Kapsamlı Blockchain Teknolojisi Rehberi
HomeArticles

Kapsamlı Blockchain Teknolojisi Rehberi

Orta Seviye
4d ago
29m

Bölümler

  1. Blockchaine giriş
  2. Blockchain nasıl çalışır?
  3. Blockchain ne için kullanılır?


1. Bölüm - Blockchaine Giriş

İçerik


Blockchain nedir?

Blockchain özel bir veritabanı türüdür. Dağıtılmış kayıt defteri (distributed ledger technology/DLT) terimini de duymuş olabilirsiniz, bu ikisi çoğu zaman aynı anlamda kullanılır.

Bir blockchainin kendine has özellikleri vardır. Verinin nasıl ekleneceğine yönelik kurallar bulunur ve veri bir kez kaydedildiğinde bu veriyi silmek ya da değiştirmek neredeyse imkansızdır.

Veriler zaman içinde bloklar adı verilen yapılarla eklenir. Her blok kendinden bir öncekinin üzerine inşa edilir ve kendisini bir önceki bloğa bağlayan bir bilgi parçası içerir. En güncel bloğa bakarak bu bloğun en sondaki bloğun üzerine eklendiğini kontrol edebiliriz. Yani “zincir” üzerinde adım adım geri giderek genesis bloğu olarak da bilinen blockchainin ilk bloğuna ulaşabiliriz.

Bir benzetme yapacak olursak iki sütunlu bir çizelgeniz olduğunu varsayın. İlk satırın ilk hücresine kaydetmek istediğiniz veriyi girin.

İlk hücrenin verisi iki harfli bir belirtece çevrilir ve bu belirteç bir sonraki girdinin bir kısmını oluşturur. Bu örnekteki iki harfli belirteç olan KP, ikinci satırdaki bir sonraki hücreyi doldururken kullanılmalıdır (defKP). Bu da, girilen ilk veriyi değiştirirseniz (abcAA), bundan sonraki tüm hücrelerde farklı harf kombinasyonları elde edeceğiniz anlamına gelir.


Her bir girdinin bir öncekine bağlı olduğu bir veritabanı.

Her bir girdinin bir öncekine bağlı olduğu bir veritabanı.


4. satıra bakarsak, en son belirtecimizin TH olduğunu görürüz. Geri giderek girdileri silemeyeceğinizi ya da değiştiremeyeceğinizi söylemiştik. Bunun nedeni ise herkesin böyle bir değişikliğin yapıldığını kolayca anlayabilecek ve değiştirme girişimini göz ardı edecek olmasıdır.

İlk hücredeki veriyi değiştirdiğinizi varsayalım, bu durumda farklı bir belirteç elde edersiniz, böylece ikinci bloğunuzdaki veriler değiştir, dolaylı olarak ikinci satırdaki belirteç de değiştir ve bu şekilde devam eder. TH en özünde kendisinden önce gelen tüm bilgilerin bir ürünüdür.


Bloklar birbirine nasıl bağlanır?

Yukarıda iki-harfli belirteçler üzerinden bahsettiğimiz örnek, bir blockchainin hash fonksiyonlarını nasıl kullandığının basitleştirilmiş bir örneğidir. Hash etme işlemi blokları bir arada tutan tutkaldır. Her zaman aynı uzunlukta olan bir çıktı (hash) yaratmak için herhangi bir boyuttaki veriyi alarak bir matematik fonksiyonundan geçirmekten oluşur.

Blockchainlerde kullanılan hash'ler, aynı çıktıyı verecek iki farklı veri bulma ihtimalinin astronomik derecede düşük olması bakımından oldukça ilginçtir. Yukarıdaki belirteçlerimize benzer şekilde, veri girdilerindeki en ufak bir değişiklik tamamen farklı bir çıktı yaratacaktır.

Bitcoin'de sıklıkla kullanılan bir fonksiyon olan SHA256 örneği üzerinden ilerleyelim. Görebileceğiniz gibi, harflerin büyük ya da küçük olması bile çıktıyı tamamen değiştirmek için yeterlidir.


Girdi verisiSHA256 çıktısı

Binance Academy

886c5fd21b403a139d24f2ea1554ff5c0df42d5f873a56d04dc480808c155af3

Binance academy

4733a0602ade574551bf6d977d94e091d571dc2fcfd8e39767d38301d2c459a7

binance academy

a780cd8a625deb767e999c6bec34bc86e883acc3cf8b7971138f5b25682ab181


Bilinen bir SHA256 çakışmasının (örn. iki farklı girdinin aynı çıktıyı vermesi) olmadığı gerçeği blockchainler bağlamında son derece önemlidir. Her bir bloğun kendisinden bir önce gelenin hash'ini içererek bu bloğa bağlanabileceği ve eski blokları değiştirmeye yönelik herhangi bir girişimin anında fark edilebileceği anlamına gelir.


Her blok bir önceki bloğun parmak izini içerir.

Her blok bir önceki bloğun parmak izini içerir.


Blockchainler ve merkeziyetsizlik

Blockchainlerin temel yapısını anlattık. Fakat blockchainden bahsedilirken genelde yalnızca veritabanının kendisinden değil blockchainlerin etrafında kurulmuş ekosistemlerden bahsedilir.

Blockchainler kendi başlarına veri yapıları olarak yalnızca niş uygulamalar için gerçekten kullanışlıdır. Fakat birbirini tanımayan kişilerin kendi aralarında koordine olabilmesini sağlayan araçlar olarak kullanıldıklarında işler ilginç hale gelir. Bir blockchain diğer teknolojilerle ve oyun teorisi ile birleştirildiğinde kimsenin kontrolünde olmayan dağıtılmış bir kayıt defteri olarak hareket edebilir.

Bunun anlamı ise girdileri sistem kuralları (birazdan kurallardan ayrıntılı bahsedeceğiz) dışında değiştirme gücünün hiç kimsede olmamasıdır. Bu bağlamda kayıt defterinin sahibinin eş zamanlı olarak herkes olduğu söylenebilir: katılımcılar kayıt defterinin herhangi bir an için nasıl gözüktüğüne yönelik mutabakata varır.


Bizans Generalleri Problemi

Yukarıda bahsettiğimize benzer sistemlerin karşısındaki asıl zorluk Bizans Generalleri Problemidir. 1980 yılında ortaya atılan bu kavram, izole katılımcıların eylemlerini koordine etmek için birbirleriyle iletişim kurmasını gerektiren bir ikilemden bahseder. İkilemde bir şehri kuşatan bir grup general ne zaman saldırıya geçileceğine karar vermeye çalışır. Generaller yalnızca ulaklarla iletişim kurabilir.  

