Hangisi Daha İyi: Web2 mi Web3 mü?
İçindekiler
Giriş
Web'in Kısa Bir Tarihi
Web3 Nedir?
Web3'ün potansiyel avantajları
Son Söz
Hangisi Daha İyi: Web2 mi Web3 mü?
Ana sayfa
Makaleler
Hangisi Daha İyi: Web2 mi Web3 mü?

Hangisi Daha İyi: Web2 mi Web3 mü?

Orta Seviye
Yayınlanma: Sep 20, 2022Güncellenme: Dec 23, 2022
6m

Kısa Özet

İnternetin mevcut versiyonu Web2, milyonlar tarafından kullanıyor olsa da kusursuz değil. Veri mülkiyeti, sansür ve güvenlikle ilgili sorunlar internette zorluklar çıkarmaya devam ederken, yeni ve gelişmiş bir versiyon olan Web3'ün kavramlaşmasına zemin oluşturuyor. Bu geleceğin interneti blockchain, yapay zeka (AI) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojileri içermeyi amaçlıyor. Özünde ideal bir Web3, veri mülkiyeti ve gizlilik gibi avantajlar sunmalıdır. Web3'ün Web2'nin gelişmiş bir versiyonu olması bekleniyor, ama Web3 tam olarak nedir ve gerçekten de daha iyi mi?

Giriş

İnternet veya web olarak da bilinen Dünya Çapında Ağ, dünyaya Web1 olarak sunulduğu günden bu yana büyük ölçüde değişti. Teknolojiler geliştikçe ve kullanıcı talepleri değiştikçe, web'in de bunlara uygun bir şekilde değişmesi şaşırtıcı değil. 

Web1, içerik tüketimine ve basit etkileşimlere imkan tanıyordu. Bir ölçüde akıllı telefonların ve mobil internet erişiminin büyük yükselişiyle şekillenen Web2 ise kullanıcıların kendi içeriklerini üretmesine ve başkalarının içeriklerini tüketmesine olanak sundu. Şimdi de Web3 olarak bilinen yeni bir geleceğin interneti kavramı ortaya çıktı. İnternetin bu son versiyonunun kullanıcılara içerik ve veri üretme ve tüketme imkanı sunmasının dışında kullanıcıların bu içerikler ve verilerin mülkiyetini almasına olanak vermesi de bekleniyor. 

Web'in Kısa Bir Tarihi

Web yıllar içinde sayısız kez değişmiş olsa da başlıca iki aşaması Web1 ve Web2 olarak sınıflandırılabilir.

Web1

Web 1.0 olarak da bilinen Web1, orijinal internettir. O zaman için web'in biçimlendirme dili olan ve bilgileri çevrimiçi olarak gösteren statik HTML sayfalarından oluşuyordu. Web1, herkesin bir sunucuya ev sahipliği yapabildiği, uygulamalar geliştirebildiği ve hiç kimsenin sansürüne takılmadan internet üzerinde bilgi yayınlayabildiği tam anlamıyla merkeziyetsiz bir altyapı üzerinde faaliyet gösteriyordu. Web1 kullanıcıları, web tarayıcıları aracılığıyla internet üzerinde bilgi arayabiliyordu. 

Web1'in dezavantajları

Ne yazık ki insanların bilgileri değiştirmesinin bir yolu yoktu ve başkalarıyla etkileşim kurmak için çok az sayıda imkan vardı. Kullanıcılar yalnızca basit sohbet uygulamaları ve forumlar üzerinden iletişim kurabiliyordu. Dolayısıyla, kullanıcılar Web1 ile katılımcı olarak değil, gözlemci olarak etkileşim halindeydi.

Web2

Web1'in aksine internetin güncel versiyonu merkezidir, içerik üretimine odaklanır ve başarılı devasa teknoloji şirketlerinin büyük ölçüde tekelindedir.

