Kripto Para Temel Analiz Rehberi
Kripto Para Temel Analiz Rehberi
Ana sayfaMakaleler

Kripto Para Temel Analiz Rehberi

Orta Seviye
3mo ago
14m

Kısa Özet

Kripto temel analizi, bir finansal varlık hakkındaki mevcut bilgileri derinlemesine incelemeyi içerir. Örneğin, bu varlığın kullanım alanlarını, varlığı kullanan kişi sayısını ya da projenin arkasındaki ekibi inceleyebilirsiniz.

Hedefiniz, varlığın değerlemesinin aşırı mı yoksa düşük mü olduğuna yönelik bir sonuca varmaktır. Edindiğiniz içgörüleri bu aşamada, alım satım pozisyonlarınızı yönetmek için kullanabilirsiniz.


Giriş

Kripto paralar kadar oynak varlıklarla alım satım yapmak beceri gerektirir. Bir strateji belirlemek, alım satımın büyük dünyasını anlamak, teknik ve temel analizde uzmanlaşmak, öğrenme eğrisi olan uygulamalardır.
Söz konusu teknik analiz olduğunda, geleneksel finans piyasalarında edinilen deneyimlerden kripto dünyasında da faydalanılabilir. Kripto alım satımı yapan birçok kişi, Forex, hisse senedi ve emtia alım satımında yer alan teknik göstergeleri kullanır. RSI, MACD ve Bollinger Bantları gibi araçlar, işlem yapılan varlıktan bağımsız olarak piyasanın davranışlarını tahmin etmeye çalışır. Dolayısıyla bu teknik analiz araçları, kripto para dünyasında da son derece popülerdir.

Kripto para temel analizindeki yaklaşım, geleneksel piyasalarda kullanılana benzer olsa da denenmiş ve test edilmiş araçları kripto varlıkları değerlendirmek için kullanmak tam olarak mümkün değildir. Kripto paralarda doğru bir şekilde temel analiz yapabilmek için bu varlıkların değerinin neye dayandığını anlayabilmemiz gerekir.

Bu makalede, kendi göstergelerinizi oluşturabilmeniz için kullanabileceğiniz ölçütleri açıklamaya çalışacağız.


Temel analiz (FA) nedir?

Temel Analiz (FA), bir varlığın ya da şirketin "içsel değerini" belirlemek için yatırımcılar tarafından kullanılan bir yaklaşımdır. Ana amaç, çok sayıda iç ve dış etmene bakarak bir varlığın ya da şirketin değerlemesinin aşırı mı yoksa düşük mü olduğunu belirlemektir. Daha sonra yatırımcılar, stratejik olarak pozisyonlara girmek ya da pozisyonlardan çıkmak için bu bilgiden faydalanır.

Teknik analiz (TA) de değerli alım satım verileri sunar ama buradan edinilen içgörüler farklıdır. TA kullanıcıları, varlıkların geçmiş performanslarına dayanarak gelecekteki fiyat hareketlerini tahmin edebileceklerine inanır. Bunu yapabilmek için mum grafik formasyonlarını belirler ve başlıca göstergeleri incelerler.
Geleneksel temel analistler genellikle, bir şirketin gerçek değerini anlayabilmek için bu şirkete yönelik ölçütleri inceler. Kullanılan göstergeler arasında hisse başına kar (şirketin her bir hisse senedinden ne kadar kar elde ettiği) ya da piyasa değeri/defter değeri oranı (yatırımcıların şirketi nasıl değerlediğine kıyasla şirketin defter değeri) yer alır. Bunu, belirli bir pazarda yer alan birkaç şirket için, örneğin muhtemel yatırımlarının diğerlerine kıyasla ne durumda olduğunu anlamak amacıyla yapabilirler.
Temel analizin temellerine yönelik daha kapsamlı bilgilere ulaşmak için Temel Analiz Nedir? makalemizi okuyabilirsiniz.


Kripto temel analizindeki sorun

Kripto para ağlarının, geleneksel şirketlerle aynı şekilde değerlendirilmesi pek mümkün değildir. Bilakis, Bitcoin (BTC) gibi daha merkeziyetsiz ürünler emtialara daha yakındır. Fakat daha merkezi kripto paralarla (örneğin organizasyonlar tarafından çıkarılanlar) bile geleneksel FA göstergeleri bize çok fazla bilgi veremez.

