Otomatik Piyasa Yapıcı (AMM) Nedir?
Table of Contents
Giriş
Otomatik Piyasa Yapıcı (AMM) Nedir?
Otomatik piyasa yapıcı (AMM) nasıl çalışır?
Likidite havuzu nedir?
Geçici kayıp nedir?
Son düşünceler
Otomatik Piyasa Yapıcı (AMM) Nedir?
HomeArticles
Otomatik Piyasa Yapıcı (AMM) Nedir?

Otomatik Piyasa Yapıcı (AMM) Nedir?

Orta Seviye
Published Oct 8, 2020Updated Jun 1, 2021
6m

Kısa Özet

Otomatik piyasa yapıcıyı, size her zaman iki varlık arasında bir fiyat sunmaya hazır bir robot olarak düşünebilirsiniz. Uniswap gibi bazıları basit bir formül kullanırken, Curve ve Balancer gibi diğerleri ise daha karmaşık formüller kullanır.

AMM kullanarak güvene dayalı olmayan bir şekilde alım satım yapabilmenin yanı sıra bir likidite havuzuna likidite sunarak likidite merkezi konumuna da yerleşebilirsiniz. Bu da herkesin bir borsada piyasa yapıcı olabilmesine ve likidite sağlayarak işlem ücretlerinden kazanç elde etmesine imkan tanır.

AMM'ler, basitlikleri ve kullanım kolaylıkları sayesinde DeFi dünyasında güçlü bir yer edinmiştir. Piyasa yapıcılığı böyle bir yoldan merkeziyetsiz hale getirmek, kripto vizyonuyla son derece uyumludur.


Giriş

Merkeziyetsiz Finans (DeFi)Ethereum'da ve Binance Smart Chain gibi diğer akıllı kontrat platformlarında büyük ilgi görüyor. Yield farming, token dağıtımının popüler bir yolu haline geldi, tokenlaştırılmış BTC kullanımı Ethereum üzerinde gitgide artıyor ve flaş kredi hacimleri hızlı bir yükselişte.
Bu arada, Uniswap gibi otomatik piyasa yapıcı protokollerin hacim, likidite ve kullanıcı sayısı gitgide artıyor.
Peki, bu borsalar nasıl çalışıyor? En yeni yiyecek temalı coin için bir piyasa oluşturmak neden bu kadar hızlı ve kolay? AMM'ler, geleneksel emir defteri borsalarıyla gerçekten rekabet edebilir mi? Şimdi, bu soruları yanıtlayalım.


Otomatik Piyasa Yapıcı (AMM) Nedir?

Otomatik piyasa yapıcı (AMM), varlıkları fiyatlandırmak için matematiksel bir formül kullanan merkeziyetsiz bir borsa (DeFi) türüdür. Geleneksel borsalar gibi emir defteri kullanmak yerine, varlıkları fiyatlandırmak için bir fiyatlandırma algoritmasından faydalanır.
Bu formül, her protokol için farklılık gösterebilir. Örneğin Uniswap, x * y= k formülünü kullanır. Burada x, likidite havuzundaki bir tokenın miktarı ve y de diğer tokenın miktarıdır. Bu formülde k sabit bir sayıdır, yani havuzun toplam likiditesi her zaman aynı kalmalıdır. Diğer AMM'ler, hedefledikleri belirli kullanım alanlarına göre farklı formüller kullanabilir. Fakat tüm AMM'ler arasındaki benzerlik, fiyatları algoritmik olarak belirlemeleridir. Bu size şu an için kafa karıştırıcı geliyorsa merak etmeyin, birazdan her şey daha net hale gelecek. 
Geleneksel piyasa yapıcılık, genellikle çok geniş kaynaklara ve karmaşık stratejilere sahip şirketlerle yapılır. Piyasa yapıcılar, Binance gibi bir emir defteri borsasında iyi bir fiyat almanıza ve alış satış fiyat farkının daha az olmasına yardımcı olur. Otomatik piyasa yapıcılar bu süreci merkeziyetsiz hale getirir ve blockchain üzerinde herkes tarafından bir piyasa oluşturmasına imkan tanır. Bunu tam olarak nasıl yapar? Bir sonraki bölümde bunu açıklayacağız.


Otomatik piyasa yapıcı (AMM) nasıl çalışır?

Bir AMM, alım satım çiftleri olması bakımından bir emir defteri borsasına benzer şekilde çalışır – örneğin, ETH/DAI. Fakat alım satım yapabilmeniz için bir karşı tarafa (alım satım yapan başka bir kişi) ihtiyacınız olmaz. Bunun yerine, sizin için piyasayı “yapan” bir akıllı kontratla etkileşim kurarsınız.

Binance DEX gibi merkeziyetsiz bir borsada, alım satımlar doğrudan kullanıcıların cüzdanları arasında gerçekleşir. Binance DEX'te BUSD karşılığında BNB satarsanız, karşınızda BUSD'lerini satarak BNB alan bir kişi vardır. Buna eşler arası (P2P) işlem adı verilir. 
Bunun aksine AMM'i eş-kontrat arası (P2C) olarak düşünebilirsiniz. Geleneksel anlamda karşı taraflara ihtiyaç yoktur çünkü işlemler kullanıcılar ve kontratlar arasında gerçekleştirilir. AMM'de emir defteri olmadığı için emir türleri de bulunmaz. Bunun yerine, almak ya da satmak istediğiniz varlığın fiyatı bir formülle belirlenir. Fakat gelecekte, bazı AMM tasarımlarının bu sınırlamayı ortadan kaldırabileceğini belirtmek de önemlidir.

