Temel Analiz (FA) Nedir?
HomeArticles

Temel Analiz (FA) Nedir?

Başlangıç Seviyesi
1mo ago
10m

İçerik


Giriş

Söz konusu alım satım yapmak olduğunda, ister yüzyıldır var olan hisse senetleriyle ister yeni ortaya çıkan kripto paralarla ilgileniyor olun işin mutlak bir bilimi yoktur. Ya da varsa bile, Wall Street'in en başarılı isimleri formülü sır olarak saklama konusunda başarılıdır.

Bunun yerine elimizde, yatırımcılar ve alım satım yapanlar tarafından kullanılan birçok araç ve yöntem bulunur. Bu teknikler genel anlamda iki kategoriye ayrılabilir: temel analiz (FA) ve teknik analiz (TA).

Bu makalede, temel analizin başlıca öğelerini inceleyeceğiz.


Temel analiz nedir?

Temel analiz, yatırımcılar ve alım satım yapanlar tarafından varlıkların ya da şirketlerin içsel değerini belirlenmek amacıyla kullanılan yöntemdir. Bu değerlemeyi doğru şekilde yapılabilmeleri için bir varlığın ya da şirketin aşırı mı yoksa düşük mü değerlendiğini belirlemek üzere iç ve dış etmenleri ayrıntısıyla incelemeleri gerekir. Vardıkları sonuç, iyi kazanç getirecek bir strateji belirlemelerine yardımcı olabilir.

Örneğin, bir şirketle ilgileniyorsanız, şirketin finansal sağlığı hakkında fikir sahibi olmak için ilk olarak kazancını, bilançosunu, finansal tablolarını ve nakit akışını incelemek isteyebilirsiniz. Daha sonra bir kademe yukarı çıkarak şirketin faaliyet gösterdiği piyasayı ya da sektörü değerlendirebilirsiniz. Rakipleri kimler? Şirketin hedef müşteri kitlesi kimlerden oluşuyor? Erişimini genişletiyor mu? Hatta, faiz oranları ve enflasyon gibi ekonomik öğeleri dikkate alabilmek için bir kademe daha yukarı çıkabilirsiniz.

Yukarıda bahsettiğimiz aşağıdan yukarıya olarak bilinen yaklaşımdır: ilgilendiğiniz bir şirketle başlarsınız ve şirketin daha geniş kapsamda ekonomi içindeki yerini anlamak için yukarı doğru ilerlersiniz. Fakat, önce büyük resmi incelediğiniz ve daha sonra tercihlerinizi daralttığınız bir yukarıdan aşağıya yaklaşımı da benimseyebilirsiniz.

Bu tür analizde asıl amaç tahmini bir hisse fiyatı belirlemek ve bunu mevcut fiyatla kıyaslamaktır. Eğer tahmini fiyat, mevcut fiyattan yüksekse hisse senedinin düşük değerlemeye sahip olduğu sonucuna varabilirsiniz. Tahmini fiyat, piyasa fiyatından düşükse bu durumda aşırı değerlemede olduğunu varsayabilirsiniz. Analizinizden elde ettiğiniz veriler sayesinde, bu şirketin hisse senetlerini almak ya da satmak konusunda bilgiye dayalı kararlar verebilirsiniz.


Temel analiz (FA) ve teknik analizin (TA) farkı

Kripto paraforex ya da hisse senedi piyasalarına yeni girmiş olan yatırımcılar ve alım satım yapan kişiler hangi yaklaşımı benimseyecekleri konusunda çoğu zaman kafa karışıklığı yaşar. Teknik analiz ve temel analiz birbirinden taban tabana zıttır ve farklı şeyleri analiz etmek için son derece farklı yöntemler kullanır. Fakat buna rağmen, her ikisi de alım satıma yönelik veri sunar. Peki o zaman hangisi daha iyidir?

Aslında, bu iki yöntemin size neler sunduğunu sorgulamak daha mantıklıdır. Temel analiz yapanlar, en temelde bir hisse senedinin fiyatının bu hisse senedinin gerçek değerini yansıtmayabileceğine inanır ve yatırım kararlarını bu ideolojiye dayanarak belirler.