Dolayısıyla, dikkatimizi daha farklı çerçevelere yönlendirmemiz gerekir. Bu süreçteki ilk adım, güçlü ölçütleri belirlemektir. Güçlü derken, üzerinde oynama yapılması zor olan ölçütlerden bahsediyoruz. Örneğin, Twitter takipçilerinin ya da Telegram/Reddit kullanıcılarının sayısını iyi bir ölçüt olarak muhtemelen kabul edemeyiz çünkü sahte hesaplar yaratmak ya da sosyal medya üzerinde etkileşim satın almak oldukça kolaydır.

Değerlendirdiğimiz ağın tam bir resmini bize sunabilecek tek bir ölçüt olmadığını belirtmek de önemlidir. Bir blockchain üzerindeki aktif adres sayısına bakabilir ve bu sayının keskin bir yükselişte olduğunu görebiliriz. Fakat bu bilgi tek başına çok anlam ifade etmez. Tek bildiğimiz, tek bir kişinin her sefer yeni bir adres kullanarak kendi kendine para transferi yapıyor olabileceğidir.
İlerleyen bölümlerde, kripto temel analiz ölçütlerinin üç kategorisini inceleyeceğiz: zincir üstü ölçütler, proje ölçütleri ve finansal ölçütler. Bu liste tam kapsamlı olmayacak ama ileride daha fazla gösterge yaratabilmemiz için bize güçlü bir temel sunacak.


Zincir üstü ölçütler



Zincir üstü ölçütler, blockchain tarafından sunulan verilere bakılarak gözlemlenebilen ölçütlerdir. Bunu, istenilen ağ için bir node çalıştırarak ve daha sonra bu veriyi dışarı aktararak biz de yapabiliriz. Fakat bunu yapmak zaman alıcı ve pahalı olabilir, özellikle de yalnızca kendi yatırımımızla ilgileniyorsak ve bunun için zaman ya da kaynak harcamak istemiyorsak.
Daha doğrudan bir çözüm olarak, özellikle yatırım kararlarına yardımcı olma amacıyla tasarlanmış API'lardan ya da web sitelerinden bilgi alabiliriz. Örneğin, CoinMarketCap'in Bitcoin için zincir üstü analizi bize birçok bilgi verir. Diğer ek kaynaklar arasında ise Coinmetrics'in Veri Grafikleri ve Binance Research'ün proje raporları yer alır.


İşlem sayısı

İşlem sayısı, bir ağda gerçekleşen hareketlere yönelik iyi bir ölçüttür. Belirli zaman aralıkları için bu sayının bir grafiğini çıkararak (ya da hareketli ortalamaları kullanarak) hareketlerin zaman içinde nasıl değiştiğini görebiliriz.

Fakat bu ölçüte dikkatle yaklaşılması gerektiği unutulmamalıdır. Aktif adreslerdeki gibi işlem sayısında da tek bir kişinin zincir üstü etkinliği artırmak için kendi cüzdanları arasında fon transferi yapıp yapmadığından emin olamayız.


İşlem değeri

İşlem sayısıyla karıştırılmaması gereken işlem değeri, belirli bir zaman aralığı içinde ne kadar değerle işlem yapıldığını bize gösterir. Örneğin, aynı gün içinde her biri 50 USD değerinde toplam on Ethereum işlemi gönderildiyse günlük işlem değeri 500 USD'dir. Bunu, USD gibi bir itibari para cinsiyle ya da protokolün yerel birimiyle (ETH) ölçebiliriz.


Aktif adresler

Aktif adresler, belirli bir zaman aralığında aktif olan blockchain adresleridir. Bunu hesaplamaya yönelik yaklaşımlar farklılık gösterir, fakat popüler yöntemlerden biri belirli zaman aralıklarındaki (örn. günler, haftalar ya da aylar) her bir işlemin hem göndericisini hem de alıcısını saymaktır. Bazı kişiler, eşsiz adreslerin sayısını da kümülatif olarak inceler, yani adreslerin toplam sayısını zaman içinde takip eder.