1990'ların sonlarında veri tabanları, sunucu tarafı işleme, formlar ve sosyal medya bir araya gelerek Web2 veya Web2.0 olarak bilinen daha internaktif bir internet yaratmıştır. Web2, internetin güncel versiyonudur ve içerik üretmek için bir alan sunar. İster bir yazar ister fotoğrafçı veya fenomen olun, çalışmalarınızı kolayca yaratabilir ve Web2 dünyasına sergileyebilirsiniz. 

WordPress ve Tumblr gibi hizmet sağlayıcılar içerik üretmek için bir platform sunarken Facebook ve Twitter gibi sosyal medya şirketleri de insanların dünyanın herhangi bir yerindeki bir kişiyle bağlantı ve iletişim kurmasına imkan tanımaktadır. Buna ek olarak, mobil internet erişimi ve akıllı telefonların popülerleşmesi de herkesin kolayca içerik tüketmesine olanak sağlamaktadır.

Web2 merkezli şirketler, bu internet devriminin avantajlarından yararlanmıştır. Şirketler kâr etmenin yanı sıra kullanıcılardan oluşan büyük bir veritabanı da oluşturmuştur. Google ve Facebook gibi büyük şirketler daha küçük şirketleri satın alarak kullanıcılardan ve kullanıcıların verilerinden oluşan merkezi ve küresel bir ağ yaratmıştır.

Web2'nin dezavantajları

Web2'nin ortaya çıkışının ardından, büyük internet şirketleri kullanıcıları kendi ekosistemlerinde tutabilmek için onların verilerinden faydalanabileceklerini fark etmiştir. Tüketicileri hedefleyen reklamların üretilmesi veya farklı platformlar arasındaki iletişimin engellenmesi sonucunda kullanıcılar genellikle bu şirketlerin hizmetlerini kullanmaya devam etme eğiliminde olurlar. 

Son yıllarda sansür, veri izleme ve veri mülkiyeti gibi etik konular birçok internet kullanıcısının dikkatini çekmiştir. İronik bir şekilde, Web2'de kullanıcı verileri kullanıcıların kendisine değil şirketlere aitmiş gibi gözükmektedir. Kullanıcıların platform içi topluluk kurallarını farkında olmadan ihlal etmesi nedeniyle hesaplarının kapatıldığı adil olmayan veri kontrolü vakaları yaşanmıştır. 2010'larda Facebook'un kullanıcılarının verilerini korumada başarısız olduğuna yönelik haberler, kullanıcının izni olmadan kişisel verilerin toplanmasına karşı küresel bir tepkiye neden olmuştur. 

Bu sorunları gidermek için bazıları Web1 ve Web2'nin avantajlarını bir araya getiren bir çözüm ortaya koymuştur: merkeziyetsizlik ve kullanıcı katılımı. Henüz somutlaşmamış olsa da Web3 olarak adlandırılan internetin bu versiyonunun temel kavramları büyük ölçüde tanımlanmıştır.

Web3 Nedir?

Web2'nin mevcut sorunlarına bakacak olursak, Web3 kullanıcılar için interneti daha iyi bir hale getirmek için atılacak ilk mantıklı adımdır. Web3, blockchain gibi eşler arası (P2P) teknolojileri, sanal gerçekliği (VR), Nesnelerin İnternetini (IoT) ve açık kaynaklı yazılımları bir araya getirerek devasa Web2 şirketlerinin elindeki gücü dağıtmayı amaçlamaktadır. Merkeziyetsizlik sayesinde kullanıcılar içeriklerinin kontrolünü ve verilerinin mülkiyetini geri kazanabilir. 

Web3'ün başlıca özellikleri

Merkeziyetsizlik: Web3, Web2 sorununun kökeni olan merkezilik ile mücadele etmeyi amaçladığından merkeziyetsizlik doğal olarak Web3'ün başarısında önemli bir etmendir. Şirketler, verilerinin kontrolünü kullanıcılara geri vermenin dışında kullanıcıların verilerine erişmek için ödeme yapmak zorunda da kalabilir. Merkeziyetsizlik, yerel kripto ödemelerini herkes için erişilebilir hale getirebilir ve geleneksel Web2 ödeme altyapısındaki pahalı aracılara yönelik ihtiyacı ortadan kaldırabilir.