Her bir general saldırma ya da geri çekilme kararı vermelidir. Tüm generaller ortak bir karar aldığı sürece saldırmaları ya da geri çekilmeleri fark etmez. Eğer saldırı kararı alırlarsa yalnızca aynı anda hareket etmeleri durumunda başarılı olabilirler. Peki bu durumun üstesinden gelmelerini nasıl sağlayabiliriz? 

Tabi ki bir ulak aracılığıyla iletişim kurabilirler. Peki “şafakta saldırıyoruz” mesajını taşıyan ulağın yolu kesilir ve mesaj “bu gece saldırıyoruz” olarak değiştirilirse ne olur? Ya da generallerden biri kötü niyetliyse ve kaybetmelerini sağlamak için diğer generalleri özellikle yanlış yönlendirirse nasıl bir sonuçla karşı karşıya kalınır?


Tüm generaller başarıyla saldırıyor (solda). Bazı generaller saldırırken bazıları geri çekildiği için yeniliyorlar (sağda).

Tüm generaller başarıyla saldırıyor (solda). Bazı generaller saldırırken bazıları geri çekildiği için yeniliyorlar (sağda).


Katılımcıların kötü niyetli olması ya da mesajların değiştirilmesi durumunda bile mutabakata varılabilmesini sağlayacak bir stratejiye ihtiyaç duyarız. Bir veritabanını korumayı başarmak, destek olmadan bir şehre saldırmak gibi ölüm kalım meselesi olmasa bile temelde aynı prensip geçerlidir. Blockchaini yönetecek ve kullanıcılara “doğru” bilgileri sunacak bir kişi yoksa bu durumda kullanıcıların kendi aralarında iletişim kurabilmesi gerekir.

Bir (ya da birkaç) kullanıcının potansiyel başarısızlığının üstesinden gelebilmek için blockchainin mekanizmalarının böylesi zorluklarla başa çıkabilecek şekilde dikkatle tasarlanmış olması gerekir. Bunu başarabilen bir sisteme Bizans hata toleranslı adı verilir. İleride bahsedeceğimiz üzere, güvenilir kurallar ortaya koymak için mutabakat algoritmaları kullanılır.


Blockchainlerin neden merkeziyetsiz olması gereklidir?

Tabi ki kendi başınıza bir blockchain çalıştırabilirsiniz. Fakat elinizde, daha üstün alternatiflere kıyasla daha hantal bir veritabanı olur. Blockchainin gerçek potansiyelinden, tüm kullanıcıların denk olduğu merkeziyetsiz bir çevre dahilinde faydalanılabilir. Böylece blockchain silinemez ya da kötü niyetli kişilerin eline geçemez. Blockchain herkes tarafından görüntülenebilir tek bir gerçek kaynağıdır.


Eşler arası ağ nedir?

Eşler arası (P2P) ağ bizim kullanıcı katmanımızdır (ya da bir önceki örnekteki generallerdir). Bir yönetici bulunmaz, bu nedenle bir kullanıcı diğer bir kullanıcıyla bilgi alışverişi yapmak istediğinde merkezi bir sunucuya bağlanmak yerine bilgiyi doğrudan diğer eşlere gönderir.  

Aşağıdaki grafiği incelediğimizde, sol tarafta A, mesajı F'ye iletmek için sunucu üzerinden yönlendirmelidir. Sağ tarafta ise bir aracı olmadan birbirlerine bağlanırlar.


Merkezi bir ağ (solda) ve merkeziyetsiz bir ağ (sağda).

Merkezi bir ağ (solda) ve merkeziyetsiz bir ağ (sağda).


Normalde kullanıcıların ihtiyaç duyacakları tüm bilgiler sunucuda tutulur. Binance Academy'ye girdiğinizde, sitenin sunucularından size tüm makaleleri göstermesini talep etmiş olursunuz. Eğer web sitesi çevrimdışı olursa bu makaleleri göremezsiniz. Fakat tüm içeriği indirdiyseniz, Binance Academy üzerinden sorgu yapmadan bu içeriği bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

En temelde tüm eşlerin blockchain ile yaptığı da budur: tüm veritabanı bilgisayarları üzerinde kayıtlıdır. Bir kişi ağdan ayrılırsa kalan kullanıcıların blockchain erişimi devam eder ve birbirleriyle bilgi paylaşabilirler. Zincire yeni bir blok eklendiğinde herkesin kendi kayıt defterini güncelleyebilmesi için veri ağ üzerinden yayılır.

Bu tür ağlara yönelik daha kapsamlı bir inceleme için Eşler Arası Ağlar Nedir? makalemizi okuyabilirsiniz.


Blockchain node'ları nedir?

Node'lar, ağa bağlanmış makinelerdir ve blockchainin kopyalarını tutarak diğer makinelerle bilgi paylaşır. Kullanıcıların bu süreçleri manuel olarak idare etmesine gerek yoktur. Genellikle bir kullanıcının yapması gereken tek şey blockchain'in yazılımını indirmek ve çalıştırmaktır. Diğer işlemler otomatik olarak gerçekleştirilir.

Yukarıda bir node'un ne olduğu en basit haliyle tanımlanmıştır fakat tanıma ağla herhangi bir yoldan etkileşim kuran diğer kullanıcılar da eklenebilir. Örneğin kripto paralarda, telefonunuzdaki basit bir cüzdan uygulaması hafif node olarak bilinen sınıfa dahildir. 


Herkese açık ve gizli blockchainlerin farkı

Bilindiği üzere blockchain sektörünü bugünkü hale getiren temeller Bitcoin ile atılmıştır. Bitcoin'in kendini meşru bir finansal varlık olarak ispat etmeye başlamasıyla altta yatan teknolojinin diğer alanlara yönelik potansiyeli üzerinde değerlendirmeler de başlamıştır. Bunun sonucunda finans dışındaki sayısız kullanım alanı için blockchainden faydalanılmıştır.

Bitcoin bir herkese açık blockchaindir. Yani herkes bu ağın üzerindeki işlemleri görebilir ve bunun için yalnızca bir internet bağlantısı ve uygun yazılım gereklidir. Katılım için başka bir gereklilik olmadığından böyle bir ortama izne dayalı olmayan çevre adı verilir.

Bunun aksine özel blockchainler adı verilen başka türde blockchainler de vardır. Bu sistemler kimin blockchaini görebileceği ve onunla etkileşim kurabileceğine yönelik kurallar koyar. Dolayısıyla izne dayalı çevreler olarak adlandırılırlar. Özel blockchainler ilk başta gereksiz gibi görülebilse de kurumsal çevreler için bazı önemli uygulamalara sahiptir.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Herkese Açık, Gizli ve Konsorsiyum Blockchainlerin Farkları Nedir? makalemizi okuyabilirsiniz.