Ödenen işlem ücretleri

Muhtemelen bazı kripto varlıklar için daha önemli olan işlem ücreti, bize blok alanına yönelik talep hakkında bilgi verir. Bunları bir açık artırmadaki teklifler olarak düşünebiliriz: kullanıcılar, işlemlerinin kısa süre içinde dahil edilmesi için birbirleriyle rekabet eder. Daha yüksek teklif verenlerin işlemleri daha kısa sürede onaylanırken (kazılırken) düşük teklif verenlerin daha uzun bir süre boyunca beklemesi gerekir.
Zamanla azalan emisyon yapılarına sahip kripto paralar için bu ölçütü incelemek ilgi çekicidir. Büyük Proof of Work (PoW) blockchainleri bir blok ödülü sunar. Bazı zincirlerde bu ödül, blok ödeneği ve işlem ücretlerinden oluşur. Blok ödeneği belirli aralıklarla azaltılır (Bitcoin yarılanması gibi etkinliklerle).

Madencilik masrafı zamanla artma eğiliminde olduğu ama blok ödeneği zamanla azaldığı için işlem ücretlerinin artması gerekecektir. Aksi takdirde, madenciler kayba uğrar ve ağdan ayrılmaya başlar. Bu da zincir güvenliğine zarar verir.


Hash oranı ve stake edilen tutar

Günümüzde blockchainler, her biri kendine has mekanizmalara sahip farklı birçok mutabakat algoritması kullanır. Bunların ağın güvenliğinde çok önemli bir rolü olduğu düşünüldüğünde, bu mutabakatlara yönelik verileri incelemek temel analiz için çok değerlidir.

Hash oranı, Proof of Work kripto paralarda ağ sağlığını ölçmek için yaygın olarak kullanılan ölçütlerden biridir. Hash oranı ne kadar yüksek olursa, bir %51 saldırısı gerçekleştirmek de o kadar zordur. Fakat hash oranının zamanla artması, muhtemelen düşük masraf ve daha yüksek kar nedeniyle madenciliğe yönelik ilginin arttığını da gösterebilir. Bunun aksine hash oranının azalması, madencilerin çevrimdışı kaldığını çünkü ağın güvenliğini sağlamanın artık onlar için karlı olmadığını işaret eder.

Madenciliğin toplam maliyetini etkileyen etmenler arasında varlığın güncel fiyatı, işlem sayısı ve ödenen işlem ücretleri yer alır. Tabi ki, doğrudan madenciliğe yönelik masraflar da (elektrik, hesaplama gücü) dikkate alınması gereken önemli etmenlerdir.

Staking de (örneğin Proof of Stake), PoW madenciliğine benzer bir oyun teorisine sahip olan ilgili bir diğer kavramdır. Fakat kullandığı mekanizmalar anlamında farklı bir şekilde çalışır. Ana fikir, kullanıcıların blok doğrulamada katılımcı olabilmeleri için kendi birikimlerini stake etmesidir. Dolayısıyla, ilginin miktarını ölçmek için belirli bir zaman aralığı içinde stake edilen tutarı inceleyebiliriz.


Proje ölçütleri



Zincir üstü ölçütler, gözlemlenebilir blockchain verileriyle ilgilenirken, proje ölçütleri ise ekibin performansı (eğer bir ekip varsa), whitepaper ve yol haritası gibi etmenleri dikkate alan kalitatif bir yaklaşım sergiler.


Whitepaper

Yatırım yapmadan önce projenin whitepaper'ını mutlaka okumanızı öneririz. Whitepaper bize, kripto para projesinin genel bir özetini sunan teknik bir dökümandır. İyi bir whitepaper, ağın hedeflerini belirlemeli ve bize şu konularda içgörüler sunmalıdır:

  • Kullanılan teknoloji (açık kaynaklı mı?)
  • Hizmet etmeyi amaçladığı kullanım alanı ya da alanları
  • Yükseltmeler ve yeni özellikler için yol haritası
  • Coinler ya da tokenlar için arz ve dağıtım planı

Bu bilgileri, projeye yönelik tartışmalarla kıyaslayarak kontrol etmeniz akıllıcadır. Başka kişiler bu proje hakkında neler söylüyor? Herhangi bir tehlike sinyali var mı? Hedefler gerçekçi gözüküyor mu?