Bunun aksine teknik analiz yapanlar, gelecekteki fiyat hareketlerinin geçmiş fiyat hareketleri ve hacim verisiyle bir şekilde tahmin edilebileceğine inanır. Dış etmenleri incelemek yerine fiyat grafiklerine, formasyonlara ve piyasa trendlerine odaklanırlar. Pozisyonlara girmek ve pozisyonlardan çıkmak için ideal noktaları belirlemeyi amaçlarlar.

Etkin piyasalar hipotezinin (EPH) savunucuları, teknik analiz (TA) ile tutarlı şekilde piyasanın üzerinde başarı göstermenin imkansız olduğuna inanır. Teori, finansal piyasaların varlıklar hakkında bilinen tüm bilgileri temsil ettiğini (finansal piyasaların “rasyonel” olduğunu) ve tarihsel verilerin halihazırda piyasaya yansımış olduğunu savunur. EPH'nin “zayıf” versiyonları temel analizi geçersiz saymaz, fakat “güçlü” versiyonları en ayrıntılı araştırmalarla bile rakipler karşısında avantaj sağlamanın imkansız olduğunu iddia eder.

Hem temel hem de teknik analiz farklı alanlara yönelik değerli içgörüler sunduğu için birinin diğerinden daha iyi bir strateji olduğunu söylemek mümkün değildir. Bazı kişiler belirli bir alım satım stilini kullanmayı tercih ederken, çoğu kişi daha büyük resmi görebilmek için bu iki analiz yönteminin bir kombinasyonunu kullanır. Bu durum, hem kısa hem de uzun vadeli yatırımlar için geçerlidir.


Temel analizde içgörü edinmek için mum grafiklerMACD ya da RSI incelenmez, bunun yerine temel analize özel birkaç gösterge kullanılır. Bu bölümde bazı popüler göstergelerden bahsedeceğiz.


Hisse başına kar (HBK)

Hisse başına kar, şirket karlılığının tanınmış bir ölçütüdür ve şirketin her bir hisseden ne kadar kar elde ettiğini gösterir. HBK, aşağıdaki formülle hesaplanır:

(net gelir - rüçhanlı hisse senetlerindeki kar payı) / toplam hisse sayısı


Bir şirketin kar payı ödemediğini ve karının 1 milyon USD olduğunu varsayalım. 200.000 hisse senedi çıkarıldıysa formül bize HBK'nin 5 USD olduğunu verir. Bu hesaplama karmaşık değildir, ama potansiyel yatırımlar konusunda bazı içgörüler sunabilir. Daha yüksek (ya da artmakta olan) HBK'ye sahip şirketler genellikle yatırımcılar için daha ilgi çekicidir.

Bazı kişiler, toplam hisse sayısını artıracak etmenleri de dikkate aldığı için seyreltilmiş hisse başına karı tercih eder. Örneğin hisse senedi opsiyonlarında, çalışanlara şirket hisse senetlerinden satın alma opsiyonu sunulur. Bunun sonucunda net gelirin bölüneceği daha fazla sayıda hisse olacağından seyreltilmiş HBK değerinin HBK'ye kıyasla daha düşük olması beklenir.

Tüm göstergelerde olduğu gibi hisse başına kar da, ileriye yönelik yatırımların değerini belirlemek için kullanılan tek ölçüt olmamalıdır. Bununla birlikte HBK, diğer göstergelerle birlikte kullanıldığında faydalı bir araçtır.


Fiyat kazanç (F/K) oranı

Fiyat kazanç oranı (ya da kısaca F/K oranı) bir şirketin hisse fiyatlarını HBK'siyle kıyaslayarak bu şirketin değerini belirler. Şu formülle hesaplanır:

hisse fiyatı / hisse başına kar


Bir önceki örnekteki HBK'si 5 USD olan şirketi tekrar kullanalım. Her bir hissenin 10 USD'den işlem gördüğünü varsayarsak, F/K oranı olarak 2 elde ederiz. Bu ne anlama gelir? Aslında bu sorunun yanıtı büyük oranda diğer araştırmalarımızın ne gösterdiğine dayanır. 