Kripto para dünyasına girmek mi istiyorsunuz? Binance üzerinden Bitcoin alabilirsiniz!



İşlemler nasıl gerçekleşir?

Alice, Bob'a banka transferi yoluyla ödeme yapmak isterse bankasını bilgilendirir. Süreci daha kolay anlatabilmek için ikisinin aynı bankayı kullandığını varsayalım. Banka, veritabanını güncellemeden önce (örn. Alice'e -50 USD, Bob'a +50 USD) Alice'in bu işlemi gerçekleştirmek için fona sahip olup olmadığını kontrol eder.

Bu süreç blockchain üzerindeki işlemlerden çok da farklı değildir. Sonuçta blockchain de bir veritabanıdır. İkisi arasındaki başlıca fark blockchainde kontrolleri gerçekleştiren ve bakiyeleri güncelleyen tek bir parti olmamasıdır. Bu işlemlerin node'ların tamamı tarafından yapılması gereklidir. 

Alice, Bob'a beş bitcoin göndermek isterse, bu isteğini ağa bir mesaj yoluyla yayınlar. İşlem hemen blockchaine eklenmez. Node'lar bu mesajı görür ama işlemin onaylanması için tamamlanması gereken başka süreçler vardır. Bloklar blockchaine nasıl eklenir bölümünden bu süreçleri öğrenebilirsiniz.

İşlem blockchaine eklendiğinde, bu eklemenin yapıldığı tüm node'lar tarafından görülebilir. Değişimi yansıtmak üzere kendi blockchain kopyalarını güncellerler. Artık Alice aynı beş birimi Carol'a gönderemez (çifte harcama) çünkü Alice'in bu beş birimini daha önceki bir işlemde harcadığı ağ tarafından biliniyordur.

Kullanıcı adı ve şifre kavramı yoktur – fonların mülkiyetini kanıtlamak için açık anahtar kriptografisi kullanılır. Bob'un fonları alabilmesi için ilk olarak bir özel anahtar yaratması gerekir. Özel anahtar, bir kişinin yüzlerce yıl uğraşsa bile tahmin etmesinin imkansız olduğu çok uzun rastgele bir sayıdır. Fakat Bob özel anahtarını başkasıyla paylaşırsa, bu kişi fonların kendisine ait olduğunu ispatlayabilecek (ve dolayısıyla harcayabilecek) konuma gelir. Bu nedenle özel anahtarı gizli tutmak çok önemlidir.

Bob'un yapabileceği ise özel anahtarından bir açık anahtar türetmektir. Açık anahtar rahatlıkla paylaşılabilir çünkü bu anahtardan ters mühendislikle özel anahtara ulaşmak neredeyse imkansızdır. Çoğu durumda açık anahtar üzerinde başka bir işlem daha gerçekleştirilerek (hash etme) bir açık adres yaratılır.


bir blockchain işlemi nasıl gerçekleşir


Bob, fonları nereye göndereceğini bilebilmesi için Alice'e açık adresini verir. Alice de bu açık adrese bu fonları gönder diyen bir işlem yaratır. Daha sonra, kendine ait olmayan fonları harcamaya çalışmadığını ağa kanıtlamak için özel anahtarını kullanarak bir dijital imza oluşturur. Herhangi biri Alice'in imzalı mesajını alarak bu mesajı onun açık anahtarıyla kıyaslayabilir ve söz konusu fonları Bob'a gönderme hakkına sahip olduğunu kati şekilde söyleyebilir.


Bitcoin işlemleri nasıl yapılır?

Bitcoin işlemlerini nasıl yapabileceğinizi anlatmak için iki farklı senaryo üzerinden ilerleyeceğiz. İlk senaryoda Binance'ten bitcoin çekecek ve ikincisinde ise fonlarınızı Trust Wallet'ınızdan Electrum cüzdanınıza göndereceksiniz.


Binance'ten nasıl bitcoin çekilir?

1. Binance hesabınıza giriş yapın. Henüz bitcoininiz yoksa, nasıl satın alacağınızı öğrenmek için Bitcoin rehberimize göz atın.

2. İmlecinizi Cüzdan sekmesinin üzerine getirin ve Spot Cüzdanını seçin.


binance'te cüzdan açılır menüsünden spot cüzdanı seçme


3. Soldaki yan menüden Çekime tıklayın.

4. Çekmek istediğiniz coini seçin – bu örnek için BTC.

5. Bitcoinlerinizi çekmek istediğiniz adresi kopyalayın ve bunu Alıcının BTC Adresi kutusuna girin.


binance çekim ekranı


6. Çekmek istediğiniz tutarı girin.

7. Göndere basın.

8. Kısa süre içinde bir onaylama e-postası alacaksınız. Adresin doğru olup olmadığını dikkatle kontrol edin. Doğruysa, e-postadaki işlemi onaylayın.

9. İşleminizin blockchainden geçmesini bekleyin. İşlemin durumunu Yatırma ve Çekme Geçmişi sekmesinden ya da bir blok tarayıcısı kullanarak kontrol edebilirsiniz.


Trust Wallet'tan Electrum'a nasıl bitcoin gönderilir?

Bu örnekte, Trust Wallet'tan Electrum'a bitcoin göndereceğiz.


1. Trust Wallet uygulamasını açın.

2. Bitcoin hesabına tıklayın.

3. Göndere tıklayın.

4. Electrum cüzdanınızı açın.

5. Electrum'daki Al sekmesine tıklayın ve adresi kopyalayın.


elextrum cüzdanın ekran görüntüsü


Bunun yerine, Trust Wallet'a geri dönerek Electrum adresinizi belirten QR kodu taramak için [–] simgesine tıklayabilirsiniz.


trustwallet'ın ekran görüntüsü


6. Bitcoin adresinizi Trust Wallet'taki Alıcı Adresi bölümüne yapıştırın.

7. Tutarı belirleyin.

8. Eğer her şey doğru gözüküyorsa, işlemi onaylayın.

9. İşte bu kadar! İşlemin blockchain üzerinde onaylanmasını bekleyin. Adresinizi bir blok tarayıcısına kopyalayarak işlemin durumunu takip edebilirsiniz.



Kripto para dünyasına girmek mi istiyorsunuz? Binance üzerinden Bitcoin alabilirsiniz!



Blockchain teknolojisini kim yarattı?