Ekip

Kripto para ağının arkasında belirli bir ekip varsa bu üyelerin geçmiş deneyimleri, ekibin projeyi hayata geçirmek için gerekli becerilere sahip olup olmadığını gösterebilir. Üyeler daha önce bu sektör içinde başarılı girişimlerde bulundu mu? Uzmanlıkları, hedeflenen dönüm noktalarına ulaşabilmek için yeterli mi? Tartışmalı projelerde ya da dolandırıcılıklarda daha önceden yer aldılar mı?
Eğer bir ekip yoksa geliştirici topluluğu nasıl? Projenin herkese açık bir GitHub'ı varsa, katkıda bulunan kaç kişinin ve ne kadar etkinliğin olduğunu buradan kontrol edebilirsiniz. İstikrarlı bir şekilde geliştirilmeye devam edilen bir coin, deposu iki yıldır güncellenmemiş bir coinden daha ilgi çekici olabilir.


Rakipler

Güçlü bir whitepaper, kripto varlığın hedeflediği kullanım alanları hakkında bize fikir vermelidir. Bu aşamada, projenin kimlerle rekabet ettiğinin yanı sıra hangi geleneksel altyapının yerine geçmeyi hedeflediğinin de belirlenmesi önemlidir.

İdealde, bu unsurlara yönelik temel analiz olabildiğince titiz bir şekilde yapılmalıdır. Varlık kendi başına ilgi çekici gözüküyor olabilir, fakat aynı göstergelerin benzer kripto varlıklara uygulanması bizim incelediğimiz projenin diğerlerine kıyasla daha zayıf olduğunu gösterebilir.


Token ekonomisi ve ilk dağıtım

Bazı projeler tokenları, sorun arayan bir çözüm olarak yaratır. Bu durum, projenin kendisinin geçerli olmadığı anlamına gelmez, fakat ilgili token bu bağlamda pek de kullanışlı olmayabilir. Dolayısıyla, tokenın gerçekten bir kullanım alanına sahip olup olmadığının belirlenmesi önemlidir. Bunun bir uzantısı olarak, bu kullanım alanının daha geniş çapta piyasa tarafından tanınıp tanınmayacağı ve piyasanın bu kullanım alanına ne kadar değer vereceği de değerlendirilmelidir.
Bu açıdan dikkate alınması gereken bir diğer önemli etmen ise fonların ilk dağıtımının nasıl yapıldığıdır. Bu dağıtım bir ICO ya da IEO ile mi yapılmıştır yoksa kullanıcılar madencilik yaparak fon kazanma şansına sahip olmuş mudur? Eğer ilk durum söz konusuysa, kuruculara ve ekibe ayrılan payın miktarı ve yatırımcıların ne kadar fona ulaşabileceği whitepaper'da belirtilmelidir. İkinci durumda ise, varlığın yaratıcısının ön madencilik yaptığına (proje duyurulmadan önce ağda madencilik yapılması) yönelik kanıtlar incelenebilir.
Dağıtımın nasıl yapıldığına odaklanmak, mevcut riskler hakkında bize fikir verebilir. Örneğin, arzın büyük bir bölümü yalnızca birkaç kişinin elindeyse, bu partiler en nihayetinde piyasayı manipüle edebileceğinden bu yatırımın riskli olduğu sonucunu çıkarabiliriz.



Finansal ölçütler



Varlığın şu anda nasıl işlem gördüğü, daha önceden nasıl işlem gördüğü, likiditesi ve benzeri bilgiler temel analizde faydalı olabilir. Fakat bu kategoriye dahil olabilecek diğer ilginç ölçütler, kripto varlığın protokolünün token ekonomisi ve teşvikleriyle ilgili olanlardır.


Piyasa değeri

Piyasa değeri (ya da ağ değeri), dolaşımdaki arz ve güncel fiyatın çarpılmasıyla hesaplanır. En temelde bu değer, bir kripto varlığın mevcut tüm birimlerini satın almak için ödenmesi gereken varsayımsal ücrettir (fiyat kayması olmadığı varsayıldığında).

Piyasa değeri, kendi başına değerlendirildiğinde yanıltıcı olabilir. Teoride, işe yaramayan bir tokendan on milyon birim çıkarmak oldukça kolaydır. Bu tokenlardan yalnızca bir tanesi 1 USD'den işlem görürse, bu durumda piyasa değeri 10 milyon USD olur. Bu değerlemenin hatalı olduğu çok açıktır – ortaya konan güçlü bir değer olmadığı müddetçe piyasanın bu tokenla ilgilenmesi düşük bir olasılıktır.