Karşı taraflara ihtiyaç olmasa da birisinin piyasayı yaratması gerekir, değil mi? Evet, doğru. Akıllı kontratlardaki likiditenin, likidite sağlayıcılar (LP'ler) olarak bilinen kullanıcılar tarafından sunulması gereklidir.


Likidite havuzu nedir?


Likidite sağlayıcılar (LP'ler), likidite havuzlarına fon ekler. Likidite havuzunu, alım satım yapanların karşı işlem yapacağı büyük bir fon havuzu olarak düşünebilirsiniz. LP'ler, protokole likidite sunmaları karşılığında, havuzlarında gerçekleştirilen işlemlerin ücretlerinden bir pay alır. Uniswap örneğinde, LP'ler iki tokendan eşit miktarda değeri havuza yatırır – örneğin, ETH/DAI havuzuna %50 ETH ve %50 DAI.

Bir dakika, o zaman herkes piyasa yapıcı olabilir mi? Evet, aynen öyle! Likidite havuzuna fon eklemek oldukça kolaydır. Ödüller protokol tarafından belirlenir. Örneğin Uniswap v2, alım satım yapanlardan %0,3'lük bir ücret alır ve bu tutar doğrudan LP'lere gider. Diğer platformlar ya da çatallanmalar, havuzlarına daha fazla likidite sağlayıcıyı çekmek için daha düşük ücretler alabilir.

Likiditeyi çekmek neden önemlidir? AMM'lerin çalışma şekli nedeniyle, bir havuzda ne kadar fazla likidite varsa büyük emirlerde de o kadar az fiyat kayması yaşanır. Dolayısıyla, bu da platforma daha fazla hacim getirebilir.

Fiyat kayması sorunları, farklı AMM tasarımlarına göre değişkenlik gösterir ama kesinlikle dikkate alınması gereken bir konudur. Hatırlarsanız, fiyatlandırma bir algoritma tarafından belirlenir. En basit haliyle açıklarsak fiyat, bir işlemden sonra likidite havuzundaki tokenların oranının ne kadar değiştiğine göre belirlenir. Eğer oran çok değişirse, fiyat kayması da yüksek olacaktır.

Bunu bir adım daha ileri götürüp, Uniswap'ın ETH/DAI havuzundaki tüm ETH'leri almak istediğinizi varsayalım. Bunu yapamazsınız! Ek her bir ether için üstel olarak daha yüksek bir ücret ödemeniz gerekir, ama yine de havuzdaki tüm etherleri almanız mümkün olmaz. Neden? x * y = k formülü yüzünden. x ya da y sıfırsa, bunun anlamı havuzda sıfır ETH ya da DAI olduğudur ve formül anlamsız hale gelir.

Fakat AMM'ler ve likidite havuzlarına dair her şey bunlarla sınırlı değildir. AMM'lere likidite sunarken bir şeyi daha aklınızda tutmanız gerekir – geçici kayıp.


Geçici kayıp nedir?

Geçici kayıp, havuza token yatırmanızın ardından yatırdığınız bu tokenların fiyat oranının değişmesiyle yaşanır. Değişim ne kadar yüksekse, geçici kayıp da o kadar yüksektir. AMM'lerin, sabit coinler ya da wrapped tokenlar gibi benzer değere sahip token çiftleriyle daha iyi çalışmasının sebebi budur. Çift arasındaki fiyat oranı nispeten dar bir aralıkta kalırsa, geçici kayıp da göz ardı edilebilecek bir seviyede olur.

Diğer yandan oran çok fazla değişirse, fonları havuza eklemek yerine tokenları tutmuş olmak likidite sağlayıcılar için daha karlı hale gelir. Yine de, ETH/DAI gibi geçici kayba oldukça maruz kalan Uniswap havuzları, elde edilen işlem ücretleri sayesinde karlı olmayı sürdürmüştür.

Bununla birlikte, geçici kayıp bu olgu için çok doğru bir isimlendirme değildir. “Geçicilik”, varlıkların fiyatının ilk yatırıldıkları andaki fiyatına geri dönmesi durumunda kaybın tazmin edilebileceğini varsayar. Fakat fonlarınızı, yatırma işlemini yaptığınız zamandaki orandan farklı bir oran üzerinden çekerseniz kaybınız kalıcı olur. Bazı durumlarda işlem ücretleri kayıpları tazmin eder, fakat yine de riskleri dikkate almak oldukça önemlidir.

AMM'lere fonlarınızı yatırırken dikkatli olun ve geçici kaybın nasıl etkiler yaratabileceğini anladığınızdan emin olun. Geçici kayıp hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak isterseniz, konu hakkında Pintail'in makalesini okuyabilirsiniz.



Son düşünceler

Otomatik piyasa yapıcılar, DeFi dünyasının temel taşlarıdır. Herkesin, sorunsuz ve etkin bir şekilde piyasalar yaratmasına imkan tanırlar. AMM'ler, emir defteri borsalarına kıyasla bazı sınırlamalara sahip olsa da kripto dünyasına genel anlamda getirdikleri inovasyon son derece değerlidir.

AMM'ler hala yolun başındadır. Uniswap, Curve ve PancakeSwap gibi günümüzde tanınan ve kullanılan AMM'lerin tasarımları başarılıdır fakat özellikleri oldukça sınırlıdır. Gelecekte daha inovatif birçok AMM tasarımının ortaya çıkması olasıdır. Bu yeni tasarımlar sayesinde ücretler düşebilir, süreç daha sorunsuz hale gelebilir ve tüm DeFi kullanıcıları için daha iyi bir likidite sağlanabilir.
DeFi ve otomatik piyasa yapıcılığı hakkında başka sorularınız varsa, sorularınızın topluluğumuz tarafından yanıtlandığı soru-cevap platformumuz Academy'ye Sor'u ziyaret edebilirsiniz.