Blockchain teknolojisi 2009 yılında ilk ve en popüler blockchain Bitcoin'in kullanıma açılmasıyla resmileşti. Fakat, kimliği bilinmeyen yaratıcı Satoshi Nakamoto daha önceki teknolojilerden ve önerilerden esinlendi.

Blockchainler, Bitcoin'den önce on yıllardır mevcut olan hash fonksiyonlarından ve kriptografiden büyük oranda faydalanır. İlginç bir şekilde blockchain yapısının geçmişi 1990'ların başına kadar gidebilir. Fakat teknoloji bu tarihlerde yalnızca dokümanların daha sonradan değiştirilememesi için zaman damgalaması amaçlı kullanılmıştır.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchainin Tarihi makalemizi okuyabilirsiniz.


Blockchain teknolojisinin artıları ve eksileri

Uygun şekilde tasarlanmış blockchainler, finanstan tarıma kadar birçok farklı sektörden paydaşları zor durumda bırakan bir probleme çözüm getirebilir. Dağıtılmış ağlar geleneksel istemci-sunucu modeline kıyasla birçok avantaja sahiptir fakat bazı dezavantajları da beraberinde getirir.


Artıları

Bitcoin white paper'ında belirtilen başlıca faydalardan biri ödemelerin aracılar olmadan yapılabilmesidir. Daha sonraki blockchainler bunu bir adım ileriye taşıyarak kullanıcıların her türden bilgiyi gönderebilmesini sağlamıştır. Karşı partilerin ortadan kalkması, dahil olan kullanıcılar için daha az risk anlamına gelir ve pay alacak aracılar olmadığı için daha az işlem ücreti ödenir.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi herkese açık bir blockchain ağı izne dayalı değildir, yani kontrol kimsenin elinde olmadığından giriş için bir bariyer de yoktur. Bir kullanıcı internete bağlanabiliyorsa, ağ üzerindeki diğer eşlerle de etkileşim kurabilir.

Birçok kişi blockchainlerin en önemli özelliğinin sansüre büyük oranda dayanıklılık olduğunu düşünür. Merkezi bir sistemi sekteye uğratmak için kötü niyetli bir kişinin yapması gereken tek şey sunucuyu hedef almaktır. Fakat eşler arası ağlarda her bir node kendi sunucusu gibi hareket eder. 

Bitcoin gibi bir sistemin dünyanın her yerine dağılmış 10.000'den fazla görünür node'u olduğu için saldırı yapan kişinin gelişmiş kaynaklara sahip olsa bile ağa zarar vermesi neredeyse imkansızdır. Ağ genelinde görünmeyen gizli node'lar olduğunu da belirtmek önemlidir.

Bunlar avantajların bir kısmıdır. Blockchain ne için kullanır? bölümünde göreceğiniz üzere blockchainlerin hizmet edebileceği birçok kullanım alanı da mevcuttur.


Eksileri

Blockchainler her sorunu çözmez. Bir önceki bölümde bahsettiğimiz avantajlara yönelik optimize edildiklerinden bazı diğer konularda eksikliklere sahiptirler. Geniş çapta kullanımın karşısındaki en belirgin engel de ölçeklendirme konusunda yetersiz olmalarıdır.

Bu durum tüm dağıtılmış ağlar için geçerlidir. Tüm katılımcıların senkronize kalması gerektiği için yeni bilgiler çok hızlı eklenemez, aksi takdirde node'lar güncel kalmada zorlanabilir. Dolayısıyla geliştiriciler sistemin merkeziyetsiz kalmasını sağlamak için blockchainlerin güncelleme hızını özellikle sınırlı tutma eğilimindedir.

Birçok kişinin aynı anda işlem yapmayı istemesi halinde bu durum ağ kullanıcıları için uzun bekleme sürelerine sebep olur. Bloklar yalnızca belirli miktarlarda veri içerebilir ve zincire hemen eklenmez. Eğer bir bloğa sığabilecek olandan daha fazla işlem varsa kalan işlemlerin bir sonraki bloğu beklemesi gerekir.

Merkeziyetsiz blockchain sistemlerinin bir diğer olası dezavantajı da kolayca yükseltme yapılamamasıdır. Kendi yazılımınızı oluşturuyorsanız isteğinize göre yeni özellikler ekleyebilirsiniz. Başka kişilerle çalışmanız ya da değişiklik yapmak için izin istemeniz gerekmez.

Milyonlarca potansiyel kullanıcının olduğu çevrelerde ise değişiklik yapmak oldukça zordur. Node yazılımınızın bazı parametrelerini değiştirebilirsiniz ama bunun sonucunda kendinizi ağdan ayrılmış bulursunuz. Modifiye edilmiş yazılım diğer node'lar ile uyumlu değilse, diğerleri bu uyumsuzluğu fark eder ve sizin node'unuzla etkileşim kurmayı reddeder.

Blokların ne kadar büyük olması gerektiğine yönelik bir kuralı değiştirmek istediğinizi (1MB'den 2 MB'ye) varsayalım. Bağlı olduğunuz node'lara bu bloğu göndermeye çalışabilirsiniz fakat diğerleri “1MB'den büyük blokları kabul etme” kuralını takip etmektedir. Daha büyük bir blok alırlarsa bu bloğu kendi blockchain kopyalarına dahil etmezler.

Değişiklikleri uygulamaya koymanın tek yolu bu değişikliklerin ekosistemin çoğunluğu tarafından kabul edilmesidir. Büyük blockchainlerde değişimler koordine edilmeden önce forumlarda aylarca –hatta yıllarca– kapsamlı tartışmalar yapılır. Bu konu hakkında daha fazla bilgi için Hard fork'lar ve soft fork'lar bölümünü okuyabilirsiniz.





2. Bölüm - Blockchain nasıl çalışır?

İçerik


Bloklar blockchaine nasıl eklenir?

Buraya kadar birçok konudan bahsettik. Node'ların birbirlerine bağlı olduğunu ve blockchainin kopyalarını tuttuklarını biliyoruz. Birbirleriyle işlemler ve yeni bloklar hakkındaki bilgileri paylaşırlar. Peki bu yeni bloklar blockchaine nasıl eklenir?

Kullanıcılara ne yapmaları gerektiğini söyleyen tek bir kaynak yoktur. Tüm node'lar eşit güçte olduğu için kimin blockchaine blok ekleyebileceğine adil şekilde karar verecek bir mekanizmaya ihtiyaç vardır. Kullanıcıların hile yapmasını masraflı hale getiren ama dürüst davranmaları karşısında da onları ödüllendiren bir sistem gereklidir. Rasyonel bir kullanıcı kendisi için ekonomik anlamda faydalı olan şekilde davranmayı tercih edecektir.

