Yeni Başlayanlar İçin Monero (XMR) Rehberi
İçindekiler
Giriş
Monero nedir?
Monero nasıl çalışır?
Monero ve Bitcoin'in farkı nedir?
Son düşünceler
Yeni Başlayanlar İçin Monero (XMR) Rehberi
Ana sayfaMakaleler
Yeni Başlayanlar İçin Monero (XMR) Rehberi

Yeni Başlayanlar İçin Monero (XMR) Rehberi

Orta Seviye
Published Jul 23, 2020Updated Aug 18, 2021
10m

Giriş

Açık blockchainler doğaları gereği şeffaftır. Blockchainlerin merkeziyetsiz bir ortamda faaliyet gösterebilmesi için blockchainin tüm işlemlerinin tüm eşler tarafından bağımsız olarak doğrulanabilmesi gerekir. Bitcoin ve Ethereum’a kısaca göz atmak, veritabanlarının ne derece herkese açık olduğunu görmek için yeterlidir.
Böyle bir altyapı çeşitli avantajlar sunar, fakat çoğu zaman gizlilik ve anonimlikten ödün vermek zorunda kalır. Gözlemciler, adres sahiplerinin anonimliğini ortadan kaldırmak için blockchain işlemlerini ve adresleri birbirine bağlayabilir.
Bu, takma ad temelli kripto paralar birçok uygulama için kullanışlıdır. Fakat, gerçek anlamda finansal gizlilik isteyenler için gizlilik coinleri daha ilgi çekici olabilir. Ve gizli kripto paralar söz konusu olduğunda Monero kadar tanınmış az sayıda coin vardır.


Monero nedir?

Monero (Esperanto dilinde "para" anlamına gelen kelime), bağlanamazlık ve takip edilemezlik prensipleri üzerine inşa edilmiş bir kripto paradır. Bunun anlamı, iki Monero işlemi arasında bağlantı kuramayacağınız ve fonların kaynağını ya da hedefini belirleyemeyeceğinizdir.

Monero’nun ilgi çekici özelliği budur. Fonların hareketini takip etmek için blockchain kullanmaya devam eder, ama işlemlerin kaynağını, tutarını ve hedefini gizlemek için kriptografiden faydalanır. Bu özellikleri, şu şekilde gözüken Bitcoin kayıt defteriyle kıyaslayarak açıklayalım:



Bunun aksine Monero blockchaini şu şekilde gözükür:



Birazdan bu tür bir gizlemenin nasıl mümkün olduğundan bahsedeceğiz. 


Kısaca Monero'nun tarihi

Monero, 2012’de kullanıma sunulmuş gizlilik odaklı kripto para Bytecoin’den çatallanmıştır. Bytecoin, Bitcoin’deki bazı sorunları çözmeyi amaçlayan açık kaynak teknolojisi CryptoNote’a dayanan ilk protokoldür. Bu sorunlar, ASIC madenciliği (özelleştirilmiş madencilik donanımının kullanılması) ve işlemlerde gizliliğin olmamasıdır. Gizlilik odaklı olmayı hedefleyen birçok kripto paranın temelini artık CryptoNote oluşturur.
2014 yılında, Bytecoin’in ilk dağıtımından memnun olmayan geliştiriciler, ağda çatallanma yaparak Bitmonero olarak bilinen yeni bir proje yaratmıştır. Daha sonra isim değiştirilmiş, "Bit" kısmı atılarak bugünkü Monero ortaya çıkmıştır.


Monero nasıl çalışır?

Monero’yu incelediğinizde, "halka imza" (ring signature) ve "gizli adres" (stealth address) gibi terimlerle karşılaşırsınız. Bunlar, Monero işlemlerinin anonimliğini mümkün kılan iki önemli inovasyondur. Bu bölümde, her iki kavramı da ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.