Bununla ilgili bir diğer nokta da belirli bir kripto para ya da tokendan dolaşımda tam olarak kaç birim olduğunun belirlenmesinin imkansız olmasıdır. Coinler yakılabilir, anahtarlar kaybedilebilir ve fonlar unutulabilir. Aslında bizim gördüğümüz, artık dolaşımda olmayan coinleri dışarıda bırakmaya çalışan tahminlerdir.

Yine de piyasa değeri, ağların büyüme potansiyelini anlayabilmek için yaygın olarak kullanılır. Bazı kripto yatırımcıları, "piyasa değeri düşük" coinlerin büyüme olasılığının, "piyasa değeri yüksek" coinlere kıyasla daha fazla olduğunu düşünür. Diğerleri ise piyasa değeri yüksek coinlerin daha güçlü bir ağ etkisine sahip olduğunu, dolayısıyla piyasa değeri düşük, tanınmamış coinlere kıyasla büyüme şanslarının daha fazla olduğuna inanır.


Likidite ve hacim

Likidite, bir varlığın ne kadar hızlı alınabildiği ya da satılabildiğini ölçer. Likit bir varlık, işlem fiyatı üzerinden satmakta zorluk çekmeyeceğimiz bir varlıktır. Bununla ilgili bir diğer kavram da birçok satış fiyatı ve alış fiyatının yer aldığı rekabetçi bir piyasa olan likit bir piyasadır (bu aynı zamanda alış-satış fiyat farkının daha az olmasına neden olur).

Likit olmayan piyasalarda karşılaşabileceğimiz bir sorun da varlıklarımızı "adil" bir fiyattan satamamamızdır. Bu durum, işlem yapmak isteyen alıcılar olmadığını gösterir ve bizi iki seçenekle karşı karşıya bırakır: satış fiyatını düşürme ya da likiditenin artmasını bekleme.

İşlem hacmi, likiditeyi belirlememize yardımcı olabilecek bir göstergedir. Farklı birkaç yoldan ölçülebilir ve belirli bir zaman aralığında ne kadar değerin işlem gördüğünü göstermeye hizmet eder. Grafikler genellikle günlük işlem hacmini gösterir (yerel birim ya da dolar bazında).

Likiditeye aşina olmak, temel analiz bağlamında faydalı olabilir. Likidite en temelde, piyasanın olası bir yatırıma yönelik ilgisini gösteren bir gösterge olarak hareket eder.


Arz mekanizmaları

Bazı kişiler için bir coin ya da tokenın arz mekanizması, yatırım bakış açısından en ilgi çekici özelliktir. Dolayısıyla Stok-Akış (S2F) oranı gibi modellerin Bitcoin kullanıcıları arasındaki popülerliği de gitgide artmaktadır.
Maksimum arz, dolaşımdaki arz ve enflasyon oranı, karar almaya yardımcı bilgiler sunabilir. Bazı coinler, çıkarılan yeni birimlerin sayısını zamanla azaltır. Bu yaklaşım da, yeni birimler için talebin mevcut coin miktarından daha yüksek olacağına inanan yatırımcılar için bu coini çekici hale getirir. 
Diğer yandan, farklı yatırımcılar katı sınırlarla belirlenmiş bir üst limitin uzun vadede zararlı olduğunu düşünür. Bunun nedeni, böyle bir yaklaşımın kullanıcıları bu coin/tokenı kullanmak yerine biriktirmeye yönlendirmesidir. Bir diğer eleştiri ise bu yaklaşımın erken dönem kullanıcılarını orantısız olarak ödüllendirdiği, oysa tutarlı bir enflasyon politikasının yeni kullanıcılar için daha adil olabileceğidir.