Ağ izne dayalı olmadığı için blok yaratma işlemi herkesin erişimine açık olmalıdır. Protokoller bunu genellikle kullanıcının “ortaya bir şey koymasını” yani parasını riske atmasını zorunlu kılarak sağlar. Böylece kişi blok yaratma sürecine dahil olabilir ve eğer geçerli bir blok yaratırsa bir ödül elde etmeye hak kazanır.

Diğer yandan hile yapma teşebbüsünde bulunursa ağın geri kalanı bunu fark eder ve kullanıcı ortaya koyduğu parayı kaybeder. Bu mekanizmalara mutabakat algoritmaları adı verilir çünkü ağ katılımcılarının eklenecek bir sonraki blok üzerinde fikir birliğine varmasını mümkün kılar.


Madencilik (Proof of Work)

Proof of work


Madencilik açık ara en sık kullanılan mutabakat algoritmasıdır. Madencilikte Proof of Work (İş İspatı/PoW) algoritması kullanılır. PoW'da kullanıcıların hesaplama güçlerini protokol tarafından belirlenmiş bir bulmacayı çözmek için kullanması gerekir.

Kullanıcılar bulmacayı çözmek için bloktaki işlemleri ve diğer bilgileri hash etmelidir. Fakat hash'in geçerli olarak kabul edilebilmesi için belirli bir sayının altında olması gerekir. Çıktının ne olacağını daha önceden tahmin etmenin bir yolu olmadığı için madenciler geçerli bir çözüm bulana kadar verilerin üzerinde küçük değişiklik yaparak hash etme işlemini tekrarlamalıdır.

Veriyi tekrar tekrar hash etmek hesaplama bazında masraflıdır. Proof of Work blockchainlerde kullanıcıların ortaya koydukları “risk” madencilik bilgisayarlarına yapılan yatırım ve bu bilgisayarlar için harcanan elektriktir. Bu yatırımı yaparken blok ödülünü kazanmayı hedeflerler. 

Daha önce bir hash'i geri çevirmenin imkansız olduğunu fakat hash'in doğruluğunu kontrol etmenin kolay olduğunu söylemiştik. Madenci bir bloğu ağın geri kalanıyla paylaştığında diğer tüm node'lar bunu hash fonksiyonunun girdisi olarak kullanır. Bloğu yalnızca bir kez hash etmek, bu bloğun blockchain kurallarına göre geçerli olup olmadığını anlamak için yeterlidir. Geçerli değilse madenci ödül alamaz ve boşa elektrik harcamış olur.

İlk Proof of Work blockchain Bitcoin'dir. Bitcoin'in yaratılmasından bu yana birçok başka blockchain de PoW mekanizmasını benimsemiştir.


Proof of Work'ün artıları

  • Denenmiş ve test edilmiş – Şu an için Proof of Work en olgunlaşmış mutabakat algoritmasıdır ve bugüne kadar yüz milyarlarca dolarlık değerin güvende olmasını sağlamıştır.
  • İzne dayalı değil – herkes madencilik yarışmasına katılabilir ya da bir doğrulama node'u çalıştırabilir.
  • Merkeziyetsiz – madenciler blok üretmek için birbiriyle rekabet eder, bu da hash gücünün hiçbir zaman tek bir partinin elinde olmadığı anlamına gelir.


Proof of Work'ün eksileri

  • İsraf – madencilik çok yüksek miktarlarda elektrik harcaması gerektirir.
  • Giriş için bariyerin gitgide artması – ağa katılan madenci sayısı arttıkça protokol madencilik bulmacasının zorluğunu artırır. Rekabette kalabilmek için kullanıcıların daha iyi ekipmanlara yatırım yapması gerekir. Bu da birçok madenci için fazla masraflı hale gelebilir.
  • %51 saldırıları – madencilik, merkeziyetsizliği desteklese de bir madencinin hash gücünün çoğunluğunu ele geçirmesi riski mevcuttur. Bunu başarabilirse teorik olarak işlemleri geri çevirebilir ve blockchainin güvenliğine zarar verebilir.


Staking (Proof of Stake)

Proof of Work sistemlerinde, sizi dürüst davranmaya yönlendiren madencilik bilgisayarları ve elektrik için ödediğiniz paradır. Blokları doğru şekilde kazmazsanız yatırımınız üzerinden getiri elde edemezsiniz.

Proof of Stake (PoS) algoritmasında dış masraf yoktur. Madenciler yerine, blokları ortaya koyan (ya da “oluşturan/forge”) doğrulayıcılar bulunur. Yeni bloklar oluşturmak için standart bilgisayarlar kullanılabilir fakat doğrulayıcıların bu ayrıcalık için fonlarının önemli bir bölümünü ortaya koyması (stake etmesi) gerekir. Ortaya konan fon blockchainin kendi özel kripto para birimindendir ve her bir protokolün kendi kurallarına göre önceden belirlenmiş tutardadır. 

Farklı uygulamalar farklı varyasyonlara sahip olabilir fakat bir doğrulayıcı ortaya fon koyduğunda bir sonraki bloğu belirlemek için protokol tarafından rastgele şekilde seçilebilir. Bloğu başarıyla belirleyebilirse blok ödülünü kazanır. Alternatif olarak bir sonraki blok üzerinde fikir birliğine varacak birden fazla doğrulayıcı da olabilir fakat bu durumda kazanılan ödül her bir doğrulayıcının ortaya koyduğu fon tutarına oranlanarak dağıtılır.

“Saf” PoS blockchainler DPoS (Delege Edilmiş Proof of Stake) olanlara kıyasla daha azdır. DPoS'ta, tüm ağın yerine blokları doğrulayacak node'ları belirlemek için kullanıcılar oy kullanır (tanıklık eder).

Önde gelen akıllı kontrat blockchaini Ethereum, yakın zamanda ETH 2.0'a geçmesiyle Proof of Stake kullanmaya başlayacaktır. 


Proof of Stake'in artıları

  • Çevre dostu – PoS'un karbon ayak izi, PoW madenciliğinin çok küçük bir yüzdesidir. Ortaya fon koyma işlemi (staking) yoğun kaynak gerektiren hash etme operasyonlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırır.
  • Daha hızlı işlemler – bazı PoS savunucularına göre, protokol tarafından belirlenmiş soyut bulmacalar için ek hesaplama gücü harcamak gerekmediğinden işlem verimliliği artabilir.
  • Staking ödülleri ve faiz – ağ güvende tutulduğu için verilen ödüller madenciler yerine doğrudan token sahiplerine ödenir. Bazı durumlarda PoS, kullanıcıların fonlarını yalnızca stake ederek, airdrop'larla ya da faizlerle pasif gelir elde etmesine imkan tanır.