İzne Dayalı Olmama: Birkaç büyük şirketin katılımı kontrol etmesi veya platformlar arası iletişimi engellemesi yerine Web3'te herkes başkalarıyla özgürce etkileşime girebilir.

Güvene Dayalı Olmama: Web3'ün üzerinde kurulduğu ağ, kullanıcıların ağın kendisi dışında hiç kimseye güvenmek zorunda kalmadan katılım sağlamasına imkan tanır. 

Bu idealler, büyük oranda blockchain ve kripto tarafından desteklenecektir. 

Web3'ün potansiyel avantajları

Daha yüksek veri güvenliği

Teknoloji devleri tarafından merkezi veritabanlarında tutulan veriler, hacker'ların yalnızca tek bir sisteme erişim sağlayarak kullanıcı verilerini ele geçirebilmesi nedeniyle tehlikeye açıktır. Verileri depolamak ve yönetmek için merkeziyetsiz çözümler kullanıldığında, gizli bilgiler daha güvende tutulabilir.

Gerçek anlamda veri mülkiyeti

Web3'ün odak noktalarından birisinin veri mülkiyeti olması sayesinde, kullanıcılar verilerinin kontrolünü kendi ellerine alabilecek ve hatta tercih etmeleri halinde verileri üzerinden para kazanabilecektir.

Gerçek üzerinde kontrol

Merkezi bir güç olmayacağı için kullanıcılar adil olmayan sansür uygulamalarına maruz kalmayacaktır. Sansür veya belirli bir içeriği silme gücü olmadan büyük şirketlerin herhangi bir söylemi kısıtlaması çok daha zor olacaktır.

Web3, onu önceki versiyonlarından üstün kılan başka potansiyel avantajlara da sahiptir.

Finansal özgürlük

Web3, kullanıcıların içerik tüketmesine, üretmesine, kendi içerik ve verilerinin sahibi olmasına imkan tanıyarak gücü onların eline verecektir. Ve Web3 blockchain teknolojisine dayandığından, kullanıcılar finansal özgürlük elde etmek için merkeziyetsiz finansı (DeFi) ve diğer araçları destekleyen ekosistemlere kolayca erişebilecektir. 

Gelişmiş sosyal etkileşimler

Tıpkı kendisinden önce gelen versiyonlar gibi, Web3 de blockchain teknolojisinin ardından ortaya çıkan yeni teknolojileri bünyesine katmaya devam edecektir. Örneğin sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve yapay zeka (AI), çevrimiçi sosyal etkileşimleri geliştirmek için Web3 uygulamalarına dijital ögeler ekleyebilir.

Bunun bir örneğini kullanıcıların avatarlarını kullanarak keşfedebilecekleri üç boyutlu sanal bir dünya olan meta evrende halihazırda görmekteyiz. Kullanıcılar, meta evren gibi sarmalayıcı dünyalar aracılığıyla çevrimiçi bir şekilde sosyalleşebilir, sanal araziler satın alabilir, oyunlar oynayabilir ve hatta uzaktan çalışabilir.

Son Söz

Web2'ye karşı Web3, uzun yıllardır süregelen merkeziliğe kıyasla merkeziyetsizlik tartışmasının bir uzantısı olarak düşünülebilir. Henüz hayata geçmediği için Web3'ün Web2'ye kıyasla sözde üstünlüğü tartışmaya açıktır. Fakat Web3, merkeziyetsiz altyapısı ile Web2'de şahit olduğumuz verilere ilişkin skandalları tarihe gömebilir ve kontrolü kullanıcıların eline geri verebilir.