Ölçütleri birleştirme ve FA göstergeleri yaratma

Temel ölçütlerden bahsettiğimize göre ilgilendiğimiz varlıkların finansal sağlığını daha iyi bir şekilde anlayabilmek için bu ölçütleri birleştirmekten bahsedebiliriz. Neden ölçütleri birleştiririz? Çünkü daha önceki bölümlerde bahsettiğimiz gibi, her ölçütün kendine has bir zayıf noktası vardır. Dahası, her bir kripto para projesi için yalnızca bir takım sayıları inceliyorsanız birçok önemli bilgiyi gözden kaçırabilirsiniz. Aşağıdaki senaryoyu ele alalım:



Coin A

Coin B

Piyasa Değeri

100.000.000 $

5.000.000 $

İşlem sayısı (6ay)

20.000.000

40.000.000

Ort. işlem değeri (6ay)

50 $

100 $

Aktif adresler (6ay)

30.000

2.000


İki ürünü karşılaştırıyorsak, aktif adresler kendi başlarına bize önemli bir bilgi vermez. Geçtiğimiz 6 ayda, Coin A'nın Coin B'den daha fazla aktif adrese sahip olduğunu net olarak söyleyebiliriz, ama bu kapsamlı bir analiz olmaktan oldukça uzaktır. Bu sayının toplam piyasa değerine etkisi nedir? Ya da işlem sayısına?
Coin A'nın bazı istatistiklerine uygulayabileceğimiz bir tür oran yaratmak ve daha sonra bunu Coin B'nin oranıyla kıyaslamak daha sağduyulu bir yaklaşım olacaktır. Bu sayede, iki coinin bireysel ölçütlerini körü körüne kıyaslamamış oluruz ve coinleri bağımsız olarak değerlemek için bir standart yaratabiliriz. 
Örneğin, piyasa değeri ve işlem sayısı arasındaki ilişkinin kendi başına piyasa değerine kıyasla daha fazla bilgi verdiğine karar verebiliriz. Bu durumda, piyasa değerini işlem sayısına bölebiliriz. Coin A için oranımız 5, Coin B içinse oranımız 0,125 olur.
Yalnızca bu oranı kullanırsak, Coin B'nin içsel değerinin Coin A'nınkinden yüksek olduğunu düşünebiliriz çünkü ortaya çıkan sayı daha düşüktür. Bunun anlamı ise, Coin B'de piyasa değerine kıyasla daha fazla sayıda işlem olduğudur. Dolayısıyla, Coin B'nin kullanılırlığının daha yüksek olduğu ya da Coin A'nın aşırı değerlemeye sahip olduğu sonucuna varabiliriz. 
Bu iki gözlem de bir yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemelidir – bu yalnızca, büyük resmin küçük bir parçasını nasıl oluşturabileceğimize yönelik bir örnektir. Projelerin hedeflerini ve coinlerin işlevini anlamazsanız, Coin A'nın diğer coine kıyasla daha az işlem sayısına sahip olmasının olumlu mu yoksa olumsuz bir gelişme mi olduğunu belirleyemezsiniz.
Kripto para piyasalarında popülerliğe sahip benzer bir oran da NVT oranıdır. Analist Willy Woo tarafından yaratılan ağ değeri-işlem oranı, "kripto dünyasının fiyat-kazanç oranı" olarak adlandırılmıştır. En basit tanımıyla bu oran, piyasa değerinin (ya da ağ değerinin) işlem tutarına (genellikle bir günlük grafikte) bölünmesidir.

Kullanılabilecek göstergelerin yalnızca çok küçük bir kısmından bahsettik. Temel analiz tamamen, mevcut projeleri değerlemek için kullanılabilecek bir sistem geliştirmekle ilgilidir. Araştırmalarımız ne kadar iyi olursa elimizde de üzerinde çalışabileceğimiz o kadar çok veri olur.


Son düşünceler

Temel analiz doğru yapıldığında kripto paralar hakkında teknik analizin sunamadığı birçok değerli içgörü sunabilir. Piyasa fiyatını, ağın "gerçek" değerinden ayırabilme becerisine sahip olmak alım satım yaparken çok önemlidir. Tabi ki teknik analiz de, temel analizle tahmin etmenin mümkün olmadığı önemli bilgiler sunar. Günümüzde birçok kişinin bu iki analizi birleştirmesinin nedeni budur.

Birçok stratejide olduğu gibi temel analizde de herkese uygun tek bir yöntem yoktur. Umarız bu makale, kripto varlıklarla bir pozisyona girerken ya da pozisyondan çıkarken dikkate almanız gereken bazı etmenleri anlama konusunda size yardımcı olmuştur.