Proof of Stake'in eksileri

  • Görece daha az test edilmiş – PoS protokolleri henüz büyük çapta test edilmemiştir. Uygulamalarında ya da kripto ekonomilerinde henüz keşfedilmemiş açıklar barındırıyor olabilirler.
  • Plütokrasi – yüksek tutarları ortaya koyan doğrulayıcılar genellikle daha fazla ödül kazandığı için PoS'un “zengin daha da zengin eden” bir ekosistemi desteklediğine yönelik eleştiriler vardır.
  • Ortaya konan bir şey olmaması sorunu – PoW'da kullanıcılar yalnızca bir zincire “yatırım yapabilir” yani en başarılı olacağına inandıkları zincir üzerinde madencilik yaparlar. Bir hard fork sırasında aynı hash gücü ile birden fazla zincir üzerinde çalışamazlar. Fakat PoS'teki doğrulayıcılar çok az bir ek masrafla birden fazla zincir üzerinde çalışabilir, bu da ekonomik sorunlar yaratabilir.


Diğer mutabakat algoritmaları

Proof of Work ve Proof of Stake en yaygın mutabakat algoritmalarıdır fakat başka birçok algoritma da vardır. Bazıları bu iki sistemden öğeleri bir araya getiren hibrid sistemlerken diğerleri tamamen başka yöntemlerdir. 

Makalemizde bu konunun ayrıntılarına girmeyeceğiz fakat daha fazla bilgi edinmek isterseniz şu makaleleri okuyabilirsiniz:


Blockchain işlemlerini tersine çevirebilir miyim?

Blockchainler tasarımları gereği çok güvenilir veritabanlarıdır. Sahip oldukları özellikler nedeniyle blockchain verisi bir kere kaydedildiğinde bu veriyi çıkarmak ya da değiştirmek son derece zordur. Bitcoin ve diğer büyük ağlar söz konusu olduğunda ise bu işlem neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla blockchain üzerinde bir işlem yaparken, yaptıklarınızın geri döndürülemez şekilde kalıcı olduğunu düşünmeniz gerekir.

Bununla birlikte birçok farklı blockchain uygulaması bulunur ve bunların arasındaki en temel fark ağ içinde mutabakata nasıl varıldığıdır. Yani bazı uygulamalarda görece küçük bir katılımcı grubu bir araya gelerek işlemleri tersine çevirebilecek kadar güce ulaşabilir. Bu durum özellikle, küçük ağlar üzerinde çalışan (madencilik rekabetinin az olması nedeniyle düşük hash oranlarına sahip) altcoinler için geçerlidir.


Blockchain ölçeklenebilirliği nedir?

Blockchain ölçeklenebilirliği genellikle, bir blockchain sisteminin artan talebe yanıt verme becerisini temsil eden genel bir kavram olarak kullanılır. Blockchainler istenilen özelliklere sahip olsalar da (merkeziyetsizlik, sansüre dayanıklılık, değiştilmezlik gibi) bunların getirdiği bazı dezavantajlar da bulunur.

Merkeziyetsiz sistemlerin aksine merkezi veritabanları daha yüksek bir hız ve verimlilikle çalışabilir. İçeriğin değiştiği her sefer dünyanın her yanına dağılmış binlerce node'un senkronize olması gerekmediği düşünüldüğünde bu sonuç mantıklıdır. Fakat blockchainlerde durum farklıdır. Sonuç olarak ölçeklenebilirlik blockchain geliştiricileri arasında yıllardır yoğun şekilde tartışılan bir konu haline gelmiştir.

Blockchainlerin bazı performans sıkıntılarını ortadan kaldırmak için önerilen ya da uygulamaya konan farklı çözümler mevcuttur. Fakat şu an için net bir en iyi çözüm belirlenmiş değildir. Ölçeklenebilirlik sorunu için doğrudan bir yanıt bulunana kadar muhtemelen birçok farklı çözümün denenmesi gereklidir.

Daha geniş kapsamda ölçeklenebilirliğe yönelik daha temel bir soru sorulabilir: blockchainin kendisinin performasını mı iyileştirelim (zincir üstü ölçeklendirme) yoksa işlemlerin ana blockchaine yük yaratmadan gerçekleşmesine mi izin verelim (zincir dışı ölçeklendirme)? 

Her iki çözüm de net avantajlara sahiptir. Zincir üstü ölçeklendirme çözümleri işlemlerin büyüklüğünü azaltabilir ya da verinin bloklarda nasıl saklandığını optimize edebilir. Diğer yandan zincir dışı çözümlerde işlemler ana zincirin dışına taşınır ve daha sonradan ana zincire eklenir. En tanınmış zincir dışı çözümlerden bazıları yan zincirler ve ödeme kanallarıdır.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Ölçeklenebilirliği - Yan Zincirler ve Ödeme Kanalları makalemizi okuyabilirsiniz.


Blockchainin neden ölçeklendirilmeye ihtiyacı var?

Blockchain sistemlerinin merkezi sistemlerle rekabet edebilmesi için en az onlar kadar iyi performans göstermesi gerekir. Fakat gerçekçi olursak, geliştiricileri ve kullanıcıları blockchain temelli platformlara ve uygulamalara geçmeye teşvik etmek için daha bile iyi performans göstermeleri gereklidir. 

Yani merkezi sistemlere kıyasla blockchain kullanımı hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için daha hızlı, ucuz ve kolay olmalıdır. Blockchainlerin daha önce bahsettiğimiz kendine has özelliklerini korurken bir yandan da bunu başarmak ise pek kolay değildir. 


Blockchain fork'u (çatallanma) nedir?

Herhangi bir yazılım gibi blockchainler de sorunları çözmek, yeni kurallar eklemek ve eski kuralları kaldırmak için güncellemelere ihtiyaç duyar. Çoğu blockchain yazılımı açık kaynaklı olduğu için teoride herkes ağı yöneten yazılıma eklenecek yeni güncellemeler önerebilmelidir. 

Blockchainlerin dağıtılmış ağlar olduğunu unutmayın. Yazılım bir kez güncellendiğinde dünyanın her yerinden binlerce node'un iletişim kurabilmesi ve yeni versiyonu uygulamaya alabilmesi gerekir. Peki katılımcılar hangi güncellemelerin yapılacağı konusunda fikir birliğine varamazsa ne olur? Genellikle kararı verecek, net bir karar akışına sahip bir organizasyon yoktur. Bu da bizi soft ve hard fork'lara getirir.