Çoğu kişi fiyat kazanç oranını bir hisse senedinin aşırı değerlemede mi (oran daha yüksekse) yoksa düşük değerlemede mi (oran daha düşükse) olduğunu belirlemek için kullanır. Elde edilen sayıyı benzer şirketlerin F/K oranları ile kıyaslayarak değerlendirmek iyi bir fikirdir. Fakat yine bu kural da her zaman için geçerli değildir, dolayısıyla F/K oranını diğer kalitatif ve kantitatif analiz teknikleriyle birlikte kullanmak en iyisidir.


Piyasa değeri defter değeri (PP/DD) oranı

Piyasa değeri defter değeri oranı (piyasa değeri-özkaynak ya da PD/Ö oranı olarak da bilinir) yatırımcıların şirketleri defter değerlerine göre nasıl değerlediğini gösterir. Defter değeri, şirketin finansal raporlarında (tipik olarak varlıklar eksi yükümlülükler) belirtilen değeridir. Hesaplama şu şekilde yapılır:

hisse başına fiyat / hisse başına defter değeri


Önceki örneklerde kullandığımız şirketimize tekrar dönelim. 500.000 USD defter değerine sahip olduğunu varsayalım. Her bir hisse senedi 10 USD'den işlem görüyor ve 200.000 hisse senedi var. Bu durumda hisse başına defter değerimiz 500.000 USD/200.000 yani 2,5 USD olur.

Sayıları formüle girersek, 10 USD/2,5 USD bize piyasa değeri defter değeri oranının 4 olduğunu gösterir. Yüzeyde bu çok iyi bir sonuç değildir. Hisselerin, şirketin kağıt üzerindeki değerinin dört katı fiyattan işlem gördüğünü söyler. Piyasanın, muhtemelen çok büyük bir büyüme bekleyerek şirketi aşırı değerlediğini gösterebilir. 1'in altında bir oran elde etseydik bu sonuç bize şirketin değerinin piyasanın şu anda ona tanıdığı değerden daha yüksek olduğunu gösterirdi.

Piyasa değeri defter değeri oranın bir kısıtlaması, bu oranın “varlık odaklı” şirketleri değerlendirilmek için daha uygun olmasıdır. Az sayıda fiziksel varlığa sahip şirketlerin değerini iyi bir şekilde temsil etmeyebilir.


Fiyat kazanç/beklenen büyüme (PEG) oranı

Fiyat kazanç/beklenen büyüme oranı (PEG) fiyat kazanç oranının bir uzantısıdır ve büyüme oranlarını da dikkate alarak F/K oranının kapsamını genişletir. Aşağıdaki formül kullanılır:

fiyat kazanç oranı / beklenen büyüme oranı


Beklenen büyüme oranı, belirli bir zaman aralığı içinde şirketin kazançlarının tahmin edilen büyümeye oranıdır. Bu değer yüzde olarak ifade edilir. Daha önce bahsettiğimiz şirketin önümüzdeki beş yıl içinde ortalama büyümesinin %10 olacağını tahmin ettiğimizi varsayalım. Fiyat kazanç oranını (2) 10'a bölerek 0,2'lik bir oran elde ederiz.

Bu oran, gelecekteki büyümeyi de hesaba kattığımızda şirket değerlemesinin oldukça düşük olduğunu gösterdiği için bu şirketin iyi bir yatırım olabileceği fikrini verir. 1'den düşük bir orana sahip tüm şirketler genel anlamda düşük değerlenmeye sahiptir. 1'den yüksek olanların ise aşırı değerlenmiş olduğu kabul edilebilir.

Birçok kişi, P/E'nin dışarıda bıraktığı oldukça önemli bir değişkeni dahil ettiği için PEG oranını P/E'ye kıyasla tercih eder.


➟ Kripto para dünyasına girmek mi istiyorsunuz? Binance'ten Bitcoin satın alabilirsiniz!