Halka imzalar ve Gizli İşlemler

Halka imza, belirli bir gruptaki bir kişi tarafından yaratılmış bir dijital imzadır. İmzaya ve grup üyelerinin açık anahtarlarına sahip olan herhangi biri imzanın katılımcılardan birine ait olduğunu doğrulayabilir. Fakat, bunun hangi katılımcı olduğunu belirleyemez. 
2001 yılında yayınlanan ve bu yapıdan ayrıntılı şekilde bahseden Bir Sır Nasıl Sızdırılır (How to Leak a Secret) makalesi bir hükümet kabinesi örneğini kullanır. Bu kabinenin bir üyesinin – Bob – Başbakan hakkında suçlayıcı bir kanıta sahip olduğunu varsayalım. Bob, kabine üyesi olduğunu bir gazeteciye kanıtlamak ister, fakat aynı zamanda kimliğinin de gizli kalmasını ister.

Bob’un bunu yapması standart dijital imzalarla mümkün olmaz. Dijital imzayı açık anahtarıyla karşılaştıran herhangi biri imzanın Bob’un gizli anahtarı tarafından yaratıldığı sonucuna kesin olarak varabilir. Dolayısıyla Bob, başbakanın hareketlerini dışarı sızdırdığı için ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabilir. Fakat, diğer kabine üyelerinin imzaları halka imza düzeninde kullanılırsa mesajın kimin tarafından gönderildiğini belirlemek mümkün olmaz. Fakat yine de bilginin bir kabine üyesi tarafından paylaşıldığını söylemek mümkün olur, böylece bilginin doğruluğu ispat edilir.

Bu teknik, bir işlem yarattığınız her sefer kullanılarak size makul reddedilebilirlik sunar. Monero cüzdanınız bunu oluştururken bir halka yaratmak için blockchaindeki diğer kullanıcıların anahtarlarlarını çeker. Bu anahtarlar yem olarak hareket eder – bir gözlemci için işlemler halkadaki herhangi biri tarafından imzalanmış olabilecek şekilde gözükür. Sonuç olarak dışarıdaki bir kişi için, çıktının harcanıp harcanmadığını belirlemenin hiçbir yolu yoktur. En iyi ihtimalle, aşağıdaki resimdeki sekiz çıktıdan birinin harcanmış olabileceği çıkarımını yapabilirler. Sahte çıktıların sayısına mixin adı verilir.


Yedi mixin’den oluşan bir halka.


Yukarıdaki resimdeki yeşil çıktı gerçekten harcadığınızdır, kırmızılar ise blockchainden aldığınız yemlerdir. Bir gözlemci için bu sekiz çıktıdan herhangi birini harcıyor olabilirsiniz.

Eskiden halkaya dahil edilen çıktıların hepsinin aynı büyüklükte olması gerekiyordu. İşlem tutarları görünür olduğu için aksi takdirde neler olduğu kolayca anlaşılabiliyordu. Örneğin, yalnızca 2 XMR’lık ya da 0,5 XMR’lık çıktılardan oluşan bir halkaya sahip olabiliyordunuz.

RingCT’ye (Halka Gizli İşlemleri - Ring Confidential Transactions) yükseltme bunu değiştirdi ve işlem tutarlarının gizlendiği bir teknik olan Gizli İşlemler’i (confidential transactions) dahil etti. Gizli İşlemler’in Monero protokolüne entegre edilmesi, aynı büyüklükte çıktıları kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırdığı için gizlilik anlamında büyük bir ilerlemeydi. Artık, anonimliğinizi ortadan kaldırmak için kullanılabilecek herhangi bir bilgiyi açığa çıkarmadan farklı büyüklükteki çıktılardan bir halka oluşturabilirsiniz.


Gizli adresler

Halka imzalar fonların nereden geldiğini gizler, ama standart açık adreslerde fonların nereye gittiğini görmek hala mümkündür. Kimliğiniz, blockchain adreslerinizden biriyle bağlantılıysa bu durum sorun teşkil edebilir. 

E-ticaret mağazanız için her siparişte aynı adresi kullandığınızı varsayalım. Sipariş veren herhangi biri sahip olduğunuz bakiyeyi görebilir ve diğer kişilere bunun sizin şirket adresiniz olduğunu söyleyebilir. Bu da sizi bir hedef haline getirebilir.