Soft fork'lar

Bir güncellemenin genel olarak nasıl olacağına dair genel bir fikir birliği varsa konu genellikle kolayca halledilir. Böyle bir senaryoda yazılım geriye dönük uyumlu bir değişimle güncellenir, yani güncelleme yapan node'lar güncelleme yapmayan node'larla etkileşim kurmaya devam edebilir. Fakat gerçekte tüm node'ların zaman içinde güncelleme yapması beklenir. Bu işleme soft fork adı verilir. 


Hard fork'lar

Hard fork daha karmaşıktır. Hard fork yapıldığında yeni kurallar eski kurallarla uyumsuz hale gelir. Dolayısıyla yeni kuralları uygulayan bir node, eski kuralları uygulayan bir node'la iletişim kurmaya çalışırsa bunu başaramaz. Sonuçta blockchain ikiye ayrılır – bir taraf eski yazılımı kullanmaya devam eder, diğer taraf yeni kuralları uygulamaya koyar.

Hard fork'tan sonra iki farklı protokolü paralel şekilde kullanan iki farklı ağ ortaya çıkar. Fork yapılırken, blockchainlerin platforma özel birimlerinin bakiyeleri eski ağdan kopyalanır. Yani fork sırasında eski zincirde bakiyeniz varsa, yeni zincirde de bakiye sahibi olursunuz. 

Konu hakkında daha fazla bilgi için Hard fork'lar ve Soft Fork'lar makalemize göz atabilirsiniz.





3. Bölüm - Blockchain ne için kullanılır?


İçerik


Blockchain teknolojisi birçok farklı kullanım alanına hizmet edebilir. Aşağıda bunların bazılarından bahsedeceğiz. 


Tedarik zinciri için blockchain

Etkin tedarik zincirleri başarılı birçok şirketin merkezinde yer alır ve emtiaların tedarikçiden tüketiciye ulaşana kadar idaresini içerir. Bir sektörde birden fazla paydaşın koordine edilmesinin zor olduğu bilinmektedir. Fakat blockchain teknolojisi birçok sektörün daha şeffaf olmasını sağlayabilir. Değiştirilemez bir veritabanının çevresinde dönen karşılıklı çalışabilir bir tedarik zinciri ekosistemi birçok sektörün daha güvenilir ve sağlam hale gelmek için ihtiyaç duyduğu şeydir.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Tedarik Zinciri makalemizi okuyabilirsiniz.


Blockchain ve oyun sektörü

Oyun sektörü dünyanın en büyük eğlence sektörlerinden biri haline gelmiştir ve blockchain teknolojisinden önemli faydalar sağlayabilir. Oyun severler çoğu zaman oyun geliştiricilerin kararlarına bağlı kalmak zorundadır. Çevrimiçi oyunların çoğunda oyuncular geliştiricilerin sunucu kapasitelerine göre hareket etmek ve sürekli değişen oyun kurallarını takip etmek durumundadır. Bu bağlamda blockchain, çevrimiçi oyunların mülkiyetini, yönetimini ve idaresini merkeziyetsiz hale getirmeye yardımcı olabilir.

Fakat yaşanan en büyük sorunlardan biri muhtemelen, oyun item'ları oyunların dışında var olamayacağı için gerçek mülkiyet ve ikincil piyasa şansının ortadan kalkmasıdır. Blockchain temelli bir yaklaşım seçildiğinde oyunlar uzun vadede daha sürdürülebilir hale gelebilir ve kripto koleksiyonlukları olarak çıkarılan oyun içi item'lar gerçek dünyada değer taşıyabilir.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Oyun makalemizi okuyabilirsiniz.


oyun sektöründe blockchain


Sağlık hizmetleri için blockchain

Tıbbi kayıtların güvenilir şekilde saklanması tüm sağlık hizmeti sistemleri için çok önemlidir ve merkezi sunucuların kullanılması hassas bilgileri açık bir konuma yerleştirir. Blockchain teknolojisi, şeffaflığı ve güvenliği sayesinde tıbbi kayıtların saklanması için ideal bir platformdur.

Kayıtlarının blockchain üzerinde kriptografik olarak güvene alınması sayesinde hastalar gizliliklerini korurken tıbbi bilgilerini istedikleri herhangi bir sağlık kuruluşuyla da paylaşabilirler. Farklı bölümlerden oluşan mevcut sağlık sistemini kullanan tüm katılımcılar güvenli, küresel bir veritabanına dahil edilirse bilgi akışı çok daha hızlı bir şekilde yapılabilir.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Sağlık Hizmetleri makalemizi okuyabilirsiniz.


Döviz havalesi için blockchain

Geleneksel bankacılıkta uluslararası para gönderimi oldukça uğraştırıcıdır. Büyük oranda aracılardan oluşan karışık ağ nedeniyle, işlem ücretleri ve ödeme süreleri geleneksel bankacılığı hem pahalı hem de acil işlemler için güvenilmez hale getirir.

Kripto paralar ve blockchainler bu aracılardan oluşan ekosistemi ortadan kaldırır ve dünyanın her yerine ucuz ve hızlı transferleri mümkün kılabilir. Blockchainler bazı artı yönleri karşılığından performanstan ödün veriyor olsa da ucuz ve neredeyse anında işlemlere imkan tanımak amacıyla bu teknolojiden faydalanan çeşitli projeler mevcuttur.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Döviz Havalesi makalemizi okuyabilirsiniz.



Kripto para dünyasına girmek mi istiyorsunuz? Binance üzerinden Bitcoin alabilirsiniz!



Blockchain ve dijital kimlik

Kimlik bilgilerinin internet üzerinde güvenle yönetilebilmesine yönelik hızlı bir çözüme ihtiyaç büyüktür. Çok büyük miktarlarda kişisel veri, bilgimiz ya da onayımız olmadan merkezi sunucularda tutulmakta ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla analiz edilmektedir.  

Blockchain teknolojisi kullanıcıların kendi verilerinin mülkiyetini kendi elinde tutmasına ve ihtiyaç halinde üçüncü partilerle kendi seçtikleri verileri paylaşmasına imkan tanır. Bu tür bir kriptografik sihir gizlilikten ödün vermeden daha sorunsuz bir çevrimiçi deneyimi mümkün kılar.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Dijital Kimlik makalemizi okuyabilirsiniz.


 blockchain ve dijital kimlik


Blockchain ve Nesnelerin İnterneti (IoT)

İnternete bağlanan fiziksel cihazların sayısı çok fazladır ve bu sayı gitgide artış göstermektedir. Bazı kişiler bu cihazlar arasındaki iletişimin ve ortaklaşa çalışmanın blockchain teknolojisi ile güçlenebileceğini düşünür. Otomatikleştirilmiş makineler arası (M2M) mikro ödemeler, güvenli ve yüksek verimli veritabanı çözümlerine dayanan yeni bir ekonomi oluşturabilir.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Nesnelerin İnterneti (IoT) makalemizi okuyabilirsiniz.