Temel analiz ve kripto paralar

Yukarıda bahsettiğimiz ölçütleri kripto paralara uyarlamak pek mümkün değildir. Bunun yerine, bir projenin finansal kapasitesini ölçmek için başka faktörleri inceleyebilirsiniz. Bir sonraki bölümde kripto para alım satımı yapanların kullandığı birkaç göstergeden bahsedeceğiz.


Ağ değeri işlem hacmi (NVT) oranı

Çoğu zaman P/E oranının kripto para piyasalarındaki dengi olarak kabul edilen NVY oranı hızla, kripto temel analizinin başlıca öğelerinden biri haline gelmiştir. Aşağıdaki formülle hesaplanır:

ağ değeri / günlük işlem hacmi


NVT, belirli bir ağın değerini bu ağ üzerindeki işlemlerin değerine dayanarak belirlemeye çalışır. İki projemiz olduğunu varsayalım: Coin A ve Coin B. Her ikisinin de piyasa değeri 1.000.000 USD. Fakat, Coin A'nın günlük işlem hacmi değeri 50.000 USD'yken Coin B'ninki 10.000 USD.

Coin A'nın NVT oranı 20 ve Coin B'nin NVT oranı 100 olur. Genel anlamda, düşük NVT oranına sahip varlıklar düşük değerlenmiş, daha yüksek orana sahip olanlar ise aşırı değerlenmiş olarak kabul edilir. Bu durumda Coin A'nın, Coin B'ye kıyasla düşük değerlendiği sonucu çıkarılabilir.


Aktif adresler

Bazı kişiler, bir ağın ne kadar kullanıldığını ölçebilmek için ağ üzerindeki aktif adreslerin sayısını inceler. Tek başına güvenilir bir gösterge olmasa da (bu ölçüt üzerinde oynama yapılabilir), ağın etkinliğine yönelik bilgiler sunabilir. Bu bilgiyi, belirli bir dijital varlığın gerçek değerlemesini hesaplarken denkleme ekleyebilirsiniz.


Fiyat madencilik başabaş oranı

Fiyat madencilik başabaş oranı, ağ katılımcıları tarafından madenciliği yapılan Proof of Work coinlerini değerlemek için bir ölçüttür. Madencilik sürecine ilişkin elektrik ve donanım masraflarını dikkate alır.

coin piyasa fiyatı / bir coin için madencilik masrafı


Fiyat madencilik başabaş oranı bir blockchain ağının mevcut durumu hakkında birçok bilgi sunabilir. Başabaş, bir coin için madencilik masrafını ifade eder. Örneğin, bu değer 10.000 USD ise bu durumda madenciler yeni bir birim oluşturmak için tipik olarak 10.000 USD harcıyor olur.

Coin A'nın 5.000 USD'den, Coin B'nin 20.000 USD'den işlem gördüğünü ve her ikisinin de 10.000 USD'lik başabaş noktasına sahip olduğunu varsayalım. Coin A'nın oranı 0,5 ve Coin B'nin oranı 2 olacaktır. Coin A'nın oranı 1'in altında olduğu için, madencilerin coin çıkarırken zarar ettiğini gösterir. Coin B için madencilik ise harcanan her 10.000 USD için 20.000 USD kazanılacağından karlıdır.

Teşvikler nedeniyle oranın zamanla 1'e yaklaşması beklenir. Coin A için zararına madencilik yapanlar fiyat yükselmediği takdirde ağı terk edecektir. Coin B'nin sunduğu ödüller ilgi çekicidir, dolayısıyla sunulan avantajlardan faydalanmak için ağ karlılığını kaybedene kadar daha fazla sayıda madencinin bu ağa katılması beklenebilir.

Bu göstergenin ne kadar etkili olduğu tartışmalıdır. Yine de, bir varlığın genel değerlendirmesini yaparken dikkate alabileceğiniz madencilik ekonomisi üzerine fikir verebilir.


