlara bölünebilecek kodlar yazmasını mümkün kılar. Nasıl çalıştığı hakkında daha fazla bilgi için Solidity GitHub iyi bir başlangıç noktasıdır.

Bununla birlikte Solidity, Ethereum geliştiricilerinin kullanabileceğini tek dil değildir. Bir diğer popüler seçenek ise sözdizim anlamında Python'a çok benzeyen Vyper'dır.