Gizli adresler fonların gideceği yeri gizler. Bunu göndericinin sadece bu işlemde kullanılmak üzere, açık adresine dayanan tek seferlik bir adres yaratmasını sağlayarak başarır. Açık adres şuna benzer şekilde gözükebilir:


41mT1gUnYHK6mDAxVsKeB7SP9hVesbESbWcupd7mMYC73GL4nSgsEwTGKHGT7GKoSEdMKvs8Fdu1ufPJbo5BV4d1PfYiEew


Monero blok tarayıcısında adresi ararsanız, hiçbir işlemi bu adrese bağlayamayacağınızı görebilirsiniz. Bunun nedeni, bir göndericinin size fon göndermek istediğinde yukarıdaki adrese dayanan matematiksel işlemler yaparak bir gizli adres yaratmasıdır. XMR gönderdiklerinde, bu gönderimi blockchain üzerindeki yeni bir adrese yaparlar. Yaratılan her adres bir öncekinden farklı olacak ve bu adreslerin birbirleriyle ilişkilendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Fakat, kullanabileceğiniz iki bilgi parçası mevcuttur: gizli görüntüleme anahtarı ve gizli harcama anahtarı. İsminden de anlaşılabileceği gibi görüntüleme anahtarı adresinizle bağlantılı tüm işlemleri görüntülemenize imkan tanır. Bu adresi, aldığınız fonları denetlemeleri için başkalarıyla (örneğin muhasebecinizle) paylaşabilirsiniz. Harcama anahtarı ise normalde özel anahtarınız olan anahtardır – bunu coinlerinizi harcamak için kullanırsınız.
Monero, varsayılan olarak gizli politikasına sahiptir, yani gizli adresi kullanmamayı tercih edemezsiniz. Bu durumda, herkese açık kayıt defteri otomatik olarak gizlenmiş olsa da isterseniz işlemlerinizi tercih ettiğiniz taraflar için görünür hale getirebilirsiniz.



Monero ve Bitcoin'in farkı nedir?

Kripto paralar olarak Monero ve Bitcoin bazı benzerliklere sahiptir. Fakat gerçekte, her ikisinin de kendine has birçok özelliği bulunur.


Mübadele edilebilirlik

Mübadele edilebilirlik (fungibility), Bitcoin dünyasındaki büyük bir anlaşmazlığın kaynağıdır. Bir ürünün, benzer türde bir ürünün yerine kullanılabilmesi anlamına gelir. Örneğin altın, mübadele edilebilir olarak kabul edilir çünkü bir gram altınınızı arkadaşınızın bir gram altınıyla takas edebilirsiniz ve bu ikisi hala işlevsel olarak birebir aynı kalır. Aynı şey nakit para için de geçerlidir – on dolarlık banknotun yerine başka bir on dolarlık banknot kullanabilirsiniz. Bunun aksine Mona Lisa gibi benzersiz bir sanat eseri, ona benzer başka bir birim olmadığı için mübadele edilebilir değildir.

Birçok dijital parada, mübadele edilebilirliği belirlemek biraz daha zorlayıcıdır. Bitcoin’deki birimler, protokol seviyesinde mübadele edilebilirdir çünkü yazılım farklı BTC birimleri arasında bir fark gözetmez. Fakat işler sosyal ve politik seviyelerde biraz daha belirsiz hale gelir. Bazı kişiler Bitcoin’in mübadele edilebilir olmadığını çünkü her bir çıktının benzersiz olduğunu iddia ederken diğerleri bunun bir önem teşkil etmediğini savunur.