Whitepaper, ekip ve yol haritası

Kripto paraların ve tokenların değerini belirlemenin en popüler yöntemlerinden biri de eski usül proje incelemeleridir. Whitepaper'ı okuyarak bir projenin hedeflerini, kullanım alanlarını ve teknolojisini anlayabilirsiniz. Ekip üyelerinin geçmiş deneyimleri, ürünü geliştirme ve ölçeklendirme becerilerine yönelik fikir verebilir. Son olarak yol haritası projenin hedefi yönünde ilerleme kaydedip kaydetmediğini gösterebilir. Projenin önemli hedefleri yerine getirme olasılığını belirlemek için ek araştırmalar da kullanılabilir.


Temel analizin artıları ve eksileri

Temel analizin artıları

Temel analiz şirketleri değerlendirmek için teknik analizin rekabet edemeyeceği ölçüde güçlü bir yöntemdir. Dünya genelinde yatırımcılar için farklı kalitatif ve kantitatif etmenleri incelemek herhangi bir alım satıma yönelik önemli bir başlangıç noktasıdır.

Denenmiş ve test edilmiş tekniklere ve kullanıma hazır şirket verilerine dayandığı için herkes temel analiz yapabilir. Ya da en azından geleneksel piyasalar için durum budur. Fakat, kripto paralarda (hala küçük bir sektördür) veri her zaman kullanıma hazır olmayabilir ve varlıklar arasındaki korelasyonun yüksek olması FA'nın yeteri kadar etkili olamayabileceği anlamına gelir.

Teknik analiz doğru şekilde yapılırsa şu anda düşük değerlenmiş ve değerinin zamanla yükselmesi olası hisse senetlerini belirlemek için bir temel sunar. Warren Buffet ve Benjamin Graham gibi en başarılı yatırımcılar, şirketler hakkında böyle derinlemesine araştırmaların çok başarılı sonuçlar ortaya koyabileceğini tekrar tekrar göstermiştir.


Temel analizin eksileri

Temel analiz yapmak kolaydır, fakat iyi temel analiz yapmak zordur. Bir hisse senedinin “içsel değerini” belirlemek, sayıları bir formüle girmenin ötesinde çok daha fazla çalışma gerektiren zaman alıcı bir süreçtir. Değerlendirilmesi gereken birçok etmen vardır ve bunu etkin şekilde yapabilmeyi öğrenmek zaman alıcı ve zorlayıcı olabilir. Dahası, temel analiz uzun vadeli yerine kısa vadeli alım satımlar için daha uygundur.

Bu tip analiz, teknik analizin belirleyebileceği kuvvetli piyasa güçlerini ve trendleri de gözden kaçırabilir. Ekonomist John Maynard Keynes'in dediği gibi: 

Piyasa, mali bakımdan güçlü kalabileceğinizden daha uzun bir süre boyunca irrasyonel kalmayı sürdürebilir.

Düşük değerlenmeye sahip gibi gözüken (her ölçütte) hisse senetlerinin değerinin gelecekte yükselmesi garanti değildir.


Son düşünceler

Temel analiz, en başarılı bazı yatırımcıların çok güvendiği köklü bir uygulamadır. Yatırımcılar bir strateji geliştirerek hisse senetlerinin, kripto paraların ve diğer varlıkların gerçek değerini daha iyi belirlemekle kalmaz, aynı zamanda şirketleri ve sektörleri bir bütün olarak daha iyi anlayabilir.

Temel analiz, teknik analizle birleştiğinde yatırımcılara ve alım satım yapanlara hangi varlıklardan ve şirketlerden kar elde edilebileceğine yönelik geniş kapsamlı bilgiler sunabilir. Hem geleneksel hem de kripto para piyasalarındaki birçok kişi FA ve TA'yı birlikte kullanmayı tercih eder.

Fakat, kripto paraların henüz yeni gelişmekte olduğu dikkate alındığında FA'nin daha az etkin bir yöntem olabileceğine dikkat etmeniz gerekir. Her zaman Kendi Araştırmanızı Yapın ve güçlü bir risk yönetimine sahip olduğunuzdan emin olun.


➟ Temel Analiz hakkında sorularınız mı var? Topluluğumuzla sorularınız üzerine sohbet etmek için Academy'ye Sor'u ziyaret edebilirsiniz!