Yönetim için blockchain

Dağıtılmış ağlar, kendi regülasyon formlarını bilgisayar kodları şeklinde belirleyebilir ve uygulamaya koyabilir. Blockchain teknolojisinin yerel, ulusal ve hatta uluslararası seviyede çeşitli idari süreçlere ihtiyacı ortadan kaldırması ihtimali şaşırtıcı değildir. 

Dahası, şu anda açık kaynaklı geliştirme çevrelerinin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri olan fonlamanın dağıtılması için güvenilir bir mekanizmanın bulunmaması durumuna çözüm getirebilir. Blockchainle yönetim, tüm katılımcıların karar verme süreçlerine dahil olabilmesini sağlar ve hangi politikaların uygulandığını şeffaf bir şekilde ortaya koyar.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Yönetim makalemizi okuyabilirsiniz.


Hayır kuruluşları için blockchain

Hayır kuruluşlarının çalışmaları, fon kabul etmeye yönelik kısıtlamalar nedeniyle sıklıkla sekteye uğrar. Daha da kötüsü, bağışlanan fonların en son nereye ulaştığını takip etmek zor olabilir. Bu durum da birçok kişiyi bu organizasyonları desteklemekten alıkoyabilir.

”Kripto hayırseverliği” bu sorunları aşmak için blockchain teknolojisinden faydalanır. Bu yeni gelişmekte olan alan, teknolojinin kendine has özelliklerinin kullanımı sayesinde daha fazla şeffaflık ve küresel katılım sağlamanın yanı sıra masrafları azaltarak hayır kurumlarının etkisini en üst seviyeye çıkarmayı amaçlar. Bu organizasyonlardan biri de Blockchain Charity Vakfıdır.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Hayır İşleri makalemizi okuyabilirsiniz.


Spekülasyon için blockchain

Blockchain teknolojisinin en popüler kullanım alanlarından biri şüphesiz spekülasyondur. Borsalar arası sorunsuz transferler, emanete dayalı olmayan alım satım çözümleri ve türev ürünlerin büyüyen ekosistemi blockchain teknolojisini her türden spekülatör için ideal bir oyun alanı haline getirir.

Blockchain kendine has özellikleri nedeniyle böylesi hızlı gelişen bir varlık sınıfında katılımcı olma riskini almak isteyen kişiler için çok iyi bir araçtır. Bazıları, teknolojinin ve buna yönelik yasal düzenlemelerin olgunlaşmasıyla küresel spekülatif piyasaların tamamının blockchain üzerinde tokenlaşabileceğini bile düşünür.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Blockchain Kullanım Alanları: Tahmin Piyasaları makalemizi okuyabilirsiniz.


blockchain ve tahmin piyasaları


Blockchain ile topluluk fonlaması

Çevrimiçi topluluk fonlaması platformları yaklaşık on yıldır eşler arası ekonominin temellerini oluşturmaktadır. Bu web sitelerinin başarısı, topluluk fonlaması destekli ürün geliştirmeye yönelik gerçek bir ilginin olduğunu gösterir. Fakat bu platformlar fonların emanetçisi gibi hareket ettikleri için toplanan fonların önemli bir kısmını işlem ücreti olarak alabilmektedir. Buna ek olarak platformlar, farklı kullanıcılar arasındaki anlaşmalara zemin oluşturmak için farklı kurallar uygulayabilir.

Blockchain teknolojisi ve daha özelinde akıllı kontratlar, anlaşma şartlarının bilgisayar kodlarıyla belirlendiği daha güvenli ve otomatikleştirilmiş topluluk fonlamalarını mümkün hale getirebilir. 

Blockchain kullanımıyla topluluk fonlaması yapmanın bir diğer uygulaması da İlk Coin Arzları (ICO'lar) ve İlk Borsa Arzlarıdır (IEO'lar). Bunun gibi token satışlarında yatırımcılar ağın gelecekte başarılı olacağı ve yatırımları üzerinden getiri elde edecekleri inancıyla fon yatırır.


Blockchain ve dağıtılmış dosya sistemleri

Dosya depolamasını internet üzerinde dağıtmak geleneksel merkezi alternatiflere kıyasla birçok fayda sunar. Bulut üzerinde saklanan verinin büyük bölümü, saldırılara ve veri kayıplarına daha fazla açık olma eğilimindeki merkezi sunuculara ve hizmet sağlayıcılara bağlıdır. Bazı durumlarda kullanıcılar merkezi sunuculardan gelen sansür nedeniyle erişim sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir.

Kullanıcı açısından blockchain dosya depolaması diğer bulut depolama çözümleriyle aynı şekilde çalışır – dosyaları yükleyebilir, depolayabilir ve onlara erişebilirsiniz. Fakat arka planda gerçekleşenler oldukça farklıdır.

Bir dosyayı blockchain depolamasına yüklediğinizde dosya dağıtılır ve birkaç node tarafından kopyalanır. Bazı durumlarda her node dosyanın farklı bir bölümünü depolar. Node'ların kısmi veriyle yapabilecekleri çok sınırlıdır fakat siz daha sonra node'ların kendi ellerindeki bölümü paylaşmasını isteyebilir ve dosyanın tamamına ulaşmak için bunları bir araya getirebilirsiniz.

Depolama alanı, kendi depolama alanını ve bant genişliğini ağla paylaşan kullanıcılardan gelir. Genellikle bu katılımcılar bu kaynakları paylaşmaları için ekonomik olarak teşvik edilir ve kurallara uymazlarsa ya da dosyaları saklama ve sunma konusunda başarısız olurlarsa cezalandırılırlar.

Bu tip bir ağı Bitcoin'e benzer bir ağ olarak değerlendirebilirsiniz. Fakat bu durumda ağın ana amacı maddi değere yönelik transferi desteklemek yerine sansüre dayanıklı, merkeziyetsiz dosya depolamayı mümkün kılmaktır.

InterPlanetary File System (IPFS) gibi diğer açık kaynaklı protokoller bu yeni, daha kalıcı ve dağıtılmış Web için yolu halihazırda açmaktadır. IPFS bir protokol ve eşler arası ağ olsa da tam olarak bir blockchain değildir. Fakat güvenliği ve verimi artırmak için blockchain teknolojisinin bazı prensiplerini uygular.