Bitcoin’in blockchaini şeffaftır; tutarlar ve gönderimin yapıldığı hesaplar gibi işlem bilgileri takip edilebilir. Bir markette para üstü olarak beş dolarlık banknot aldığınızı varsayın. Bu banknot on işlem öncesinde suç teşkil eden bir işlemde kullanılmış olabilir ve bu geçmişin banknotun şu anki kullanılabilirliği üzerinde bir etkisi olmaz. Bitcoin’de, coinlerin "şaibeli" geçmişleri nedeniyle reddedildiği ya da bu coinlere el konulduğu çeşitli örnekler yaşanmıştır. Kullanıcılar geçmiş işlemlerin farkında olmasa bile zinciri izleyenler coinleri kara listeye alabilir ve bu coinlerin para birimi olarak kullanımını etkileyebilir. İşte bu yüzden bazı kişiler Bitcoin’in mübadele edilemez bir varlık olduğunu düşünür.

Bazı çevrelerde bu uygulamaların, herkese açık kayıt defterine sahip kripto paraları çekici kılan bazı özellikleri ortadan kaldırdığı düşünülür. Yeni kazılmış (dolayısıyla geçmişe sahip olmayan) "temiz" coinler, eski ve "daha kirli" coinlerden daha değerli olarak görülebilir.

Coin profili çıkarmaya karşı olanlar, analiz için güvenilir olmayan ve öznel tekniklerin kullanıldığına inanır. Gerçekten de son kullanıcılar için, fonların kaynağını gizleyen gitgide daha fazla coin karıştırma ve CoinJoin aracı sunulmaktadır.

Monero bu sorunları daha en başından engeller. Gözlemcilerin fonların nereden geldiğini ya da nereye gittiğini belirleyemediği dikkate alındığında, Monero diğer gizli olmayan coinlere kıyaslara nakit paralara daha büyük benzerlik gösterir. Derinlemesine analiz politikalarına sahip şirketlerde bile şüpheli işlemlerden gelen XMR’lar herhangi bir sorun yaşanmadan takas edilebilir.

Fakat Monero’nun sunduğu gizliliğin bir bedeli vardır. İşlemler çok daha büyüktür, bunun anlamı ise sisteminin geniş kitlelere ölçeklenebilmesi için bazı önemli sorunların üstesinden gelmesi gerektiğidir.
İlginç bir şekilde Monero’nun mübadele edilebilirliğinin güçlü olması bu kripto paraya kötü bir ün getirmiş, cryptojacking yapan, fidye yazılımları kullanan ve dark web’de işlemler yapan suçluların para tercihi olarak Bitcoin’i geride bırakmıştır.


Bloklar ve madencilik

Bitcoin gibi Monero da, işlem bloklarını blockchaine eklemek için Proof of Work kullanılır. Fakat tüm CryptoNote tabanlı protokollerdeki gibi ASIC’e dirençli olarak tasarlanmıştır. Bunun altında yatan amaç, özelleştirilmiş, yüksek performanslı madencilik donanımlarını kullanan madencilik havuzlarının hakimiyeti ele geçirmesini engellemektir.
Monero’nun Proof of Work algoritması (kısa süre önce CryptoNight’tan RandomX’e değiştirildi), CPU madenciliğini destekleyerek ve GPU’ların etkinliğini zayıflatarak sistemi daha adil bir hale getirmeye çalışır. Bunun arkasındaki mantık, tüketici seviyesinde kişisel bilgisayarların rekabet edebilir konumda kalmasıyla madenciliğin daha iyi dağıtılmış olacağıdır. Buna rağmen hashing gücü, birkaç madencilik havuzunun elinde nispeten yoğunlaşmıştır.
Blok büyüklükleri açısından, Bitcoin’in 4 milyon birimlik blok ağırlığı limitinin aksine Monero’da sabit bir üst sınır yoktur. Bunun yerine Monero dinamik blok büyüklüğüne sahiptir, yani bloklar artan talebe yanıt verebilmek için genişletilebilir. Bunun aksine talep düşerse, izin verilen büyüklük de azalacaktır. Blok büyüklüğü, önceki yüz bloğun büyüklüğünün medyanına bakılarak hesaplanır (bloklar ortalama her iki dakikada bir kazılır). Madenciler limiti aşan bloklar üretebilir, fakat bunun karşılığında ödüllerinde bir azalmayla cezalandırılır.
Arzın, Bitcoin’deki gibi sınırlı olmadığını belirtmek de önemlidir. Monero gitgide azalan bir blok ödülü yapısına sahiptir, ama ödüller zamanla sıfıra gitme eğiliminde değildir. Bunun yerine, katılımcıları blok kazmaya teşvik etmeye devam etmek için blok ödeneği belirli bir seviyede sabit kalacaktır.


Hard fork'lar

Bitcoin ve Monero arasındaki bir diğer ilginç farka idari seviyede rastlayabilirsiniz. Bitcoin, basit yükseltmelerin bile uygulanmaya konmadan önce uzun süreler boyunca tartışılacağı kadar çatallanmalara (fork) karşıdır. Fakat bunun bir nedeni vardır. Bitcoin geliştiricilerinin, sistemin istikrarlı, güvenli ve merkeziyetsiz kalması için kimi zaman muhafazakar bir yaklaşım sergilemesi gerekir.

Tabi ki çatallanmalar yalnızca protokol yükseltme mekanizmalarıdır. Çoğu zaman önemli yazılım açıklarını gidermek ve yeni özellikler eklemek için çatallanmalara ihtiyaç duyulur. Fakat Bitcoin’de kullanıcılar, bölünmelere neden olabilecek ve merkeziyetsizliğe karşı risk teşkil edebilecek çatallanmalardan kaçınmaya çalışır. Genellikle Bitcoin’deki sert çatallanmalar (hard fork), bir grubun mevcut ağdan yeni bir kripto para yaratmak istediği durumlarda görülür. Bunun dışında Bitcoin, acil güvenlik açıkları için yamalar yayınlamayı tercih eder.

Fakat Monero’da, sıkça görülen hard fork’lar aslında yol haritasının bir parçasıdır. Bu yaklaşım yazılımın değişimlere hızla ayak uydurabilmesine ve güvenlik yükseltmeleri çıkarabilmesine imkan tanır. Bazıları "zorunlu" protokol güncellemelerini zayıflık olarak görse de, Monero hard fork’ları (sert çatallanma) diğer bazı kripto paralardaki gibi negatif bir anlam çağrıştırmaz. Fakat bu yaklaşım, çatallanmaların tamamen güvenli olduğu anlamına gelmez – sık hard fork’lar güvenlik açıklarının gözden kaçma riskini artırır ve yükseltme yapmayan kullanıcıların ağdan ayrılmasına neden olabilir.


Monero'nun geliştirilmesi

Bitcoin’deki gibi Monero’nun geliştirmesi de herkese açıktır. Kaynak koda ve dokümantasyona herkes katkıda bulunabilir. Hangi özelliklerin ekleneceğine, çıkarılacağına ve değiştirileceğine topluluk karar verir. Bu makalenin yayınlandığı tarih itibarıyla projeye 500’den fazla kişi katkıda bulunmaktadır. Temel geliştirme ekibi Riccardo Spagni (FluffyPony olarak da bilinir), Francisco Cabañas (ArticMine) ve takma ad kullanan geliştiriciler NoodleDoodle, othe ve binaryFate gibi kişilerden oluşur.

Geliştirmeleri fonlamak için sponsorlukların yanı sıra Topluluk Fon Toplama Sistemi (CCS) de kullanılır. Kullanıcılar fikirlerini sunabilir ve bu fikirler topluluk tarafından kabul edilirse topluluk fonlaması dönemine geçilir. Projenin hayata geçirilmesinde önemli dönüm noktalarına ulaşıldığında, fonlar sorumlu kişilere ödenir.


Son düşünceler

Monero (XMR) yıllardır, gizlilik garantisi isteyen kişilerin tercih ettiği kripto paradır. Kendilerini, kullanıcılarının işlemlerinin gizliliğini artırmaya adamış bir geliştirici topluluğuna sahiptir. Yeni yükseltmeler (Kovri entegrasyonu gibi) bağlanamazlık ve takip edilemezlik özelliklerini kripto paralara getirme misyonunu ileri taşımayı hedefler.